spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk ve Yazılı İletişim

Çocuğun yazılı iletişim biçimini algılayabilmesi, gelişim basamaklarının epeyce ilerlemesi ile söz konusu olacaktır. Genel anlamda, toplumsal iletişim sözlü iletişime dayandığından, çocuğun yazılı iletişim kuralları ve alışkanlıkları ile karşılaşması okullaşması ile birlikte gündeme gelmektedir. Görsel iletişim bağının gelişip yerleşmesinden sonra kurulmaya başlayan yazılı iletişim metin­lerini ile oluşan birliktelik, çocuğun ve ailesinin sosyal ve kültürel düzeyi ile

Bilişim, Hürriyet, 2 Eylül 1998 ritim düzeyi ile koşutluklar göstermektedir. Genelde, yazılı iletişim ile ilgili olan anne-babaların çocuklarının da bu tür bir iletişim ortamına özenmeleri söz konusu olmaktadır. Örneğin, filmlerde, evcilik oynayan çocukların anne- babalarının kendilerine mektup geldiği zaman takındıkları tavırları takınarak anki yeni bir mektup almış gibi bazı haberleri arkadaşlarına aktardıkları, ya da gazeteyi sanki okuyormuş gibi tuttukları görülebilir. Bu durumlarda ortaya ikan davranışlar, çocuğun yazılı iletişime hazır hale geldiğini ve çocuğun çev­rinde gördüğü davranışlara öykündüğünü gösterir.

Anne-babanın eğitim durumunun çocuğun yazılı iletişim bağlantıları üzerinde büyük bir etki yaptığı binmektedir. Genelde anne-babanın eğitimden ve yazılı iletişim olanaklarından uzak olduğu durumlarda çocuk da bu alana pek fazla ilgi göstermemektedir, yine de anne-babası çok iyi eğitimli olduğu halde, yazılı iletişimle pek fazla ilgilenmeyen pek çok çocuk da ailelerinin deyimi ile "sorun çocuk" olarak onların karşılarında durmaktadır.

. Belli bir dönem için yazılı iletişimin neredeyse yaşamsal bir önemi bu­lunmaktaydı. Özellikle Avrupa'da diğer iletişim biçimlerinin son derece sınırlı olduğu zamanlarda mektuplaşmak, özellikle de belli bir eğitim ve dil düzeyinde olan bireyler açısından son derece önemliydi. Yalnızca mektupta yazılanlar değil, mektupta kullanılan yazı ve sözcükler, kullanılan mektup kağıdı ve zarfı, mektubun postayla mı ulakla mı geldiği, yanıt beklenip beklenmediği gibi konu­lar da önemli iletişimsel işlevler yüklenmiş durumdaydı.

Çocuğun yazılı iletişime katılabilmesi için öncelikle okur-yazar olması söz konusudur. Oysa bugün çocuğun örneğin okula gitmeden, okuma yazmadan önce televizyon ve bilgisayarla tanışması ve pek çok karışık işlevi yerine getire­bilmesi söz konusu olmaktadır. Bu durumda, farklı okur-yazarlık kavramların­dan söz etmek olasıdır. Günümüzde okur-yazarlık yalnızca alfabe harfleri ya da seslet i inlerinden çok fazlasını kapsamaktadır. Örneğin bir bilgisayar okur­yazarlığından söz edilmesi gereklidir.

Hatta bilgisayar programlarının her biri­nin ayrı ayrı bir okur-yazarlık gerektirdiği bile ileri sürülebilir. Bütün bu tür okumaların ve yazmaların kitap, defter ve kalemle hiç bir ilgisi olmadığı gibi, onların yardımı ile de gelişmediği görülmektedir. Batılı ülkelerde, öğrencilere verilen ev ödevlerinin yazmaktan çok, araştırma ve gözleme dayanması, ülke­mizdeki ev ödevi kavramının ise kitaptakilerin deftere kopyalanması anlamına geldiği bir dönemde çocukların yazılı iletişim ile bağlarının nasıl doğru biçimde kurulacağı ve nasıl güçlendirileceği sorunu tartışılmalıdır. Çocuğun yazması ve okuması için öncelikle belli bir amacının olması ve bu amaca yalnızca bu bece­rilerini geliştirerek ulaşabilmesi gerekmektedir.

Örneğin, yine ülkemizde yal­nızca sınıf içi ortamla kısıtlı olan eğitim ve öğretime yurt dışında müzeler, ser­giler, tiyatrolar ve sinemalar da katılmakta, buralarda çocuklarla ya da sınıfla birlikte ders yapma olanakları kurumlar tarafından da teşvik edilmektedir. Her bir ziyaretçi grubu için bulunan gözlem formları çocuklar için ilginç bilgiler ve yarışmalarla dolu olduğundan, çocukları hem gözlem yapmaya, hem ellerindekibilgileri okumaya hem de birbirleri ile yarışmak için yazarak doldurmaya yönlendirmektedir. Çocukların yazılı iletişim ile tanıştırılmasında da günümüze dek pek çok öğretim yöntemi denenmiş ve uygulanmıştır. Çocuk, sözlü dili edindiği gibi yazılı dilde de belli bir yeterlik düzeyine ulaşana dek belli bazı sorunlarla karşılaşılması olağandır. Bunların yenilmesi için de çocuğun yazılı iletişimi anlamlı bir bütünlük içinde görebileceği bir toplum yapısı içinde bulunması gerekmektedir.

Toplumun okuma alışkanlıkları da yaşadıkları bölgeye ve şehre göre deği­şiklikler de gösterebilmektedir. Bu durumda büyük şehirlerde yaşayan bireyleri gerek gazete dergi gibi süreli yayınlara gösterdikleri ilgi gerekse kitap okuma alışkanlıkları çevrelerinde gördükleri yayınlar pekişmektedir. Yine de yayın yüz­desi ve tirajı açısından ülke genelinde çok fazla bir etkinlik göstermemesine kar­şın, belli bölgelerin okuma alışkanlıklarında farklılıklar göze çarpabilmektedir Aynı bölge ve şehirde yaşamasına karşın, değişik sosyal, kültürel ve eğitim düze­yindeki bireylerin okuma alışkanlıkları da farklılıklar gösterebilmektedir.

İstanbul'da yapılan bir araştırmaya göre, gazete en çok para ile ilgili iş­lerde çalışan bankacı ve ekonomistler tarafından düzenli olarak okunmaktadır. Düzenli okuma alışkanlığı bir yana, okunanların türlere ayrıştırılmasında da bireylerin farklı seçimleri söz konusu olmaktadır. Araştırmada, kamu çalışanla­rının polisiye, sağlıkçıların aşk, bankacıların siyasi, eğitimci ve özel sektör çalı­şanlarının da ağırlıklı olarak macera türü kitaplar tercih ettiği ortaya çıktı. İstan­bul Ticaret Odası (İTO) adına Doç. Dr. Servet Bayram yönetiminde değişik coğrafya ve kültürden insanları bir araya getiren İstanbul'da 504 kişi üzerinde yapılan anket, toplumda genel bir okuma alışkanlığı olmadığını bir kez gösterdi. Ankete katılanların büyük bir bölümü 18 ile 27 yaş grubu arasında yer alırken, meslek grupları arasında da ilk sırada eğitim, ardından da özel sektör çalışanı ve esnaf-sanatkar geldi.

Büyük bölümünü bekarların oluşturduğu anket katılımcıla­rının % 46.4'ü lise, % 33.5'i üniversiteyi bitirirken, ilkokulu bitirenlerin sayısı % 7.5 ile 38 kişi olarak belirlendi. Anketten derlenen bilgilere göre, katılımcıla­rın % 60.7 oranındaki büyük bölümü okuma alışkanlıklarının olmadığını belir­tirken, yalnızca % 39.3'ü buna olumlu yanıt verdi. En iyi okuma alışkanlığı olanlar üniversite mezunları olurken, en az okuyanlar ise ilkokul değil, ortaokul mezunu olarak belirlendi. Katılımcıların % 49 oranındaki bölümü okuma alış­kanlığını kendi kendine kazandığını söylerken, bu alışkanlığı kazanmada okulun çok az bir rol üstlendiği ortaya çıktı. Ankete göre bu durum; eğitim kurumları­nın öğretimsel işlevlerini veya asli eğitim faaliyetlerini yürütme ve sevdirmede­ki eksikliğini gösteriyor. Verilere göre, okuma alışkanlığı olan 198 kişinin % 55.6'sı ailede en çok babalarının okuduğunu, % 25.8'i kardeşlerinin, %18.7 gibi küçük bir oran da annelerinin okuduğunu belirtti. Yaş gruplarına göre okuma alışkanlığı en çok 53-57 yaşları arasında bulunuyor.

Düzenli olarak gazete okuyan 198 kişiye karşın, 306 kişi ile büyük ço­ğunluğun buna olumsuz yanıt verdiği ankette, gazete okuma sıklığı bakımından ilk sırayı % 47.7 ile "3 günden az" alırken, bunu "3 günden fazla" ve "10 günde bir" takip ediyor. Gençlere nazaran orta yaş grubundaki kişilerin daha çok gaze­te okuduğu belirlenen çalışmada, bankacı ile ekonomistler, mali krizler yaşanan Türkiye'de gazeteyi düzenli okumaya en çok gereksinim duyan kesim olarak kendini göstermekte. Gazeteyi en az okuyan meslek grubu ise ev hanımları. Bunu hukuk ve güvenlik grupları takip ediyor. Katılımcıların yarısı günlük ga­zeteyi 1-2 saatte okurken, % 28.3'ü 1, % 9.1'i de günlük gazeteye yarım saatten az zaman ayırıyor. Araştırmaya göre, gazetenin en çok okunan bölümleri haber, politika ve ekonomi olurken, en az da köşe yazılan okunakta. Anket, bireyler arası bilgilerin paylaşımının da sınırlı olduğunu ve katılımcılardan büyük bir bölümünün bilgileri yalnızca yakın kişilerle tartıştığını da ortaya koymaktadır.

Gazete okuma alışkanlığı bulguları ile paralellik gösteren kitap okuma alışkanlığı da, % 31.5 ile sınırlı kalırken, katılımcıların % 68.5 ile büyük çoğun­luğu bu soruya olumsuz yanıt verdiği görülmektedir. Ankete katılan 504 kişiden 300'ünün evinde kitaplık bulunmasına karşın, kitaplıklarda yeterli sayıda kitap yer almıyor. Büyük çoğunluğun 30'a yakın kitabı bulunuyor. Dergi, gazete, kitap gibi kültürel okuma faaliyetlerine para ayırmayan 306 kişiye karşın, 198 kişiden 48'i aylık 5 milyon liraya kadar, 87'si aylık 5–10 milyon lira, yine 48'i 10–15 milyon lira ve 15?i de bu faaliyetlere 15 milyon liradan fazla para ayıra­bildiğini ifade etmektedir.

Kaynak : Nilüfer Pembecioğlu İletişim Ve Çocuk

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6