spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuğa İlaç Tedavisi Nasıl Uygulanır?

İlaç tedavisi anne babanın en fazla tepki gösterdiği ve huzursuz olduğu tedavi şeklidir. Toplumumuzda genellikle ilaca karşı aşırı bir düşkünlüğün varlığını biliriz. En ufak ağrı, öksürük ve soğuk algınlığı durumunda ilaca başvurulur ve çoğu zaman bu ilaçlar doktor tavsiyesi olmaksızın söz konusu olduğunda genellikle ilaca karşı olumsuz bir tutum söz konusudur.
Aileler ilaçla tedavi konusunda iki farklı ve hatalı tutum sergilemektedirler.

Bunlardan birincisi her hastalığın ilaçla tedavi edilebileceği gibi yanlış bir inanıştır. Böyle aileler hekimden hemen ve ısrarla ilaç kullanılmasını istemekte ve ilacın sınırsız bir etkisi olacağını düşünmekte ve tek çözüm olarak ilacı görmektedirler Oysa ruhsal sorunların çözümünde ilaç kullanımı sadece tedavi yöntemlerinden biridir. Her sorunun ilaçla tedavisi de mümkün değildir. İkincisi ise bunun tam tersi ilaca karşı aşırı negatif bir tutumdur.

Bu aileler her ne olursa olsun çocuklarının ilaç kullanmasına karşı çıkar ve başka tedavi yöntemlerinin kullanması konusunda ısrar ederler. Hem erişkin hem de çocuklarda ruhsal sorunların tedavisinde ilaç kullanımı artık kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Bilimsel araştırma sonuçları ve tedaviden elde edilen başarı oranları bunu desteklemektedir. Bu nedenle hekim tarafından uygun görülen duruml arda ilaç tedavisine karşı çıkılmamalı, ancak kafamızdaki soru işaretlerinin giderilmesi açısından ilaç hakkında bilgi sahibi olmaktan kaçınılmamalıdır.

Ruhsal hastalıkların tedavisinde erişkin dönemde ilaç oldukça sık kullanılmaktadır. Çocuklarda ise ilaç kullanımı erişkinlere nazaran biraz daha sınırlıdır. Bunun önemli nedenlerinden biri bu ilaçların çocuklarda kullanımı ile ilgili çalışmaların azlığı bazı deneyler sayesinde güvenilir ve tedavide etkin olduğu ispatlanan ilaçlar çocuklarda kullanılmaktadır. Gün geçtikçe çocuklarda da güvenle kullanılabilecek ilaç sayısı artmaktadır. Günümüzde çocukların ruhsal hastalıklarının tedavisinde ilacın ink ar edilemeyecek önemli bir yeri vardır.

Hekim tavsiyesi olmadan kulaktan dolma ilaç kullanımına erişkinlere nazaran çocuklarda daha az rastlanır. Benzer şikayetleri olan komşu çocuğunun kullandığı bir ilaç anne tarafından kendi çocuğuna da verilebilmektedir. Bu durum, bırakın tedavi olmayı, yanlış kullanım nedeniyle birçok istenmeyen ve telafisi olmayan sorunlar doğabilmektedir.

Tedavide kullanılan ilaçların çoğu insanın merkezi sinir sistemini etkilemektedir. Bu etkiden yararlanarak ilaçları bazı hastalıkların tedavisinde de kullanmaktayız. liaçla birlikte çoğu zaman yukarıda saymaya çalıştığımız tedavi yöntemlerinden bir ya da birkaçı kullanılmakta, bu durumda tedaviden elde edilen sonuç daha başarılı olmaktadır.

Çocuklarda ilaç tedavisi ile ilgili ailelerin endişe ve sorunlarını yanıtlamaya çalışalım:


1-Gerçekten bizim çocuğumuzun ilaç alması gerekmekte midir?

Genellikle anne babalar çocuklarının ilaç kullanmasının gerekip gerekmediği konus unda şüphe içindedirler. Daha ağır seyreden hastalıklarda anne baba ilaça pek itiraz etmezken kendilerinin hafif olarak nitelendirdikleri durumlarda çocuklarına ilaç vermek istemezler.

Hastaya ilaç başlama kararını ancak hekim verebilir. Hekim dışında bir kişinin tedavide ilaç kullanması kanunen ve ahlaken yasaktır. Bilgisiz ve ehliyetsizce ilaç kullanmanın oluşturacağı sorunlar büyüktür. Böyle bir durumda kişiler tedavi olma yerine başka sorunlarla uğraşma zorunda kalırlar. Hekim hastasına ilaç kullanmayı uygun görüyorsa aileyi bu konuda tatmin edici şekilde bilgilendirmeli ve ikna etmelidir. Aile de kafasındaki soru işaretlerini giderebilmek için bu konuda hekimden açıklama ve yardım istemelidir.

Ne yazık ki günümüzde hekimin önerdiği bir ilacın kullanılması komşu, akraba ya da uzman olmayan kişilerin cahilce yaklaşımlarıyla engellenebilmekte ve aileler tedaviye başlamamakta ya da yarım bırakmaktadırlar. Tamamen cehalet ve bilgisizliğin neden olduğu bu duruma düşmeme konusunda aile uyanık olmalıdır.


2- İlaç Uyuşturucu Mudur?

Aileler arasında ruhsal tedavide kullanılan ilaçların uluşturucu oldukları konusunda çok yaygın bir kanaat vardır. Hemen hemen çocuklarına ilaç kullanılacağını öğrenen her anne baba bu ilaç uyuşturucu mu sorusunu sorar. Burada aile iki şeyi merak etmektedir. Birincisi kullanılan ilaç çocuklarında uygu hali, uyuşukluk, sersemlik yapacak mıdır? İkincisi ise ilaç çocuklarında bağımlılık yap acak mıdır?

Halk arasında uyuşturucu adı verilen ve kullanıldıklarında kişide sersemlik, uyku hali, uyuşukluk ve rehetleme duygusu oluşturan maddeler vardır. Bu maddelerin ortak özell iği bir süre kullanıldıktan sonra artık dozun yeterli gelmemeszi ve benzer etkiyi oluştur abilmek için dozun giderek artırılması ve bağımlılık yapmasıdır. Tıpta bu tip ilaçlar sıkıntı giderici etkilerinden yararlanma amacıyla çok sınırlı durumlarda kısa süreli olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla tedavide kullanılan ilaçların hepsinin uyuşturucu olarak nitelendirilmesi doğru değildir.

Günümüzde ruhsal tedavilerde kullanılan ilaçların büyük çoğunluğunun bağımlılık yapma özellikleri yoktur. Ancak aileleri endişelendiren diğer bir durum olan uyku, sersemlik ve uyuşukluk yapma hali bir kısım ilaçların yan etkisi olarak görülebilmektedir. Bu ilaçlar uyuşturucu olmamalarına karşı bu ve benzer istenmeyen yan etkileri olabilm ektedir. Ancak tedavi için gerekli oldukları düşünülüyorsa bu yan etkilerine rağmen kullanılmaları gerekebilir.


3-İlaç çocuğun davranış ve duygularını nasıl değiştirebilir?

İlaçla tedavi konusunda anne babanın en büyük endişelerinden biri de ilacın tedavideki etkinliği üzerinde olmaktadır. Nasıl olup da ilaç çocuğun davranış ve duygular ını etkileyecektir? İnsanın duygu ve davran ışları merkezi sinir sistemiyle yakından ilişkilidir. Beyindeki birçok nörokimyasal madde duygu ve davranışlarımızı yönlendirmektedir. Kullanılan ilaçların büyük çoğunluğu bu maddeler üzerinden etkilerini göstermekte ve duygu ve davranışları değiştirebilmektedir.


4- İlacın Yan Etkisi Var Mıdır?
İlaç vücuda dışarıdan alınan bir madde olması nedeniyle elbette bazı istenmeyen etkileri de olacaktır. En basit diye düşündüğümüz ilaçların bile az ya da çok yan etkileri vardır. Bir ilacın yan etkisi önceden tahmin edilebileceği gibi bazı durumlarda kullanan kişinin bedensel özelliklerine bağlı olarak tahmin de edilemeyebilir. Her ilacın beklenen yan etkileri vardır. İlacı kullanan kişi ve ailesi yan etkiler konusunda bilgilendirilmelidir. Bu bilgilenme olmazsa en küçük yan etkide dahi aile ilacı bırakacak ve tedavi yarım kalacaktır. Oysa bazı ilaçlar ilk kullanıldıkları günlerde yan etki oluştururlar, zam anla bu istermeyen etkiler azalır ve kaybolur.

Tedavi sırasında oluşan ilaç yan etkileri hekimle konuşulmalı ve ilaca devam edip tamamen konusunda karar hekime bırakılmalıdır. Halk arasında ruhsal tedavide kullanılan bazı ilaçların kısırlık yaptığı gibi yaygın ve yanlış bir kanaat vardır. Genellikle aileler kullanacakları ilacın çocuklarında kısırlık yapıp yapmayacağını merak etmekte ve bu konuda doktordan bilgi istemektedirler. Nasıl oluştuğunu biİmediğimiz bu yaygın kanaat tamamen yanlış ve asılsızdır. Günümüzde ruhsal tedavide kullanılmakta olan ilaçların böyle bir etkisi yoktur.


5- İlaca ne kadar devam etmeleri gerekmektedir?

İlaç ancak uygun doz ve sürede kullanılırsa yarar sağlar. Hekimin önerdiği süre boyunca ilaç kullanılmalı ve hekime danışmadan ilaç kullanmaya son verilmelidir. Ailelerin en büy ük hakaları birkaç gün kullandıktan sonra fayda sağlamadığı düşüncesiyle ilacı kullanmayı bırakmalarıdır. Tedaviye başlama ve bitirme kararını hekim vermelidir. Diğer yandan belirtilerin azalması durumunda hekim in haberi olmaksızın ilaç kesilmektedir. Oysa belirtilerin azalması ya da kaybolması hastalığın tedavi edildiği anlamına gelmez. Yeterli süre tedaviye devam edilmemesi dur umunda hastalığın tekrarı kaçınılmaz olur. Diğer faraftan bazı ilaçları kullanmayı anid en bırakma durumlarında istenmeyen etkil er doğabilir. Bu nedenle hekimin haberi olmadan ilacı kesmek doğru değildir.

Bir kısım ilaçların kullanımı sırasında oluşabilecek yan etkileri önceden görebilmek amacıyla ilaç kullanıldığı müddetçe bazı özel tetkiklerin aralıklı olarak yaptırılması gerekecektir. Ailelerin hekimin bu konudaki uyarılarını dikkate almaları ve zamanında bu tetkikleri yaptırmaları gerekir. Böylece gerek irse ilaç kullanımına son verilerek oluşabilecek bir zarar engellenmiş olur.


6- Ailelerin ilaç kullanırken dikkat etmeleri gereken hususlar?

İlaca ancak hekim önerisiyle başlanmalıdır. İlaç kullanımına ancak hekimin bilgisi dahpilinde son verilmelidir. Komşu, akraba vs. tavsiyesiyle ve kulaktan duyma bilgilerle ilaç kullanmamalıdır.

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6