spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Doğal Şeyler İnsana Zarar Vermez Mi?

Günümüzün en büyük aldatmaca ya da balonlarından biri “doğal” ilaçların vücuda zarar vermediği yalanıdır. Bütün dünyada “bitkisel” ya da “doğal” ilaçlar büyük bir pazar oluşturmakta ve bu sektörde çok büyük paralar dönmektedir. Dolayısıyla bu sektöre, ilaç pazarına karşı çıkan ve doğal yaşamı destekleyen insanların tamamen masum bir girişimi olarak bakılamaz. İlaç sektörü neyse bitkisel ilaç sektörü de benzer ekonomik güdülerle çalışır. Bitkisel ilaçlara ve otlara halk arasında gerek hastalıkların tedavisi gerekse sağlıklarını koruma amacıyla büyük bir rağbet vardır.

Eczanelerde satılan ilaçlar, Türkiye’de Sağlık Bakanlığının, yurt dışında ise eşdeğer kuruluşların denetiminde ruhsatlandırılır. Bir madde ilaç olarak piyasaya sürülene kadar ortalama 5-10 yıllık bir araştırma sürecinden geçer. Kobaylar üzerinde defalarca denendikten sonra gönüllü insanlar üzerinde yan etkileri test edilir ve yararlı olduğuna karar verilebilmesi için plasebo kontrollü araştırmalar yapılır. Yani aynı hastalığa sahip örneğin 100 kişiye aktif madde içeren ilaç verilirken aynı sayıdaki bir başka gruba o ilaçla tamamen aynı görünümde ama aktif madde içermeyen “plasebo” tabir edilen tabletler verilir.

Hem hastalar, hem de onların durumunu belli aralıklarla değerlendir en araştırmacılar hangi kişinin hangisini (aktif ilaç ya da plasebo) kullandığından habersizdir. Böylece sırf ilaç alıyor olmaktan dolayı yaşanan etki (plasebo etkisi) ekarte edilmiş olur. Araştırmaya doğrudan etki etmeyen şahıslar tamamen rastgele bir şekilde hangi kişinin ilaç ya da plasebo alacağına karar verir ve hastaların değerlendirilmesine hiçbir şekilde karışmazlar.

Belli bir sürenin sonunda eğer aktif ilaç alan grup, plasebo alan gruba göre çok anlamlı bir şekilde daha fazla iyileşme gösterirse o ilacın etkili olduğuna karar verilir. Söz gelimi aktif ilaç kullananların %70’i düzelirken, plasebo kullananların %30’u iyileşir. Eğer iki gruptaki iyileşme yüzdeleri birbirine yakınsa ilacın etkisi olmadığına karar verilir.


Bir ilacın piyasaya sürülmesinden önce onun etkili olduğunu gösteren farklı ortamlarda ve farklı kişiler üzerinde gerçekleştir ilmiş birbirinden bağımsız en az 3 tane gen iş katılımlı araştırmanın olumlu sonuç vermesi gerekir. Bir ilaç piyasaya çıktıktan sonra da etki ve yan etkileri üzerindeki tak ip ve kontroller devam eder. Bitkisel ilaçlar ise bu süreçlerin hiçbirisinden geçmeden, tamamen “kerameti kendinden menkul” bir şekilde piyasaya sürülürler. Çünkü Sağlık Bakanlığı’nın değil Tarım ve Köy İşl eri Bakanlığı’nın denetimine tabidirler. Dol ayısıyla sebze ve meyve ile aynı kategoride izin alırlar. Bunların etkisinin plasebodan ne kadar fazla olduğu her zaman meçhul kalmaktadır. Piyasaya çıkmadan önce yan etki araştırmaları yapılmadığı için olabilecek kötü sonuçlar çok sonradan anlaşılmaktadır. Bunun yakın geçmişteki örneği “Lida” isimli ilaçtır.

Çin’de kilo vermek için yüzyıllardır güvenle kullanıldığı iddiası ile piyasaya sürülen ve tamamen bitkisel olan bu ilacın birçok kişide böbrek yetmezliğine neden olması nedeniyle sonradan piyasadan çekilmiştir. Fabrikalarda üretilen ilaçlar da genellikle doğada olan bir maddenin ya da molekülün laboratuar ortamında sentezlenmesiyle oluşmaktadır. Dolayısıyla diğerleri doğal, bunlar ise doğa dışıdır gibi bir ayrım mantıksızdır. Bitkilerin içindeki maddeler de kimyasal bir yapıya sahiptir. Bu maddeler, ilaçların içinde yoğunlaştırılmış şekilde bulunmaktadır.

Örneğin aynı miktardaki vitamini almak için 10 kilo bitki yemek yerine ihtiyaç halinde bir tek tablet ile aynı miktarda vitamin alınabilir. Ayrıca ilaç haline getirilen bitkiler artık doğ al değildir. Çünkü bazı işlemlerden geçiril erek kapsül ya da tablet haline getirilirler. Bu durumda fabrikalarda üretilen ilaçlarda olduğu gibi bazı ek maddeler de içermek zor undadırlar. Dolayısıyla örneğin sarımsak yemekle sarımsak tableti almak aynı şey değ ildir. Oysa bu ilaçların reklamı yapılırken soframızda yediğimiz bir sebze ile aynı şeymiş gibi lanse edilmektedirler.
Doğal ve bitkisel olan şeylerin zararsız olduğunu zannedenler esrar ve tütün gibi çeşitli bağımlılık yapıcı maddeleri göz ardı etmektedirler. Zehirli mantarlar da insanın hayatına son verebilir. Dolayısıyla doğadan çık an her şey masum ve zararsızdır gibi bir anlayış temelsizdir.


Gerekmedikçe ilaç almak ya da ufak sebeplerden ciddi yan etkileri olabilecek ilaçları kontrolsüz bir şekilde kullanmak sağlıksız bir davranıştır. Örneğin soğuk algınlığı için kendi aklına göre ya da eczacı kalfası tavsiyesi ile antibiyotik alıp kullananlar vücudundaki mikroplan gereksiz yere antibiyotiklere bağışıklı hale getirirler ve daha sonra ciddi bir enfeksiyon yaşadıklarında antibiyotikten fayda göremezler. Ya da sağlıklı yaşam uğruna bazı ilaçları gereksiz yere kullananlar karaciğer ya da böbreklerinde harabiyete neden olabilirler. Diğer yandan gerekli olan durumlarda sırf yan etkilerinden dolayı ilaç kullanmamak makul ve mantıklı bir tutum değildir. Zira ilaç tedavisine karar verilirken kar ve zarar hesabı yap ılır. Her ilacın bazı yan etkileri olabilir. Ancak elde edilecek fayda, muhtemel yan etkilerden çok daha fazla ise ilaç kullanmaya karar verilir. Hastalık ya da problem ne kadar büyük ise göze alınan yan etkilerde o kadar fazla olabilir. Örneğin kanser ilaçlarının çok ağır yan etkileri vardır. Ve ancak kanser gibi ölümcül bir durumda kullanılabilirler.

Çoğu ilacın yan etkisi ise oldukça hafif ve geçicidir. Bu yan etkilerden kaçarken çok daha önemli olan mevcut problemin çözümü engellenmiş olur. Hayatta her şey kar zarar hesabıyla yapılır. Örneğin ilaçlarda olduğu gibi otomobillere de prospektüs koyma mecburiyeti olsaydı, o prospektüste her gün araca binen yüzlerce insanın öldüğü ya da yaralandığı yazacaktı. Bunu okuyup arabaya binmemek ve trafiğe çıkmamak gibi bir şey düşünülemezdi. Mecburen her gün trafiğe çıktığımız gibi sağlığınız gereği ilaç alırken de bazı riskleri göze alırız. Ve bu riskler trafiğe çıktığımızda aldığımız riskler e göre çok daha seyrek ve hafiftir. Birçok insan kronik ve tekrarlayıcı hastalıklar için ilaç kullanma mecburiyetinde kalmaktadır. Guatr, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları gibi pek çok problem ömür boyu ilaç kullanmayı gerektirir. Bu gibi sebeplerle sürekli ilaç kullanmak ilaca bağımlı olmak anlamına gelmez. Çünkü bir maddeye bağımlılıktan söz edebilmemiz için o maddeyi kullanmanın kişiye zarar vermesi ve buna rağmen kişinin o maddeyi kullanmayı bırakamaması gerekir.

Örneğin alkol bağımlısının, alkol almaktan dolayı sosyal ve mesleki hayatımda sorunlar vardır. Oysa tansiyon ilacı almaktan dolayı sorun yaşanmaz ya da olabilecek yan etkiler yüksek tansiyonun neden olduğu olumsuzluklara göre ihmal edilebilir düzeyde kalır. İlaç bırakıldığı zaman şikâyetlerin tekrar ortaya çıkması ise ilacın kabahati değildir. Dolayısıyla böyle bir hastalığı olan kişinin bu ilaçlan kullanmaktan şikâyet etmek yerine bu ilaçların varlığına sevinmeleri gerekir. Örneğin tiroid bezi yavaş çalışan bir çocuk 100 yıl önce yaşasaydı zekâ özürlü, hantal ve birçok sağlık sorunları yaşayan bir kişi olacak ve uzun süre yaşayamayacaktı. Oysa bugün günde bir tane hap almakla bu hastalığın bütün belirtileri engellenebilmektedir. İlaç tedavileri hala ideal düzeyde değildir. Muhtemelen bundan 100 yıl sonra bugünkü ilaç tedavileri tamamen demode olacak. Hastalıkların genetik temelleri üzerine etkili ilaçlar üretilecek. Ancak o zamana kadar elimizdeki imkânlardan uygun şekilde yararlanmak gereklidir. Uygun durumda (endikasyon) uygun ilaç, hekim kontrolünde, uygun dozda ve sürede kullanılmalıdır. Her ilacın herkeste etkili olmayabileceği ve farklı yan etkilere neden olabileceği hatırlan arak kişinin bünyesine uygun ilacın bazen birkaç denemeden sonra bulunabileceği bilinmelidir.


Birçok hastalığın oluşumunda ya da tedavisinde yaşam stili ve beslenme alışkanlıklarının önemli rolü vardır. İlaç tedavilerinin yanında her hastanın uygun şekilde beslenmesi ya da diyet yapması, ayrıca birçok hastalıkta uygun şekilde düzenli egzersiz yapılması yararlıdır.

Prof. Dr. İlhan YARGIÇ / Psikiyatrist
İstanbul Üniversitesi İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim üyesi

web tasarım

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6