spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Gurbet Psikilojisi

Daha iyi aramaya çıkarken, göç ederken geride bıraktıklarımız neler ? Sanırım birçok insan yola çıkarken bunu hesaba katmıyor. Hedef daha iyi, kaliteli eğitim, iş yaşam olunca insan sahip olduklarının değerini görmezden gelebiliyor. Kim cesaret edip yurtdışına giderse ona gıpta ediliyor. Acaba ülkesini bırakıp giden de böyle mi düşünüyor ? Bu deneyimi yaşan biri olarak bu soruya rahatlıkla ‘’ hayır’’diyebilirim.

Göçün hikayesi tarih öncesi devirlere kadar dayanır. İnsanoğlu toprağın verimli, suyun bol, coğrafi koşulların uygun olduğu alanları aramak için devamlı ordan oraya taşınmıştır. Asıl niyet yerleşik hayata geçebilmek için uygun ortamın bulunmasıydı. Bunun yanında ‘’ bir yerlere ait olma’’ güdüsü de psikolojik bir ihtiyaçtı. Yaşamak için bulunan topraklar bulanların oldu. Sonra insanlar kendilerini bu topraklarda güvenli hissetmek için sınırlar çizdiler. Bu alanlarda kendilerine ait kültür, dil ,gelenek geliştirdiler. Temelde birbirinden hiçbir farkı olmayan insanoğlu farklılaşmaya başladı. Bütün bu sınırlar, farklılıklar savaşları beraberinde getirdi. Kısacası dünyanın bu son haline gelmesi oldukça uzun sürdü .Şu an herkes kendi topraklarında Ülkelerinin onlara sağladığı olanakları ve güvenliği kullanarak farklı farklı hayatlar sürüyor. Dünyadaki popülasyonun % 95 i yerleşik hayata geçmiş olmasına rağmen ‘ göç ‘ hala devam ediyor. İnsanoğlunun daha iyi yaşam koşullarını elde etme çabası günümüzde de temel ihtiyaçlardan biri. Değişen tek şey göçün, eğitim , iş evlilik gibi nedenlerle çeşitlenmesi. Peki daha iyiyi aramaya çıkarken geride bıraktıklarımız neler ? Sanırım birçok insan yola çıkarken bunu hesaba katmıyor. Hedef daha iyi, kaliteli ,eğitim,iş, yaşam olunca insan sahip olduklarının değerini görmezden gelebiliyor. Kim cesaret edip yurtdışına giderse ona gıpta ediliyor. Acaba ülkesini bırakıp giden de böyle mi düşünüyor ? Bu deneyimi yaşan biri olarak bu soruya rahatlıkla ‘’ hayır’’diyebilirim.Uzun süre uğraşıp kurduğumuz düzeni bozup bambaşka bir ülkeye gitmek, göründüğü kadar kolay olmuyor.

Doğduğumuz toprakların gelenekleriyle büyümüş ,arkadaşlar edinmiş, iyi kötü bir çevre yapmışız. Ülkenizin güncel olaylarını takip etmiş, hemen hemen herkesle aynı şeyler gülmüş ve ağlamışsınız. Bunların değerini arkamızda bırakmadan anlamamız mümkün değil. Hiç günlük yaşamda kendi dilinizi konuşmaya özleyeceğinizi düşünür müsünüz ? Ya da kendi ülkenizdeyken yanından geçip gideceğiniz birini yurtdışında sadece sizinle aynı milletten olduğu için dostunuzmuş gibi göreceğinizi ? Peki bir dükkanda görüp aslında o kadar beğenmediğiniz ama sadece üstünde sizin ülkenizde yapıldığını belirten yazıyı görüp hemen onu satın alacağınızı ? Özellikle başka bir ülkeye taşındıktan sonra ilk yıl, en zor dönem. Tabi ki kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir ama genel olarak depresyon ve melankoli yaygın olarak görülmekte. En büyük problem iletişim kurmak. Yerleştiğiniz ülkenin dilini biliyor olsanız bile her zaman diğer insanlarla paylaşacak daha az şeyiniz oluyor. Kahkahalarla güldüğünüz basit bir fıkrayı bile başka bir dile çevirseniz esprisini yitiriyor. Her dilin duyguları ifade ediş biçimleri farklıdır. Belki de en önemli sıkıntı ne hissettiğiniz tam olarak aktaramamak. Dolayısıyla kurduğunuz yeni arkadaşlıklar belli bir sınırda kalıp ötesine gitmiyor. Tabii eğer o ülkenin dilini bilmiyorsanız durum daha da zorlaşıyor.Bir süre dili öğrenmekle vakit geçirip ancak kendinizi ifade edebilecek duruma geldiğinizde, insanlarla ancak o zaman daha kaliteli bir iletişime geçiyorsunuz. İşte bu geçiş dönemi, kişinin kendisini en yalnız hissettiği dönemdir. İnsan sosyal bir varlık olduğundan diğer insanlarla iletişim halinde olması psikolojik bir ihtiyaçtır. Frustrasyon, yalnızlık hissi, sosyal anlamda yetersiz uyarılma kişiyi depresyona sürükleyebilir.

Bütün bunların yanında ülkenizden ayrı kalmanın insanın kişiliğine olumlu katkıları da vardır. Her şeyden önce yeni bir kültürle tanışmak, başka ülkelerin dilini ve tarihini öğrenmek, kişinin ufkunu genişletir. Doğal olarak kendinizi bu yeni ortama adapte etmek zaman alabilir. Normalde kendinizden ödün vermeyeceğiniz durumlarla karşılaştığınızda belki de hiç yapmayacağınız şeyleri yapar duruma gelebilirsiniz. Kendinize ve çevrenize çizdiğiniz katı sınırlar bir anda yol olabilir. Kısacası süper egonuz oldukça yumuşayabilir. Özlem duygusuyla ailenizin, sevdiklerinizin ve ülkenizin değerini daha iyi anlıyorsunuz.
Gurbetçilerin yıllarca yurtdışında çalışıp o ülkenin yaşam ve sağlık koşulları daha iyi olmasına rağmen emekli olduktan sonra neden ülkelerine döndüklerini daha iyi anlıyorsunuz. Peki o yıllar süresince kendi ülkelerinde kaçırdıklarını telafi etmeleri mümkün mü ? Büyük bir ihtimalle’’ hayır’’. Döndüklerinde şarkılarıyla büyüdükleri şarkıcıların yerlerini başkalarına bırakmış olduklarını, daha önce görmedikleri yeni binaların inşa edildiğini, arkadaşlarının aileler kurduklarını görüyorlar.
Günümüzde internet ulaşımı sayesinde kişinin kendisini ülkesinde ki olaylara güncellemesi çok kolay. Y a da ailesi ve arkadaşlarıyla görüntülü konuşması.Bunun yanında uçakla binlerce kilometreyi birkaç saatte kat etmek de mümkün. Peki insanlar sevdiklerine kavuştuklarında neden yıllardır görüşmemiş gibi seviniyorlar ? Bu sorunun cevabı da bu yazıda gizli…

Aileme ve bütün sevdiklerime selamlar,
Arzu, İspanya…

Psikolog ARZU ELEMEK

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6