spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Erişkin Dehb’si Nedir Ne Değildir

"DEHB ile yaşayan ve başarılı olanlar var. Bunlardan biri şu an önemli fabrikalardan birinde çok üst düzey bir yönetici ama DEHB
olmasaydı belki ABD'de alacağı bursla akademik dünyada bir yerlerde olacaktı... Zekâsı yüksek, dikkati bozuk, bu ikisini ayarlamış götürmüş hayatını... Peki, zekâm o kadar yüksek değil ve dikkatim bozuksa?"

DEHB de dürtüsellik de her zaman var, mesela gece 21: OO' de pat diye "Bodrum'a gelir misin', diye sorun, gelirim der. İki gün sonra da sınavı vardır ya da önemli bir toplantısı... Pat diye alır, pat diye karar verir, pat diye söyler... Bu önemli ve olumlu bir özellik haline de gelebilir yaşamında... Bir gün dürtüsellik üzerine NTV radyoda konuşuyordum ve bir ara düşünebiliyor musunuz hiperaktif borsacıyı dedim"... Üç gün sonra geldi. Konuşmamı eşi dinliyormuş... "A, bu adam benim kocamdan bahsediyor' demiş.

Benim bir tek adım geçiyor programda, ev telefonumu bulmuşlar... Çok sıkı eğitim görmüş biri. Benimle aynı liseden, üzerine Belçika ve Amerika'da eğitim görmüş... Menkul kıymetlerle ilgili çok önemli yerlerde çalışmış. Bana sorununu şöyle tarif ediyordu, "Sabahtan öğlene kadar durabilsem, var ya... Büyük zengin olurdum" diyordu. "Ama öğlenden sonra dayanamayıp altına, şu ya da bu senede giriyorum." Çok kötü battı, milyon dolarlık bir batış, üstelik üçkağıtçı da değil bu adam... işte emposivite.

Dürtüsellik var orada... Diğer yandan şu da önemli, acayip canlı bir adam bu... Tanı kriterlerinden biri de stresle baş edememedir. Erişkin tipte bu basit, sıradan. Aslında olsa da olur, yani ondan da ne olur diyebileceğiniz stres durumlarıyla baş edemezler. Of, puf demeye başlarlar. Sen bu kadar zeki, iyi eğitimli adamsın dersiniz... Aman aman, ben almayayım, derler... Bu gerçekten dikkatten kaçmasın, çok önemli bir kriterdir..

Erişkinler için önerilen DEHB tanı kriterleri

1-Gerçekte ne kadar başarılı olduğundan bağımsız, yeterince başarılı olamama duygusu
2- Organize olmakta güçlük
3- Kronik sürüncemede bırakma ya da başlamakta güçlük
4- Aynı anda bir sürü projeler tamamlamakta güçlük
5- Akla geldiği gibi konuşmaya eğilim
6- Sıklıkla yüksek uyarıma arayışı
7- Sıkıntıyı fark edememe

Şimdi başka bir yazarın görüşlerine bakalım... Başarılı olamadığını düşünme. Gerçekten de çok başarılı insanlar var DEHB olan ama hep olmadı, olamadı diye düşünür, hissederler. Bir danışanım aklıma geldi, onu anlatayım bununla ilgili... Bir mim ar, çok başarılı... DEHB'nin önemli özelliklerinden biri de bu. "Gözlerimi kapatıyor um ve hakikaten çok değişik şeyler çiziyor um, kimsenin aklına gelmez", diyor. Buna karşılık hak ettiği parayı kazanamamış biri, kendini başarısız görüyor. Para yok, o neden? Çünkü kâğıtların altına imza atıyor ama okumadan... Attığı imzalar istismar ediliyor. Bir anda o kadar samimi, dürüst ve herkesi kendin gibi görebilme durumu var. Başarılı olamıyorum kısmı da aslında bundan. Yine bir kriter; kronik sürüncemede bırakma... Yani ben DEHB olsam, hemen bu toplantıyı gelecek ay ya da gelecek yıl mı yap- saydık acaba demeye başlarım... Başlamakta güçlük.. Hep sallar, geciktirir, son güne bırakır, tıpkı çocuklardaki gibi... Elektrik su paralarını ödemeyen var; cebinde parası var, ödemiyor... Amerika'da vergi borcu olanlardan söz ediyorlar, bizde herk esin vergi borcu olduğu için o örneği vermeyeyim diyorum.

Ama Amerika'da vergi borcu çok önemlidir. Vergi borcu olanlara bir çalışma yapın diyordu ABD'li bir yazar... Aynı anda birçok projeye başlayıp bitirmeye çalışma, genellikle aktif olanlarda var. Hipoaktif olanlar ise genellikle akıllarından geçirirler ama hiçbir şeye başlamazlar. Hiç adım atmazlar... Hiperaktif olanlar ise başlar ve bırakırlar, ne İtalyanca kursları, ne git ar kursları, ne tahta boyama kurslarına gidilmiştir, hepsi yarıda kalmıştır. Tamamlamakta güçlük de önemlidir. Rutin e bindiği andan itibaren sıkıcı gelmeye başlar. Bu herkes için öyledir belki ama onlar için özellikle öyledir. Bir işi ilk kez yaptığında gözleri parıldar sevinçten ama aynı iş rutine döküldüğü zaman bırakır... Akla geldiği gibi konuşma eğilimi vardır... Çocukken cici çocuk olmamakla birlikte cici adam da değillerdir... Eğer meslek sahibiyseler, örneğin sanatçıysalar ve konuşursanız, of be ne müthiş adam dersiniz. Buna karşılık mühendis, doktor vb olunduğunda zıpır adam denebilir onlara. Bu farklılıklarıyla çok başarılı oluyorlar, farklı oluyorlar, kendi benlerini ortaya kol ayca koyuyorlar.


Sıklıkla yüksek uyarılma arayışı da çok önemli. Ben 160 km hızla heyecanlanıyorsam, adam 240 km ile heyecanlanıyor. Yüksek uyarılma eşiği arayışı var. Kesmiyor onu... Daha fazla heyecan istiyor... Bütün hikâye daha yüksek uyaranla uyarılmaktır... Dikkatini verememe, aynı zamanda tek bir işe acayip odaklanmayı da içermektedir. Sanki bağımlılık gibidir. DEHB'Ii çocuklarda da vardır ya... Altı saat boyunca atan oynuyorlar da nasıl oluyor da ders çalışmıyorlar, demek ki öğretmeni kötü denir... Bir yazar, 'Dikkat eksikliği değil bu hikâye' diyor, 'Bu bir dikkat tutarsızlığı'. Dikkatini nerede, nasıl, ne zaman kullanacağını bilememe hikâyesi... Bu görüşe katılıyorum. Aşırı odaklanma da bundan dolayıdır. Örneğin 18-25 yaş arası gençler çok sık partner değiştirirler. İlk takip ettiğim kızlardan birinin lafını hiç unutmuyorum, "Ama bir de tutulursak var ya, paspas oluruz" demişti. Yine aşırı odaklanma işte... "Altı ay çıktım adamla, sonraki bir zaman bu adamla bir yerde karşılaştık, buluştuk, bir yerde oturduk. Bir baktım. Aman Allahım, ben bununla nasıl çıkmışım yaa', dedim... Ben de katılıyordum bu görüşe, kız ciddi rock'çıydı, adamsa Mahsun Kırmızıgül... Uygun prosedürü takip etmeden sıkılma da rutinden sıkılmayla aynı şeydir. Amirden memurdan memnun değilim, o yüzden işy erimde mutsuzum meselesi değil bu. işler rutinleşiyor ve sıkıyor.

Herkesin yaptığı şeyi değil, başka, farklı bir şey yapmak istiyor... Erişkin DEHB'lilerde gereksiz ve sonsuz şek ilde üzülmeye eğilim; üzülmeye yarayacak bir şey bulmak için ufku taramak ile gerçek tehlikeleri önemsememek arasında gidip gelmeler var. Ortada hiçbir şey yok, okul da iş yaşamı da idare ediyor ama yine de üzgün. Yahu ne oldu, diye soruyorsunuz, üzgün işte... Ben bu süreçte şunu fark ettim: Eğer elinizde odaklanacağınız bir şey yoksa kalmamışsa, keder ve üzüntü odaklanabileceğiniz en iyi şeydir. Onlar da işte bu üzüntüye odaklanıyor ve rahat ediyorlar. Ve hatta üzülecek şeyler arayabiliyorlar...


Erişkinlerde DEHB için bulunabilecek çözümlerden söz ederken bunlara da değineceğim ama mutlaka onun dikkatini verebileceği önemli bir şey yaratmak, genel olumsuz tabloyu gidermek açısından ve tedavin in önemli bir parçası olarak çok önemli. 0 üzüntünün yarattığı kısır döngüden onu çık artmak... lnteraktif tedaviyle de bu mümkündür. Bireyin kendi benini ortaya koymasına, çok önem veriyorum. Kendi içindeki yaratıcılığı ortaya koymasına, oblektivizme inanan biriyim. Ama gerçek ben ortaya konamadığı için, beslenmesi gereken ana yapı beslenmez... Özgüvende ciddi bir düşme olur. Dış arıdan gözlemlenen bütün o özgüven ve zekâsına rağmen, kendi içinde kendini yiyen bir adam haline gelir. Tedavide de oblektivizmi mümkün mertebe anlatmak isterim.

Özgürlükten değil de özgünlükten, kendine özgü olandan söz ediyorum. DEHB'Ii bunu başarırsa gerçekten de çok kolay bir düzelme ortaya çıkabiliyor. Depresyon geçiyor, özgüven hızla düzeliyor. DEHB'li çevresi tarafından doğru algılandığı andan itibaren kendini hızlı düzeltiyor. Hiparaktivitede bağımlılık davranışına yatkınlık da çok önemli. Bir çalışma, erişkin DEHB'lilerin üçte birinin maddeyi kötüye kullandıklarını ya da bağımlı olduklarını söylüyor. Alkol de buna dahil. Bu işin artık genetik tarafı da, DEHB ile bağımlılık arasındaki ilişki de biliniyor. Kumar, alışveriş, iş, alkol vb, böyle gidiyor... DEHB'nin ciddi anlamda tedavisinin ise bunları ciddi oranda azalttığını biliyorum. Verilen ilaçlar bağımlılık yapar mı, meselesinde de bu konuya yeniden döneceğiz Bu kapsamda hatalı oto gözlem de önemli, Kendilerini çok kötü değerlendiriyorlar. Ben im onda gördüğüm bir sürü iyi şeyi görmüyor; kendileri hakkında çok kötü gözlemciler. Çevreyle ilişki konusu da çok önemli... Anneler babalar hemen, "Bak ama Ahmet'in oğlu öyle değil diyebiliyor. Toplum kuralları öyle söylemiyor, ama bizim ülkede böyle olmaz. ki.. Uyarılar, uyarılar... DEHB'liler bunlara çok uyamıyorlar... Ben kendilerinde olumlu yanlar gördüğüm ve söylediğim zam an da "Hadi ya Turgut abi, dolduruşa getiriyorsun beni", diyorlar. 40 yaşındaki biri de benzer bir tepki vermişti. "Bırak doktor", dedi... Bir de bütün bunlara bakabilmemiz için, çocukluk çağı tanısı da olması lazım. Çocukluk çağı tanısı olmadan ortaya çıkacak olan tanılar, psikiyatristin hatasıdır. Eğer çocukluk çağında bunlar yoksa bu çocuk hiperaktif değildiyse başka tanılar almak gerekir... Sizlere son olarak bir Türk uzmanının değerlendirmelerinden söz etmek istiyorum... Kendisi Kanada'da yaşayan hocamız Prof. Dr. Atilla Turgay ki bu konuda çok ciddi çalışmaları olan bir insandır. Onun oluşturduğu ve diğer tanı kriterlerine eklenebilecek özellikler özellikler şöyle sıralanıyor:

Sıklıkla eşlik eden özellikler 1:

1-Yeterli düzeyde başarılı olamadığını düşünme,
2- İşe başlamada güçlük, sık sık erteleme,
3- Bir arada birçok işle uğraşma ve bitirmede güçlük,
4- Aklına geleni söyleme (yeri mi, zamanı mı bakmadan),
5- Büyük heyecanlar peşinde koşma,
6- Boşluk duygusuna ve sıkıntıya katlanamama,
7- Herkesin izlediği yolları ve kuralları uygulamama,
8- Sabırsızlık,
9- Dürtüsellik,
10- Kendini güvensiz hissetme.

Bunlar arasında büyük heyecanlar peşinde koşma maddesi çok önemli. Bu da çok sık başa gelen bir şey, yüksek uyarılmayla birlikte dikkat çekiyor ve bazen de yaşamda çok işe yarıyor..
Mediko'daki odama hiperaktif öğrenciler geliyorlardı, 18-25 yaş arasındaydılar... Bunların büyük kısmı masaya dayanırlar, tık tık masaya vururlar, parmak şaklatırlar, dokunurlar, bacak sallarlar, kısa kes anlamına gelecek olan ne varsa hepsini yaparlardı... Eşirkinlerde de vardı bu... Çok uzun bir toplantıda olduklarını düşünün... Toplantıda "Bu adam kim yahu" dedirtecek davranışlar da bulunduklarını, örneğin kesinlikle dokunulamayacak bir adama dokunduklarını anlatırlardı. Bu adama hiç dokunulur mu, üst düzey biri diye uyarırlarmış, "Ama dokunuyorum, ne yapayım" durumundadırlar... Bu da erişkin DEHB'de çok sık rastladığımız bir durumdur.

Unutkanlık konusu da dikkat eksikliği bağlamında dikkat çeker. Güne on işle başlar, beşi kafadan unutulur. Üçü zaten kendiliğinden gün içinde gider, ikisiyle uğraşarak bitirir günü. Cepler kâğıtlarla doludur. İşinden zevk almada güçlük önemli bir kriterdir... Liseden bir arkadaşım vardı, o zam anlar "Bundan bir şey olmayacak, biraz salakça sanki" derdim. Liseden yıllar sonra karşıma çıktı.,. Maddi anlamda cebinden beni çoktan çıkarmış durumdaydı, Konuştuk...Yemeği de ben ısmarladım. Gördüğüm en tipik DEHB'si olanlardan biriydi. Hem hipo hem hiper anlamında. Derslerde yatm asının, uyumasının nedeni de buymuş. Çok başarılı oldu, sebebi şu: Fransa'da ekon omi okudu. Bir yabancı şirkete girdi. Bana bu şirketin yapısını anlattı. Şirket o kadar iyi değerlendirmiş ki onu... lohannesburg'ta bir sunumu var, üç aylığına gidiyor... Of bütün dünya onun. Sonra sıkılıyor, hadi Montreal'e gidiyorsun, diyorlar... Sonra Paris'te biraz, üç ay kadar kal diyorlar... Eğer bu adamı ana merkezde üç ay tutsalar kesin başarısız olacak... Bun un oda farkında. İşinden zevk alıyor. Yapısına uygun bir ortamda, DEHB'liler kendilerine en ilginç gelen işten bile sıkılırlar. Erişkin DEHB'liler kreatiftirler, en kreatif işlere girerler, sıkılırlar, sürekli, düzenli yapmazlar. Onun için iyi sanatçı, iyi sporcu olurlar. Sporculuğa erken başlar ve disiplin ini öğrenirlerse başarı gelir. Ama yine de çok keyif almazlar, hep akılları başka yerlerdedir.

Sıklıkla eşlik eden özellikler 3:

21- İşinden zevk almada güçlük,
22- Hayal kırıklığına uğramış hissetme,
23- Kendi kapasitesine uyumlu bir düzeye ulaşamama,
24- Düşük benlik saygısı,
25- Uzun süredir devam eden mutsuzluk hissi.

Şimdi gelelim, DEHB'nin olumlu yönlerine. Öyle ya, hep kötü müdürler, iyi yönleri yok mudur? Bizim 'psikiyatride tanı kriterleri' kitabımız vardır... Bana içlerinden mecburen bir tanı seçmek zorundasın, ne seçer5 m deseler, ben erişkin DEHB'sini seçerim... Çünkü artıları ve eksileri olan nadir hastalıklardan bir tanesidir. Geri dönüp üniversite yıllarıma baktığımda bütün çok sevdiğim arkadaşlarımın, öyle ya da böyle, tanı alan ya da almayan ya da tanının tam içindeki DEHB'ler olduklarını gördüm. Gerçekten de enerjiktirler, kıpır kıpırdırlar.

DEHB ' NİN OLUMLU YÖNLERİ

• Enerji olma,
• Yaratıcılık,
•Sıcak kanlı, cana yakın olma,
• Hoşgörü) ü olma,
• Esneklik,
• Espri yeteneği,
• Risk alabilme,
• insanlara kolayca güvenebilme.

Düştüğünüz yerde sizi ayağa kaldırırlar, espirilidirler, sıcaktırlar. Çok iyidirler, hipoaktifdirler... Bende öyle bir enerji var ki şunu bir koyabilsem ortaya diye düşünürler ve vardır bu enerjileri gerçekten de... Onların bu özelliklerini yakalayabilirseniz, ilişkinizi acayip keyifli hale getirebilirsiniz. Hipoaktif bir DEHB'Ii, mezuniyetten sonra bir öğrenci yolculuk programıyla 20 kenti gezdi ve oradaki anılarını yazdı bana, aman allahım... Gururla Türk erkeğini temsil etmiş, kuzeyli kızlara... Gerçekten zekâsını, enerjisini göstermiş... Burada kız arkadaş edinemiyordu, konuşamıyordu... Ama "Aslında bende neler var Turgut abi" deyip duruyordu.

Gerçekten sıcakkanlıdırlar, cana yakındırlar... İşini bırakır sizin için uğraşır. Onlara 'kelek atarsınız', sonra da kusura bakma, şöyle şöyle oldu dersiniz, "Tamam abi, takma kafanı" derler... Olumlu özelliklerini giderek daha fazla yaşamaları da onlara zarar verir aslında. Örneğin insanlara gerçekten de kolay güvenir, kolay risk alırlar... Risk almak iyidir ama çok kolay alınınca problem yaratır, hoşgörülü olmak da iyidir ama biraz fazlası sorun yaratabilir. Toplumun hangi seviyesinden, hangi görüşten olurlarsa olsunlar, hakikaten çok canlı anlar yaşatırlar partnerlerine. Çünkü canlıdırlar, keyiflidirler. DEHB olmayan keyifli arkadaşlar yok mudur, vardır ama onlar başkadır. Bir danışanımın kız arkadaşı, "Turgut bey, diğer arkadaşlarım doğum günü hediyelerini anlatıyorlar ve oldukça "Vaav!" diye bağırıyorlardı. Ben, benimkinin bana verdiği hediyeyi anlatım, çıt yok... Ona sıfır galip, yok böyle bir şey,.. Hediye budur, dediler..."

Popüler psikiyatri /Uzm. Dr. Turgut KUNDAKÇI /Psikiyatrist

web tasarım

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6