spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Çocukluk Dönemi Kaygı Bozuklukları

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Yaygın anksiyete bozukluğu adından da anlaşılabileceği gibi yaygın ve süreklilik gösteren anksiyete söz konusudur. Çocuk n edeni belirsiz bir şekilde sürekli kötü bir şey olacağı yönünde beklenti içindedir. Huzursuzluğunu ve kaygısını dışsal nedenlerle açıklayamaz ve bununla birlikte günlük sıradan olaylar bile yoğun anksiyeteye sebep olur. Çoğu zaman anksiyetesinin yoğunluğu günlük yaşamını, okul hayatını, sosyal ilişkilerini olumsuz etkiler. Gelecekle ilgili abartılı kaygılarına, sürekli kabul görme ihtiyacı ve rahatlayamama eşlik eder. Gerginliklerinden kaynaklanan kas ağrıları, güçsüzlük, kolay yorulma, ateş basması, titreme, avuç içlerinin terlemesi gibi fiziksel belirtiler eşlik edebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu yaşayan çocuklar diken üstünde gibidir. Her an alarm verebilecek bir siren gibi tetikte beklerler.

Tedavi

Anksiyete tedavisindeki önemli nokta çocuğun hayatını ne kadar etkilediğidir. Sosyal geri çekilmenin yoğun olduğu, psikoterapiye yatkın olmayan çocuklarda ilaç tedavisi uygundur. Ancak öncelikli tercih edilen yaklaşım psikoterapidir. Tedaviye sıklıkla aile terapisi eşlik eder. Bazı durumlarda bir uzman tarafından uygulanmamış çocuğun alışması için zorlayıcı yaklaşımlar süreci daha da içinden çıkılmaz hale sokabilmektedir.

Okul Fobisi

Çocuğun birden bire bir gün okula gitmek istememesi, zorlamalar karşısında kaygılanması, paniğe kapılması, ağlaması, kusması, gitmemek için direnmesi, ısrarlara karşı koyamayıp yola çıktığında yarı yoldan dönmek istemesi, sınıftan çıkıp eve gitmek istemesi, bazen okuldan kaçması şeklinde gözlemlenebilen bir durumdur. Bazı çocuklar kaygılarına öğretmeninden korktuğu, arkadaşlarının kendisini rahatsız etmesi gibi temellendirmeler yaparken bazıları tanımlayamadıkları bir korkudan söz ederler. Aile bireylerine (çoğunlukla anne) bağımlı hale gelir, onun peşini bırakmazlar. Kaygı arttıkça evde de huzursuzlaşır, hiçbir şeyle kendilerini oyalayamaz hale gelirler.

Okul korkusunun ortaya çıktığı aileler birbirlerine bağlı ve bağımlı ailelerdir ve temelde genellikle anneden ayrılma korkusu yatar. Bu ailelerin etkileşimleri incelendiğinde bu bağlılığın ve bağımlılığın dolayısı ile anksiyetenin farkında olmadan aile tarafından desteklendiği gözlemlenmiştir. Okul fobisi yaşayan çocuklar genelde performans kaygısı yaşayan, uslu, uyumlu, onay beklentisi yüksek çocuklardır.

Tedavi

Okula gitmediği için çocuk suçlanmamalıdır. Çocuğa durumun birçok çocukta görülebildiği, tedavi edilebileceği anlatılmalıdır. Çocuğun güveni kazanıldıktan sonra okula gitmesi gerektiği, eğer devam etmezse derslerinde geri kalacağı için başka korkular yaşayacağı ifade edilebilir. Çocukla davranış ve oyun terapisi çalışmaları sürdürülürken aile terapisinden de yararlanılır. Yaş ne kadar küçükse tedaviye yanıt o kadar iyidir.

Çocukluk Çağı Obsesif-Kompulsif Bozukluk

Kişinin isteği dışında ortaya çıkan ısrarlı düşünceler, zihinsel görüntüler obsesyonlar olarak adlandırılır. Tekrarlayıcı düşünceler, anılar, korkular, resimler ya da dramatik sahneler şeklinde ortaya çıkabilen obsesyonlardan kurtulmak için kişinin kendini zorunlu hissettiği eylemler ise kompulsiyonlar olarak tanımlanabilir. Çocuklarda sıklıkla ikisi birden gözlemlenir nadiren ise sadece biri gözlemlenebilir. Çocuk ve ergenlerin bir kısmı belirtilerini saklama eğilimi gösterirler. Günlük yaşamlarında ciddi bozulmalar yoksa aile obsesfif-kompulsif belirtileri fark etmeyebilir. Ancak ödev yapması saatler alan, yazdıklarını sürekli silip yeniden yazan, kelimelere, rakamlara, ayrıntılara takılarak ödevlerini bitirmekte zorlanan, yıkanırken bol su ve sabun kullanan, tuvalet kağıdını bol kullanan, elleri yıkanmaktan kızaran, eşyalarının ellenmesini, odasına başkalarının girmesini tolere edemeyen çocukların değerlendirilmesi gereklidir.

Yapılan pek çok araştırma çocuk ve ergenlerde OKB de genetik geçişin varlığını kabul etmektedir. OKB tanısı almış çocukların %20’sinin ebeveyninde yaşam boyu OKB tanısı dikkat çekmektedir. Bununla birlikte sosyal öğrenmenin de OKB’de etkili olduğu düşünülmektedir.

Tedavi

Tedavi sürecinde davranışçı yaklaşımlarla birlikte ilaç tedavisi uygulanmaktadır.

Fobik Bozukluk

Günümüzde fobi herhangi bir nesneye karşı abartılı korku ve o nesneden kaçınma davranışı olarak tanımlanmaktadır. Çocukluk döneminde fobinin bozukluk olarak değerlendirilmesinin ölçütü işlevselliğini yani okul hayatını, gündelik yaşamını, arkadaş ilişkilerini ne kadar olumsuz etkilediğidir. Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan fobiler hayvanlardan korkma, kandan korkma, karanlık korkusu, kir-mikrop korkusu, yükseklik korkusu, böcek korkusu, yabancı korkusu olarak sıralanabilir.

Tedavi

Tedavi sürecinde en çok önerilen yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir. Ancak erişkinlerde uygulandığından farklı olarak çocuklarda hayal etme, rahatlama, model alma teknikleri ile uygulanması gerçek hayatta yüzleştirmeden daha güvenilirdir.

Ayrılık Kaygısı Seperasyon Anksiyetesi)Bozukluğu

Çocukluk döneminde belli korkular belli yaş grupları için normal kabul edilirken belli yaş gruplarında ise bozukluk olarak adlandırılırlar. Bunun en açık örneklerinden biri ayrılık anksiyetesi bozukluğudur. 0-3 yaş arasında bir çocuğun bakım veren kişilerden ayrılırken stres yaşaması normaldir, hatta yaşamadığı durumlar riskli adlandırılır. Çocuk dar çevresinden çıkıp sosyalleştikçe, diğerleri ile iletişim kurmayı öğrendikçe bu korkuların azalarak bitmesi beklenir. Ancak bu kaygıyı bir ilkokul öğrencisinin yaşaması bir kaygı bozukluğuna işaret edebilir.

Ayrılık anksiyetesi bozukluğu olan çocuklar ayrılık söz konusu olduğunda abartılı tepkiler gösterir; ağlar, titrer, huzursuzlaşır, bedensel yakınmalar ifade eder, ebeveynine yapışır ve bırakmak istemez. Çoğunlukla ailenin tesellileri onu rahatlatamaz. Çoğunlukla çocuğun ifade ettiği korkular çocuğun ya da ailesinin başına bir şey geleceği birinin zarar göreceği ya da ayrılığın sürekli olacağı yönündedir. Okulda yaşanan sıkıntılar, temelsiz bedensel yakınmalar aileleri yardım almaya yönelten başlıca sebeplerdir. Kaygı genellikle bulaşıcıdır.

Önceleri sadece bir alanda iken tedavi edilmezse gittikçe yayılır ve şiddetlenir. Diğer alanlara da sıçrar. Çocuk eskiden yapabildiği şeyleri artık yapamaz hale gelir. Bununla beraber dönem dönem şiddetini azaltarak dalgalanmalı bir seyir izleyebilir. Yapılan araştırmalar kaygı bozukluğu yaşayan çocukların ailelerinde de kaygı bozukluğu öykülerinin bulunduğunu, genetik bir yatkınlığın söz konusu olduğunu ifade etmektedir.

Tedavi

Ayrılık anksiyetesi tedavisinde bireysel, aileye yönelik, bilişsel davranışçı tedaviler ve gerektiğinde ilaç tedavisi uygulanmaktadır.

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1 spotlar govdealt 2 spotlar govdealt 3 spotlar govdealt 4
makale spotlar 6