spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk-Aile ve Toplumsal Sözlü İletişim

Aile içinde çocuk toplumsal sözlü iletişim açısından yalnızca çocuk merkezli diyaloglar söz konusu olduğunda gündeme gelmektedir. Çocuğun merkezde olduğu diyaloglar, her zaman çocuğun kendisini içermeyebilir. Anne-baba arasındaki kalan ikili konuşmalar ya da anne-babanın birlikte ya da ayrı ayrı başkaları ile paylaştıkları ikili ve çoklu konuşmalar kimi kez henüz doğmamış bir bebeği odaklayabilir.

Bu durumda, çocuğun, birey söylenebilir. Çocuk konusunun toplumsal açıdan, evlilik, toplumsal saygınlık ile eş değerde tutulduğu fikri oldukça yaygındır. Özellikle eğitim düzeyi ve yaşam standartları düşük bölgelerde evlenen çiftlerin evliliklerinin süreğenliği ve mutluluklarının kanıtı olarak çocuk görülmektedir. Ülkemizde evli çiftlerin çocuk yapma süresi evliliğin ilk iki yılına yayılmış durumda görülmektedir. Bu anlayı­şa göre, bir çift ne denli çabuk çocuk sahibi olursa, o kadar iyi anlaşıyor anla­mına gelmektedir. Günümüzde, artan eğitim düzeyi ile kötüleşen ekonomik koşullar yüzünden özellikle çalışan eşlerin çocuk yapmayı erteledikleri, batı ülkelerinde ise tümüyle kaçındıkları görülmektedir. Bu yüzden, günümüzde düşen doğurganlık oranı çocuk merkezli iletişim ortamının da belli kesimlerde ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Bu durum, yalnızca ülkemizde dc£l batı ülkelerinde de benzer biçimde ortaya çıkmakta, hatta bazı ülkelerde azalan doğurganlık oranları yüzünden yeni doğan çocuklar için ve çocuk sahibi ola anne-baba için özel ödenekler ayrılarak ekonomik yönden de çocuk sahibi olmak cazip hale getirilmeye çalışılmaktadır.

Çocuğun varlığı kadar yokluğu da ailenin ve toplumun sözlü iletişim odağı olmasına neden olur. Çoğu kez, çocuğun olmadığı durumlarda, çocuklu ortamdakinden daha çok çocuk merkezli düşünüldüğü ve konuşulduğu, ya da duruma bağlı olarak bundan tümüyle kaçınıldığı da görülebilir. Anne baba çocuğa duyduğu özlemin dile getirilmesi ya da bunun sağlık uzmanları ya da çevredeki dostlar ile paylaşılması durumu kadar, çocuğun olmamasının toplumsal baskısı da çocuksuz eşlerin dünyalarında önemli bir iletişimsel değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim ve kültür düzeyi düşük bölgelerde, gelenekler ve diğer nedenlerle çocuksuz olduğu için toplum dışına itilmeye mahkûm edilen anne ya da baba adayı, kendisine yöneltilen her iletiyi "çocuk" şifresi ile çözümlemeye alışır, bu durumda her iletiden farklı anlamlar çıkararak yaşamını bu iletilerin çözümlenmesi doğrultusunda yönlendirir. Bu nedenle, sözlü iletişim değil, beden dili ya da diğer göstergeleri içeren bir biçimde "çocuk" imgesini belirli bir biçimde vurgular şekilde çözümlenen iletiler, çoğu kez sürekli olarak evlilerin çocuksuz olduklarını vurgulayan, onları yerenKimi kez de bu durumu gülmece unsuru olarak kullanmayı amaçlayan niteliktedirler.

Hemen tüm dillerde henüz anne ya da baba olmayan bireylerin, yaşamın güçlükleri ve sevinçleri ile henüz karşılaşmadıklarını vurgulayan pek çok atasözü ve güzel sözler bulunmaktadır.

Çocuklu ailelerin çocuklu ailelerle, çocuksuz çiftlerin ise çocuksuz çiftlerle boş zaman geçirme eğilimlerinde de iletişimin değişik boyutları gündeme gelmektedir. Genellikle bu iki farklı aile tipi, yani çocuklu çiftlerin birlikte boş zaman etkinliklerine eğilimi yok denecek , kadar azdır .Hatta öncesinde sıkı bir ilişki içinde olunan ortamlarda bile,çiftlerden birinin çocuğu olması durumunda bu ilişki düzeninin bozulduğu ve gitgide motiflere büründüğü ve hatta sonunda kesildiği de bilinen bir gerçektir.Diğer çiftlerin de çocukları olması durumunda ilişkilerin yeniden eski sıcaklığı ve yoğunluğu ile sürmesi de olağandır. Genel kanı, çocuğu olmayan ailelerin çocuğa gönderilmesi gereken hoşgörüyü ve çocuk odaklı iletişim biçimini kavrayamayacak yönündedir.

Aile içindeki çocukların aileye yeni eklenen bireylere bakışı ise, tümüyle ayrı bir çalışma ve araştırma konusudur. Çocukların diğer çocuklarla iletişimi, gerek aile içinde gerekse ailenin yakın çevresi içinde çok farklı iletişim stratejilerini beraberinde getirmektedir. Çocuk, yakın çevresi ne denli kalabalık olursa o denli zengin bir iletişim ortamına sahip olacağından, her bir yeni bireyle daha farklı ve biricik bir ilişki oluşturma yolunda kendi iletişim biçimini dengeleye­cek olgunluğa daha çabuk erişebilecektir. Çocuklara, aileye yeni bir çocuğun nasıl geldiği sorulduğunda çok içten, çok çocuksu yanıtlar verebilmektedirler. İnternette dolaşan bazı yanıtlardan verilebilecek örnekler, onların çocuk sahibi olma konusunu nasıl gördüklerini örnekleyebilir.

"Bebek yapmak için anne bir yumurtanın üzerine yatar, sonra baba ge­lip yumurtayı kırar." (Abby, 6 yaşında) '

"Ben asla bebek yapmıyacağım... Babam dedi ki, bebek beklerken kadın­lar her gün biraz daha hasta ve manyak oluyormuş." (Marie-Ann, 9 yaşında)

"Bir kadınla bir erkek yatağa girdikleri zaman, ikisinden birinin bebe­ği olacak demektir." (Paul, 6 yaşında) '

"Bebek annemizin içinden çıkar. Doktor da onun poposuna vurur, çünkü bebek doktoru işemiştir." (Edward, 6 yaşında)

"Bebek yapmak için, bunu önemsemeyen biriyle olmak gerekir." (Shelley, 7 yaşında)

" Karşımızdaki evdeki adamın kamında bebek var ama bir türlü dışarı çıkamıyor." (Alistair 9 yaşında)

"Bebek yapmak için önce âşık olursun, evlenirsin... Veya bunlara gerek de yok aslında." (Peter, 9 yaşında)

"Bebek yapmak için uygun zamanı kollamak lazım, evde misafir olmaması lazım." (Lyn, 9 yaşında)

"Ben nasıl yapıldığını biliyorum ama hiç yapmadım." (Francis, 7 ya­şında)

"Kediyseniz, bebek yapmanız daha kolaydır." (Paulette, 6 yaşında)

Çocuğun olması bir aile için ne denli önemli ise, toplum için de o denli önemlidir. Eski çağlarda yapılan dinsel ve toplumsal pek çok törenin ve gerçekleştirilen ritüellerin pek çoğunun Çocuk merkezli olduğu bilinmektedir. Yeni doğan bir bebek anneye ve babaya yeni bir toplumsal kimlik, yeni bir toplumsal konum getirmektedir. Bebeğin yokluğu ne denli sorunsa, varlığı da kimi zaman sorunlara yol açabilmektedir. Bebeğin kız ya da oğlan oluşu, annenin de babanın da toplumsal saygınlığı ile ilintilendirilmektedir.

Toplumların çocuğa bakış biçimleri birbirinden oldukça farklı olabilmektedir. Kimi toplumlarda çok Çocuklu aileler saygın bir konuma oturtulurken, kimi toplumlarda ise çok çocuklu ailenin, topluma daha büyük bir üretim tüketim payı getirdiği varsayımı ile sorunlu olarak görüldüğü de bilinmektedir. Ailedeki çocukların sayısı da cinsiyeti de toplum açısından son derece önemlidir. İnsan gücünün önemli olduğu tarımsal bölgelerde daha çok erkek çocuklar önem kazanmaktadır. Topraklar, sürülecek araziler onlara sahip olabilecek erkek çocuklara bırakılırken, kız çocuklar genellikle evlendiklerinde eşlerinin malına mülküne kendilerine düşen söz hakkı oranında sahip olabilmektedirler. Anadolu'da çoğu yerde kız çocuğun mirastan pay alması ya da ekonomik açıda erkekten kocasından, babasından ya da erkek kardeşlerinden daha güçlü olması kanun önünde olmasa da toplumsal açıdan çeşitli şekillerde engellenmektedir.

Aile ve çocuk iletişimi söz konusu olduğunda, çocukların ailenin içindeki konumlan ve değişik aile bireyleri ile iletişimleri de söz konusu olmaktadır. Günümüzde doğurganlık yaşı geçmişe oranla ilerlediğinden, kuşaklararası farklar daha da belirginleşmekte, yaşam koşullan gereği çalışan annelerin çocuklarına bakan yakın akrabalarla kuşak çatışması daha ciddi boyutlarda yaşanmak­tadır. Kimi kez gençliğinde kendi çocuklarına gösteremediği sevgi ve özeni torunlarına göstermeyi amaçlayan büyük anne ve büyük babalar, çocuklara karşı çok yumuşak tutumlara girebilmekte, kimi kez de geçmiş kuşakların uyguladıkları sıkı disiplin anlayışı ile çocuklara çok sert tavırlarla yaklaşılabilmektedir. Her iki durumda da çocuğun anne babası ile kendisi ile ilgilenen kişi ya da kişiler arasında otorite ve iletişim biçimi açısından derin farklılıklar ortaya çıkmaktadır.

Son yıllarda ortaya çıkan bir başka durum da savaşlar ve yoksulluk nedeni ile ailesiz kalan çocukların yaşadıkları iletişim sorunlardır. Bunlar, toplumsal kuralları ve kültürlerini öğrenebilecekleri, özdeşleşip modelleyebilecekleri aile bireylerinden mahrum, çoğu kez olağanüstü güç şartlarda, her türlü zorlukla mücadele ederek yaşamlarını sürdürmektedirler.

Aile çocuk iletişimi açısından göz önünde bulundurulması gerekli bir başka konu da parçalanmış ailelerdeki çocuğun durumudur. Bu tür ailelerde genellikle boşanma ya da ölüm nedeniyle oluşan bir tarafın yokluk durumu çocuğun iletişim dünyasında kopukluklara varan etkiler sergileyebilmektedir. Süren anne-çocuk, ya da baba-çocuk birlikteliğindeki iletişim boşlukları kimizaman çocukların iletişimlerini yaşam boyu etkileyebilecek izler bırakmaktadır. Çocuk ve aile iletişimi yepyeni bir araştırma alanıdır.

Bu alan söz konusu olduğunda, pek çok ülkede değişik araştırmaların yapıldığını görmekteyiz. Gerek ülkemizde, gerekse genelde dünya toplumlarında gitgide artan çocuk nüfusu nedeniyle, çocuğun toplum ve aile içinde edindiği yeni konum bu tür araştırmaları gerekli kılmakta ve günden güne araştırma konularının genişlemesine ve derinleşmelerine neden olmaktadır. Özellikle günümüzdeki çocuk ve aile iletişimini geçmişteki çocuk ve aile iletişim biçimleri ile karşılaştıran araştırmalar çocuğun farklılaşan iletişimsel kimliğine de ışık tutmayı amaçlamaktadır. Genelde gözlemlenen gerçek ise batı toplumlarında çocuğa özgün bir kimlik ve merkezden bir konumun tanınmasına karşın, doğru toplumlarında çocuğun sıradan kimliksiz ve merkezden çok uzakta görülmesidir. Çekirdek aile yaşamı içinde çocuk, çocuk hakları ve çocuğa verilen kimlik ile işlev daha fazla ağırlık Uzanırken, kalabalık bir aile grubu içinde çocuk, kendisine söz hakkı düşme­yen, cinsiyeti ve sırası (büyük ya da küçük kardeş oluşu) gözetilen ve aile içi kimliğim çok sonra kazanabilen bir yapıda karşımıza çıkmaktadır.

Çocuk ve aile içi sözlü iletişim ile çocuğun içinde bulunduğu toplum ile içine girdiği sözlü iletişim biçimi arasında oldukça büyük farklar vardır. Büyük­lerin çocuklarla iletişim kurma biçimleri, çocuğu kendilerine ne denli yakın ya da u/ak konumlandırdıkları ile ilintilidir. Çocukların da büyüklerle iletişimi genelde hu büyüğün kendileri ile ilgilenme biçimlerine bağlıdır. Yapılan araş­tırmalarda. Büyüklerin çocuklarla konuşurken bazı anlatımları basitleştirdikleri, çocukların da ev içindeki büyüklerle konuşmaları içinde belli sözcük ve tümce yapılarına ağırlık verdikleri, yabancılarla konuşmaları halinde ise bu daha farklı sözcük ve tümce yapılarım ön plana çıkardıkları görülmüştür.

Kaynak:Nilüfer Pembecioğlu İletişim Ve Çocuk

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6