spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aşk Daima...

aşk psikiyatrist psikoog nirvanGün geçmiyor ki aşka dair bir söz kulağımıza çalınmasın. Ondan bu kadar çok söz edilmesi, onu pek az bulmamızdan mı? 'İnsan, uzağa düşendir' deniliyordu Reversal of Fortune filminde. Aşk bu kaderi tersine çevirme çabası mıdır? 'İnsan ilişki arar' der Fairbairn...>

Gün geçmiyor ki aşka dair bir söz kulağımıza çalınmasın. Ondan bu kadar çok söz edilmesi, onu pek az bulmamızdan mı? 'İnsan, uzağa düşendir' deniliyordu Reversal of Fortune filminde. Aşk bu kaderi tersine çevirme çabası mıdır? 'İnsan ilişki arar' der Fairbairn. Kelam-ı Kadim'i değiştirir bazıları, 'önce ilişki vardı' derler. 'Başkasının yüzü beni benliğimden başka tarafa yönelterek yükümü hafifletir'. Aşk bir ilişki arayışıdır. Bu yazıda aşkın ruhbilimsel ve ruh çözümsel kavramlaştırmalarına değineceğim.

AŞK, YENİDEN...

Bu düşünceler psikanalize taşındığında benliğin yitik ve sahipsiz vecheleri üzerine odaklanılmıştır: Kendi benliğimde eksik olanı ötekinde yüceltirim ve bu yüceltilmiş ötekiyle birleşerek bende eksik olana kavuşur um. Ancak yüceltme bir bumerang gibi geri de dönebilir: Ne zaman ki sevgili, arzularımı yansıtacağım, kendimde eksik bulduğumu bana geri verecek bir işlev görmez, o zaman hakir görülmeyi hak eder. Bu açıdan bakıldığında aşık olmak, ötekinde kendi 'yitik cennet'imi bulduğum, yüceltilmiş benlik imgemi sevgili vasıtasıyla yeniden içime aldığım bir imkanı temsil eder. Romantik aşkın bel kemiğini oluşturan şey, gerçek bir kayıp duygusu hissetmeksizin teslimiyettir, öyle ki aşkın gerçekleşme ihtimali ne kadar uzaksa aşkın ateşi o kadar harlı olur. Ulaşılamayan güçlenir ya da Freudyen deyişle, ancak baskı altında tutulan cinsel dürtülerdir ki insanlar arasında uzun erimli bağların oluşmasına yol açar'. Aşkla sarmalanmış ne de çok duygu vardır: Kıskançlık, saldırganlık ve öfke sırası geldiğinde aşkla yer değiştirirler. İlk kuramcılar aşkı anlamak için ana- çocuk bağına müracaat ettilerse de daha sonraları gelişimin daha geniş toplumsal bağlamı dikkate alınmıştır. Aşk bir sevgi nesnesiyle ilkel bir birleşme olarak görülmeyecektir artık, o çok boyutlu bir yüceltme ve özdeşleşme sürecinin ürünüdür. İdeal aşk kavramı en kamil ifadesini ilahi aşkta bulacaktır, bu durum, Julia Kristeva'nın deyişiyle kişiyi sükuna erdiren, Narcissusun arzu ve öfkesinin zafer ve mağlubiyetleriyle pek de gizlenemeyen o yaralarını iyileştiren bir kuvvettir. Sevgiliye ego idealinin arzu edilir vasıflarını yerleştiren kişi, özdeşim yoluyla onlara sahip olur. Erkek aşık olmakla ideal anneye, kadın aşık olmakla ideal babaya kavuşacaktır ve böylece özlenen birlik gerçekleşecektir: Ben ve öteki, baba ve anne arasındaki bu birleşme ideal benliği doğuracaktır.

AŞKIN PSiKANALiZi?

Toplumsal davranışın en temel saiklerinden birisi ilgi gösteren ötekiyle samimi ilişkiler kurma arzusudur. Olgun biçimiyle samimiyet, pek çok kişinin başarmakta zorlandığı bir durum olarak karşımıza çıkar. Başkaları tarafından arzu edilmek, beğenilmek ve anlaşılmak hayatımızı iyi bir biçimde yaşadığımız duygusunu sağlar bize. Diğerlerinde ilgi uyandıramamak kişide özgüven kaybı, yetersizlik, çöküntü ve yalnızlık hissine yol açar, ne yol açar, bu kimileyin tahripkar dürtüler e de dönüşebilir. Freud samimi ilişkiler kurma yolundaki olgun teşebbüslerin akim kalmaya mecbur olduğunu öne sürmüştür:
Bu teşebbüsler, bebek-anne arasındaki bağ- da mündemiç olan o emniyetli tatmini yeniden yaşamaya yönelik olduğu için, ümitsiz çabalardır müellife göre. Erkek çocuk aslında annesine aşıktır, cinselliğin meşru görüldüğü kadınlar ona yabancı kadınlardır oysa, bu yüzden de her aşk bir anne arayışı ve o anne bulunmadığı için de bir hüsrandır. Duygu ve cinsellik bilinçdışı bir surette ayrılmıştır, anne ve babayı birer cezalandırıcı imge olarak içe alan kişi, çocukluğunda arz u ettiği ebeveynine benzer bir biçimde, farklı ve yeni bir arzu nesnesini hedef edinmiştir. Bu yeni durum, ebeveynden başkasına yönelen bu sevgi, o cezalandırıcı ana baba imgesine karşı kişinin kendisini koruyu u bazı savunmalar geliştirmesine yol açar. İlk savunma arzu nesnesine karşı zahidine bir tutumla yaklaşmaktır. Kişi romantik itki erini savuşturmak için arzu nesnesini de ersizleştirir. İkinci savunma düzeneği arzu a karşı bir ahlaki mazoşistik zırha bürün ektir. Kişi yeni arzu nesneleri edinme işti akını bilinçdışında ana bahanın içsel imgelerine karşı bir ihanet olarak yaşamaktadır. Bu temel günahtan kaçınmak için, farkına varmaksızın, muhatabında kendisini reddetmeye dönük tutumlar uyandırmaya çalışır. Psikanalizin aşk kuramı fazlasıyla kasvetli bir koridordur: Bu koridorun hiçbir kapısı merhamete, aşkınlığa, diğerkamlığa, olumlu ve hasbi duygulara açılmaz. Bu yüzden olsa gerek, aşk üzerine düşünen psikanalistler, olgun bir duygusal bağ veya bir samimiyet arzusu yerine cinsel ihtiraslar üzerinde dur ayı yeğlemişlerdir. Freud'un insan tabiatı hakkında kötümser ve kötücül bir bakışa sahip bulunduğunu biliyoruz. Aşkın başka halleri olabileceğine fazla ihtimal vermiyordu besbelli, nasıl ana-çocuk ilişkisinin pederşahi ailede evrensel tek bir modeli olduğunu düşünüyorduysa aşkın da çocuksu tepkilerin tekrarından ibaret olduğunu düşünüyordu. Oysa anne baba ile çocuk arasındaki ilişkinin 'ödipal' durakta takılı kalmadığını, ödip karmaşasının da antropolojik verilerle tartışır hale geldiğini, sağlıklı ailelerde çocuğun bağımsızlaşmasına ve eşit bir ilişki geliştirilmesine izin verildiğini bugün biliyoruz. Bugün kimi yazarlar Freud'un aşk ı kavramlaştırma biçimine onun suçluluk duygusuyla utancın dinamiklerini karıştırdığını söyleyerek itiraz etmektedirler. Suçluluk duygusu kolaylıkla tanınabilir ve kontrol edilebilirken utanç sıklıkla bedensel belirtil erle yaşanır ve onu açığa vuracak kanallar da yoktur. Suçluluk duygusunda gurur saklıdır; suçluluk duygusuyladır ki kişi yanlışı ve kötüyü seçme gücünün olduğunu kabul eder. Oysa utançta insan kişisel gücün yokluğunu hisseder. Kişi kendisinde var olduğunu fark etse bile utancı nasıl itiraf edebil ir ki? Freud'un kendi (güçlü) annesiyle olan karmaşık ve ikircimli ilişkilerini çözümleyememesinin onu bir utancın sularına bıraktığı, kendisinin de bu utancı hiç fark edemediği, bu yüzden insanın duygusal çatışmalarının temeline suçluluk duygusunu yerleştirdiği dile getirilmiştir.

KALP VE GÖZ

Aşk sevdiklerimizin yüzüne tuttuğumuz bir ayna olabilir ama romantik' aşkta aynayı sıklıkla sevdiğimizin yüzüne değil kendi yüzümüze doğru tutarız. Muhatabımızla karşılıklı olarak birbirimizi geliştirdiğimiz bir ilişki değil de karşılıklı olarak narsizmalarımızı pekiştirdiğimiz, gönül okşayıcı bir ilişki kurarız. Ebediyet arzusuyla kıvranırız: Keşke sevdiğimin gözündeki yüceltilmiş imgemi sonsuza dek saklayabilsem, keşke zaman dursa da sonsuza dek bu saadet çeşmesin en su içsem! Kendi kalbimle severim onu, belki de derdim sevmek değil sevilmektir, ayrılık saati gelip çattığında 'benden ne istediğini, beni nerelere koyduğunu hiç anlayamadım' deyişim belki de bundandır. Sevilme arzusu bir türlü kanmak bilmez. Aşk bu yönüyle bir infilak halidir: Beni seviyorsan benim bir parçamsın, sana duyduğum aşkla yüceliyorum. Beni sevmiyorsan benim sevdiğim kim? Aşkının bana verdiği acıyla yüceliyorum. Bu acıyı bu dünyada yalnız ben çekebilirim, o halde sen beni sevmesen de ben beni seviyorum. Batı uygarlığının göz merkezli bir uygarlık olduğu dile getirilmiştir. Göz tensel aşkı kışkırtır. Öte yanda Doğu, aşkı söylenemeyende arar, imada, endam ve süzülüşte. Doğu aşkları o eşsiz suskunluktan, örtük olandan, o sevip de açıktan söyleyemeyiş halinden beslenir biraz da. Oysa dışa vurulmayan, bir kalemde patoloji hanesine yazılır Batıda, duygu ancak sözel olarak dışa vurulduğunda sıhhatlidir. Doğu'nun aşkı ise sözsüz bir dünyada dolaşır gibidir, o Mecnun olup çöllere düşmek, Ferhad olup dağları delmekle ifadesini bulur, yani zahmetle, oluşla. Doğu 'seni sevmekle yüceliyorum' demez de, adeta 'sevmekle yüceliyorum' der, yol menzilin ta kendisidir. Göz odaklı bir 'uyarılma' uygarlığı karşısında kalp odaklı bir 'oluş' uygarlığı. Burada aşk yeni bir açılım kazanacaktır, Leyla'dan Mevla'ya giden yol, aşığın oluş cehdiyle inşa olur. Maneviyatı insanın varoluş hiyerarşisinde en üstün mertebeye yerleştirmeyen bir uygarlığın, aşkı kavramlaştırmak konusunda kısır kalacağını ve psikanalizin Doğulu bir aşkı tarif ve tavsif etmekte bize yardımcı olamayacağını evvel emirde teslim etmek gerekir.

Popüler Psikiyatri Mart-Nisan Sayı : 12 Doç. Dr. Kemal SAYAR / Psikiyatri Uzmanı

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6