Animasyonu görebilmeniz için flash player kurulu olmalıdır.

 
spotlar 1spotlar 2spotlar 3

Duyurular

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü. 

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği  iddaa edildi.

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli  spor depresiflere  iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

 

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen  bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif  ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

 

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Ergenlerde İntihar Riski

ergenlerde intihar antalya psikiyatrsitErgenlerde intihar, kazalar ve cinayetlerden sonra üçüncü ölüm sebebidir ve Amerika’da yılda yaklaşık 1500 ölüm bildirilmektedir (100 binde 7,4). Gelişim farklılıkları, farklı yaşam şartları ve farklı hukuki durumları nedeniyle gençlere yaklaşım, erişkinlerden farklıdır. Ergenlerde İntihar düşüncesi ve girişimleri daha yaygındır fakat daha sık olmasına rağmen intihar düşüncesi sorulduğunda...>

Ergenlerde intihar, kazalar ve cinayetlerden sonra üçüncü ölüm sebebidir ve Amerika’da yılda yaklaşık 1500 ölüm bildirilmektedir (100 binde 7,4). Gelişim farklılıkları, farklı yaşam şartları ve farklı hukuki durumları nedeniyle gençlere yaklaşım, erişkinlerden farklıdır. Ergenlerde İntihar düşüncesi ve girişimleri daha yaygındır fakat daha sık olmasına rağmen intihar düşüncesi sorulduğunda inkâr edilir ve genelde başvurulan yöntemlerin ölüme yol açması ile ilgili yanlış değerlendirmeleri vardı.

Ergenlerde intihar oranları değişkenlik göstermiştir: Erkeklerde 1964’den 1991’e kadar 3 kata çıkmıştır, sonraki 10 yılda ise 1970lerin oranlarına kadar düşmüştür (Ulusal Sağlık İstatistikler’ Merkezi, 2004). Gençlerin intihar oranlarındaki değişiklikler, gençlerin cinayet işleme oranları ve genç yetişkinlerin intihar ve cinayet işleme oranlarıyla paralel seyretmekte ve yetişkinlerin intihar oranlarıyla benzerlik göstermektedir. Ateşli silah kullanımı en sık intihar yöntemi olmasına rağmen büyük ergenlerde ateşli silah ile intihar oranları, genel intihar oranlarıyla eşdeğer şekilde azalmaktadır. Fakat “ası” yöntemini kullanarak intihar etme oranları artış göstermektedir. İntihar oranları çocukluktan ergenliğe kadar yaş ile beraber artmaktadır ve erken erişkinlik dönemine kadar devam eder.

Erkekler kızlardan daha fazla intihar etme oranlarına sahiptirler. Fakat kızlar daha fazla ölümcül olmayan intihar girişiminde bulunurlar (erkekler daha ölümcül yöntemler kullanır ateşli silah veya ası gibi, kızlar ise daha az tehlikeli yöntemler kullanır zehirlenme veya bilek kesme gibi). Bu fark daha çok intihar niyetinin doğasını yansıtır. Kızlarda erkeklere göre daha çok intihar düşünceleri olduğu, plan yaptıkları ve uygulamaya geçtikleri görülmüştür. Çocuklarda tamamlanmış intihar nadir olmasına rağmen yıkıcı düşünceler ve davranış bu yaş grubunda sık görülmektedir.

İntihar düşüncesini tarif eden bu çocuklarda daha fazla psikiyatrik hastalık bulguları ve de ergenlikte daha fazla intihar davranışının sergilendiği görülmüştür. İntihara meyilli gençlerin 1/3’ü kendi problemlerini tek başlarına halletme gereğini düşünürler ve böylece yardım aramaktan kaçınırlar ve de 1/4ü kendi intihar düşüncelerini sır olarak saklamaları gerektiğini düşünürler. Amerika Birleşik Devletlerinin lise öğrencileri üzerine yapılan bir araştırmada, bu öğrencilerin % 16,9’unun geçmiş 12 ay içersinde ciddi bir şekilde intiharı düşündükleri bulunmuştur, bunlardan %16,5’i plan yapmış, %8,5’i intihar girişiminde bulunmuş ve %2,9’u tıbbi tedavi gerektiren intihar girişiminde bulunmuştur.

 



Başanlı bir müdahalenin temel taşı intihar riskinin dikkatle değerlendirilmesidir. Her ergenin veya depresif çocuğun birincil değerlendirmesinde rutin olarak intihar düşüncesi ve kendine zarar verme denemeler i, depresif duyguları ve bulgular, aile problemleri ve yeni stres faktörleri sorgulanmalıdır. Erişkinlerde olduğu gibi, doktorun tam olarak hangi ergenlerin intihar edeceklerini tahmin etmek için faktörleri belirleyen hiçbir çalışma yoktur. Bunun için araştırmalar risk faktörleri üzerine yoğ unlaşmıştır. İntihar risk faktörleri aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

1. Bireysel faktörler:
a) Belirtilmiş intihar: Planlı ya da plansız belirtilen niyet, daha önce yapılan intihar girişimi, yüksek niyet/yöntemin ölümcüllüğü

b) Psikiyatrik hastalıklar bozukluklar

i) Tanilar: Majör depresyon, bipolar bozukluk, başka ruhsal sorunlar ile beraber seyreden madde kullanımı, şizofreni, davranım veya kişilik bozulduğu (özellikle e fevri özelliklerle seyreden)

ii) Bulgular: Umutsuzluk ve çaresizlik, fevrilik, aynı cinsiyet veya biseksüel yön elim üzerinde çatışmalar.

2. Demografik faktörler:

a)Yaşla beraber artış risk (14 yaştan büyük)

b) Erkek

c) Beyaz ırk

d)Evlilik dışı/istenmeyen hamilelik

3. Ailesel ve çevresel faktörler:

a)İntihar davranışı içeren aile hikâyesi

b)Ebeveynlerin psikiyatrik hastalık öyküsünün olması

c) Aile ilişkilerinde sorunlar/tartışma
d) İstismar )fiziksel veya cinsel)

e) Şiddet hikâyesi

f) Ev içinde ateşli silah

g)Yeni stres faktörleri (kişisel kayıp, tutuklanma/kanuni problemler).
Bu faktörlerin arasında daha önce intihar teşebbüs hikâyesi, tamamlanmış intihar İçin en kuvvetli göstergedir. Daha önceki intihar teşebbüsü olan erkeklerin durumu, olmayanlara göre 30 kat daha riskilidir. Fakat kizlarda ise bu oran 3 katı risk taşımaktadır. İntihara kalkışan kişiler daha fazla teşebbüste bulunurlar (yılda %6 ile %15 oranda). Başka bir intihar teşebbüsü için en yüksek risk zamanı, en son intihar denemesinden sonraki üç ay ile 2 yıl arasındaki dönemdir. İntihar amacı intihar için olmayan kendine zarar verme davranışından tekrarlayıcı kesme gibi) ayırt edilmelidir. İntihar teşebbüs amacını değerlendirmede değerli olan 4 faktörü şöyle sıralayabiliriz:

1- Amaca yönelik inanç (teşebbüsün amacı, ölümden beklentiler, yöntemlerin ölümcüllüğü),

2- Hazırlık (aşırı doz için hapları saklamak, güle güle söylemek, plan yapmak),

3- Gizlilik (bulunmayı engellemek için plan yapmak: kimsenin bulamayacağı bir zam an ayarlamak, izole bir mekan seçmek),

4- iletişim (başkalarına dolaylı veya dolaysız intihar düşüncelerini söylemek, intihar notu).
Tamamlanmış intihar oranı, intihar düşüncesi ve teşebbüsünün klinik belirtileri ile kıyaslandığında nadir olması nedeniyle çocuklarda ve ergenlerde intihar riskin değerlendirmesi karmaşık bir hal almaktadır. Merve buna bir örnek sağlamaktadır. Merve ile görüşme yapıldığında onun hapları alana kadar geçen zamanda neyi düşündüğünü açıklığa kavuşturmak için detaylı bilgi almak önemlidir. Çünkü ergenler sadece amaçlarını küçümsemek ile yet inmeyip suçluluk duygusuna kapılmamak için veya hastaneye yatırılmaktan kaçınmak için inkâra başvururlar. Aynı zamanda gençler, özellikle genç ergenler ve erg enlik öncesi çocuklar, erişkinlerden farklı olarak yöntemlerin ölümcüllüğü hakkında yanlış yargıya meyillidirler.
İlk değerlendirme aileyi ve başkalarını gelecekte olabilecek intihar düşüncesine karşı uyarmak için iyi bir zaman olup, bu tür konuşmaları daha ciddiye almaları için teşvik edicidir. Müdahalenin önemli ana unsurlarından biri ergenin çevresindeki kişiler arası gözetleme ağını daha iyi bir hal e getirmektir. İntiharı tamamlamış ergenlerin yüksek oranda psikiyatrik bozukluğu olduğu saptanmıştır (yaklaşık %90). Duygu durum hastalığının normal topluma gör e 11 kat daha fazla risk taşıdığı gösterilmiştir. Majör depresyon en sık görülen bozukluk olup en yüksek riske sahiptir.
Madde kullanımı, duygu durum bozukluğu ve yıkıcı bozuklukların riski anlamlı bir şek ilde yükseltmektedir. Davranım bozukluğu erkekler için önemli bir risk faktörü olar ak belirlenmektedir. Lisede intihar teşebbüsünde bulunanların, erkekler ve kızların daha önceki yılda fiziksel çatışmalarda bulunma oranı 4 kat daha yüksektir. Öğrenme güçlüğü olan kızlarda intihar davranışı ve şiddet riskinin, akranları ile kıyaslandığında 2 kat daha fazla olduğu bulunmuştur. Gençlerin çok az bir bölümü net bir ruhsal sorun sergilemeyip intiharın hukuk i veya disiplin problemleriyle, kişiler arası kayıp veya çatışmayla ya da ateşli silah varlığı ile bağlantılı olduğu da başka bir gerçektir. İntihar riskini değerlendirmek için önemli olan bulgular: Umutsuzluk, fevrilik, kötü problem çözme becerisi, sosyal beceri eksikliği ve şiddettir. Bu özellikler intihar davranışın eşiğini düşürmekte direkt rol oynamaktadır. Psikiyatrik hastalıkların tedavisi açık olarak önem taşım aktadır. Fakat intihara kalkışan ergenlerin sadece %30-%50’si daha önce bir ruh sağlığı uzmanı ile irtibata geçmiştir. Genel olarak az sayıda hastalar intihar zamanında aktif tedavi altındadır ve işbirliğin in olmaması intiharın tekrarlamasındaki yüksek riskle bağlantılı olduğu görülmüştür. Genel olarak bakıldığında ergenlerde gözden kaçabilen ciddi riskler mevcuttur ve genellikle toplumda ergenlik dönemine bağlanmaktadır. Fakat bu gençlerin çeşitli nedenlerden dolayı (özellikle psikiyatrik hastalık: Majör depresyon, madde kullanımı, vb.) intihar girişiminde bulunmaktadırlar ve bu nedenle ailenin işbirliği ve uzmanların gözetimi ile müdahaleyi erken yapmak önem taşımaktadır.

Dr. Muhammet Mehtar
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Popüler Psikiyatri/sayı 48

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6