spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Lıght Madde Bağımlılığı

Ciddiye alınmayan fakat zaman içerisinde bireylerde bağımlılık yaratan kimyasallar... Dışarıdan ilk bakışta bir bağımlılık olduğunu anlamak bile çok güç. Oysa ülkemizde çok sayıda insan alkol, sigara, kahve, ağrı kesici, sakinleştirici, kas gevşetici vb. maddelerin, üstelik tıbbi anlamda bağımlısı olmuş durumda. Dışarıdan bakılınca anlaşılmayan, kanuni bir takibe uğramaları olanaksız olduğu için araştırmalarda, istatistiklerde kolay kolay rastlanmayan bu bağımlı kitlenin light bağımlılar olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yanılıyorsunuz.

Merhabalar, bu sayıda sizlerle paylaşmak istediğim konu, toplumum uzu derinden etkileyen ve uyuşturucu kullanımı olmasına rağmen öyle algılanmayan, yasal kimyasalların kötüye kullanımı ile ortaya çıkan: madde bağımlılığı. Birçoğumuzun günlük hayatta önemsemeden rahatlama amaçlı kullandığı, alkol, sigara, basit sakinleştiriciler, ağrı kesiciler, kafein, kilo verme hapları. kas gevşeticiler, kodein ihtiva eden ilaçlar gibi ciddiye alınmayan fakat zam an içerisinde bireylerde bağımlılıkta tercih maddeleri haline gelen kimyasallardan bahsetmek istiyorum.
Gelin basitçe bunların aslında ne olduklarına kısaca bir göz atalım.

SİGARA = NİKOTİN

Nikotin maddesinin bağımlılığı aynen diğer maddeler gibidir, bu maddeyi kullananlar, zamanla kullanımlarının miktarını artırır ve merkezi sinir sistemlerinde bu maddeye bir yer oluştururlar. Sinir sistemlerinde madde azalması durumunda yoksunluk hissederler. Yoksunluk belirtileri, uykusuzluk, öfke, tahammülsüzlük, yoğunlaşma zorluğu, yer inde duramama, yoğun kalp çarpıntısı, yoğ un iştah artması, endişe ve keyifsizliktir. Nikotin en zor terk edilen madde özelliğine sah iptir. Maddenin biyolojik olarak bireyle etkileşimi astım, kanser çeşitleri, kalp damar hastalıkları, mide hastalıkları ve tat, koku duyularının kaybolması şeklinde kendini gösterir.

ALKOL NASIL ETKİLER?

Alkol aldığımızda, %20'si mide duvarından kan dolaşımına geçer, %80'ni ince bağırsaktan kana karışır. Vücudumuz saatte 45 gr, yani bir bin ı veya bir bardak şarap kadar alkolü yok edebilir. Daha fazlası ve zaman açısından kullanım sıklığı, kandaki alkol oranını artırır ve maddenin toksik etkileri yaşanır; yani sarhoş olunur. Alkol dolaşım sistemine girdiğinde dakikalar içinde bütün organlara ulaşır. Molekül yapısı basit ve küçük olduğundan hücre duvarlarını kolayca aşar. Alkolizm dendiğinde aklımıza köşe başında yatan şarapçı imajı gelir. Bu doğru olmadığı gibi, alkolizmi yaşayan bir bireyin ne kadar ya da ne sıklıkta içtiğinin bir belirleyici olmadığı,
● Bazı kişilerin yılda bir ya da iki, bazılarının ayda bir ya da hafta sonu, bazılarının akşamlan alkol alma sonrası yaşadığı iyi ya da kötü anlamda, radikal kişilik değişimi ,
● İlk yudumu aldığında duramama ve anlık ya da bölümsel hafıza kopmaları ,
● (En önemlisi) Ne yaşanmış oluna olsun birey in bir sonraki kullanımı için bahane yaratması ve o kavuşmayı dört gözle beklemesi alkolizmin belirtileridir.

BASİT SAKİNLEŞTİRİCİLER VE BAĞIMLILIK

Ülkemizde pek çok isimle çıkarlar karşımıza. Bir çoğunun reçeteye bağlı olmayışı nedeniyle "Ayşe kullanmış iyi geldi sende al" mantığındaki bireylerin daha çok rağbet ettiği ve zar arsız görülen bu davranış değiştirdiler, uzun dönem kullanıldığı ya da bir yerine üç alındığında kişiye anlık rahatlama sağladığı gibi, bağımlılıklarının gelişimi kolaylaştırır. Fazla alındığında, konuşmada yavaşlama, dengede duramama, hafızada bozukluk ve dikkat eksikliği yaratırken, yoğun alımlar sonucu korna hali oluşur. Vücuda verdiği etkiler alkolle benzeştiği gibi zar ar görme daha çabuk gerçekleşmektedir. Kullanımdan birkaç saat ya da birkaç gün sonra ortaya çıkan terleme, nabzın yükselmesi, el ve beden titremesi, uykusuzluk, kusma ve bulantı, halisülasyonlari, illizyonlar, endişe gibi belirtiler bireyde yoksunluk halinin işaretleri olabilir. Halk arasında daha çok bayanların rağbet ettiği bu tercih maddesini kullananların tipik davranışları:
● Hapları almadan uyuyamayacağını düşünme.
● Gün içersinde işlevini kaybetme
● En ufak bir tartışma sonrası ilacına sarılıp doktora gitmeyi reddetme
● Daha ağır ilaçlan alabilmek üzere doktora sırf reçete için gitme ya da hekimin bir al dediğini üç alma ve benzerleridir.

UYARICILARLA YAŞAYANLAR

Uyancılar da, pek çok formda çıkarlar karşımıza. Kafein, kodeinli ilaçlar, kilo verme ilaçları ya da toplumda enerji içecekleri adı altında satılan içecekler bunlardan bazılarıdır. İş veya okul yaşantısı yoğun olan kimselerin uyanık kalma amaçlı kullandığı bu maddeler e bir de kilo problemi olan ya da kilo alma kaygısı taşıyan kimseler rağbet ederler. Bu maddeler ilk aşamalarda tetikte olmanızı sağlar. Bu kısa vadeli bir etkidir; bu etkiyi sürekli elde edebilmek için dozu sürekli artırmak şarttır. Daha sonra rahatsızlık, agresiflik ve tahammülsüzlük, titreme ve ürperme, bulantı ve kusma, göğüs ağrısı, kas zayıflığı ve ağızda kuruma yaratırlar. Sadece kahveye özgü olan yüzde kızarma, aşın heyecan, sinirlilik ve konuşmada hızlanma ise bunlara ek yaşanabilecek durumlardır. Bu maddeler nasıl kullanılırsa kullanılsın bu etkiler zaman içinde mutlaka ortaya çıkacaktır. Kullanım çoğaldıkça uyarıcılar çok tehlikeli olabilirler. Uzun vadede karaciğerde, böbreklerde tahribat yapar, kemik yapısını zayıflatırlar. Sürekli kullanımı olanlarda, kalp krizi ve intihar sık görülen bir durumdur. Kullanım kesildikten birkaç saat ya da birkaç gün sonra ortaya çıkan yoksunluk belirtileri ise basitçe; halsizlik, kabus görme, uykusuzluk ya da aşırı uyku, iştah artışı ve endişe halidir.

VE DİĞERLERİ...

Son olarak ağrı kesiciler ve kas gevşeticilere baktığımızda, psikolojik anlamda kronik ağrı sorunu yaşayanlar ağrı kesiciler gibi basit algılanan ilaçlara karşı ciddi bir kullanım davranışı geliştirirler. Ağrılarını giderecek miktarı hekimlerin tavsiye etmedikleri bir gerçektir. Genelde aybaşı döneminde genç kızlarda da ortaya çıkan bu durum, ileriki yıllarda kronik bir hal alabilir ve bu kullanım günde beş altı hap dozuna çıkabilir. Bu da mide ve sindirim sistemi için ayrıca bir yük teşkil eder. Kas gevşetildiler ise son zamanlarda ortaya çıkan yeni bir akımdır.

Özellikle alkol ile birlikte alın an birkaç tane kas gevşeticinin bireylerde davranış değişimi yarattığı bilinmektedir. Bu hapların etkisi ağırlaşma ve hamur gibi olma deyimi ile açıklanabilir. Kimyasal bağımlılığı görmek zordur. Bu bireyin ahlaki anlamda zayıf ve iradesiz olduğu anlamına gelmez ya da bireyler sosyal sev iyelerdeki baskılardan dolayı bağımlı olamazlar. Unutmayalım ki bu bir beyin hastalığıdır. Kronikleşme nezle yada grip gibi ortadan kaybolacak bir durum değildir: durdurulabilir ama asla yüzde yüz tedavi edilemez. İlk ortaya çıktığında durdurulmazsa zamanla bireyi, sosyal ve psikolojik kısırlaşma olan ruhsal ölüme götürür. Birey şanslı ise biyolojik ölüm bunu gecikmeden takip eder.

Yaşayabilmek ve normal görünebilmek için bu maddeleri kullanmaya başlayan bir kimyasal bağımlı için iyileşmeyi arzu etmiyorsa ölüm, en iyi çıkıştır. Bunun yasal olmayan uyuşturucu madde bağımlılığından tek farkı hukuksal boyutunun olmayışı ve bahsedilen maddelerin daha uzun süre kullanılabilmesi, bireysel çöküş sürecinin daha geç yaşanmasıdır.

Toplumumuzda bu maddelerin kötüye kullanımı ve bağımlılıkları çok sık görülmekle birlikte, bireyin dinamiklerinin sağlıksızlaşması ile başlayan bu yara, alkolün veya bu davranış değiştiricilerin etkisi ile ortaya çıkan trafik terörü, yine bireylerin ve toplumun bundan zarar görmelerine yol açar. Aile içi şiddet sonucu boşanmaların artışı ve bu süreçten dolayı, çocukların ruhsal gelişiminin etkilenişine kadar bizlere yansıyan bu dur um, özünde hiç de basit değildir. Daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam ve gelecek nesiller için hepimizin bilinçlenmesi ve gerektiğinde yardım almaktan çekinilmemesi ümidi ile...

Popüler Psikiyatri Mayıs – Haziran 2003 Sayı : 13 / Jale KERİMOL / Bağımlılık Danışmanı

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6