spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Madde Kötüye Kullanımı

Olgu Sunumu: Uyuşturucu Kullanma Sorunu Olduğunu Yadsıyan Bir Üniversite Öğrencisi

Bay B. 20 yaşında bir üniversite öğrencisi. Kısa süre Önce, tehlikeli araba kullandığı için durdurulduğunda, yanında marihuana bulundurduğu için tutuklanmış. Kannabis ile entoksike durumda taşıt kullanmaktan ötürü ceza almış ve ehliyeti bir süreliğine alıkonulmuş. Üç çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu ve ailesiyle yaşıyor. Annesi başarılı bir avukat ve babası bir okulda yönetici. On altı yaşından beri sigara içiyor ve şu andaki tüketimi günde 1 paket civarında. Kimi zaman 4-5 bira içiyor ve son 1 yıldır haftada birkaç kez marihuana kullanıyor. Genellikle Cuma akşamı marihuana içmeye başlıyor, Cumartesi sabah kalktığında içmeye devam ediyor ve aynı gün akşam saatlerine kadar içmeyi sürdürüyor. Marihuana kullanmış olduğu zamanlarda iki kaza yapmış. Geçen ay içerisinde bazen hafta araların da da marihuana içmiş. Marihuana içtiği günlerin ertesinde genellikle geç kalkıyor ve derse girmiyor. Her zaman iyi bir öğrenci olmasına karşın, notları düşmeye ve akademik potansiyellerini kullanamamaya başlamış; yaratıcı ve sosyal ilgileri de azalmış.

Bay B.'nin anababası, oğullarının marihuana kullandığım 6 ay önce fark etmişler ve Bay B., anababası ile "marihuana kullanma hakkı" olduğunu ileri sürerek o zamandan beri zaman zaman tartışma yaşıyormuş. Anababa marihuana kullanımını ilk fark ettiklerinde, bunun bir madde kullanım sorunu olduğu ve profesyonel yardım gerektirdiği konusunda ısrarcı davranmışlar. Konuyu dekana taşımakla tehdit etmelerine karşın, Bay B. yardım çağrılarını reddetmiş ve okuldan ayrılmaktan söz etmeye başlamış. Öte yandan kullandığı miktarı biraz azaltmış ve anababasınm baskısıyla kimi zaman birkaç hafta boyunca marihuanadan uzak durmuş. Anababa ailenin arabasını kullanma iznini geri almışlar ve ağabeyin küçük kardeşler üzerindeki etkilerinden kaygı duymaya başlamışlar. Annenin 3 yıl önce başlayan ve iyileşme gösteren tütün bağımlılığı dışında, ne annede ne de babada maddeyle ilgili bir sorun bulunmuyor. Dayılardan birinde alkolizm öyküsü var.

Bay B. marihuana içmeye başladığından beri anababasıyla daha önce yaşadığı olumlu ve güvene dayalı ilişkinin bozulmaya başladığını kabul ediyor. Marihuana kullandığını onlardan gizlemiş, yalan söylemiş ve özellikle notları düştükten ve genel ilgileri azaldıktan sonra kendisi hakkında gittikçe daha olumsuz düşünmeye başlamış. Bir seferinde kokain, bir başka seferinde de LSD denemiş ama bunların ikisinden de hoşlanmamış. Marihuana bulundurmaktan ötürü tutuklandıktan sonra, ilacın anababasıyla ilişkilerini bozduğu ve bir avukat olma isteği üzerinde olumsuz etkide bulunduğu kanısına varmış. Marihuananın motivasyonunu ve okuldaki performansını da etkileyebileceğini gittikçe daha çok fark ediyormuş.

Bay B.'ye marihuanayı ilk kez kız arkadaşı vermiş; kız arkadaşı her gün marihuana kullanıyormuş ve annesi de kullanıcıymış. Bay B. hem tek başınayken hem de arkadaşlarıyla birlikte marihuana içiyormuş; ancak yaz tatillerinde ve anababasından baskı gördüğünde, haftalarca içmediği oluyormuş. On yedi yaşındaki erkek kardeşine marihuana vermiş, ancak kardeşi paranoid düşüncelere kapıldığı için o zamandan beri bir daha denememiş.

Bay B. fiziksel açıdan normal gelişmiş ve okulda başarılı bir genç. Üniversite eğitimi sırasında ailesinden ayrı yaşamak istemiş, ancak maddi koşullardan ve aşın koruyuculuk eğilimlerinden ötürü anababa bu görüşe karşı çıkmış.

Muayenede Bay B. sarkastik tavırlar gösteriyor, iyi giyimli. Utanç ile yardım istemeye zorlanmanın yarattığı kızgınlık arasında kalmış gibi. Yakalandıktan sonra hiç marihuana kullanmadığını belirtmesine karşın, zararlı etkilerinden kuşku duyduğunu belirtiyor. Marihuananın hoş ve gevşetici olduğunu ve yakalanmamanın bir yolunu bulsa, kullanmaya devam edeceğini söylüyor. Marihuananın, kendisi için belirlediği hedeflere ulaşamamasından ve anababasının kendisine yönelik beklentilerini karşılayamamasından duyduğu sıkıntılan azalttığını belirtiyor. Bay B.'de düşünce bozukluğu düşündüren bir bulgu saptanmıyor. Kimi zaman kendisini mutsuz hissettiğini ancak bunun asla uzun sürmediğini belirtiyor.

Uyku ya da yeme sorunu, intihar düşünceleri, panik atak ya da agorafobi öyküsü, bilişsel defisit ya da öğrenme güçlüğü yok.

Madde Kötüye Kullanımı

12 aylık bir dönem İçinde ortaya çıkan, aşağıdakilerden biri (ya da birden fazlası) ile kendini gösterdiği üzere, klinik açıdan belirgin bozulma ya da sıkıntıya yol açan uygunsuz bir madde kullanımı örüntüsü:

işte, okulda ya da evde alması beklenen başlıca sorumlulukları alamama ile sonuçlanan, yineleyici bir biçimde madde kullanımı (örn. madde kullanımıyla ilişkili olarak sık sık işe gitmemeler ya da işte başarı gösterememe; madde kullanımıyla ilişkili olarak okula gitmemeler, okulu asmalar ya da okuldan kovulmalar; çocukların ya da diğer ev halkının ihmal edilmesi)

fiziksel olarak tehlikeli durumlarda yineleyici bir biçimde madde kullanımı (örn. madde kullanımının yarattığı bozukluklar sırasında araba kullanma ya da bir makineyi işletme)

madde ile ilişkili, yineleyici bir biçimde ortaya çıkan yasal sorunlar (ön madde ile ilişkili davranım bozukluğuna bağlı tutuklanmalar)

maddenin etkilerinin neden olduğu ya da alevlendirdiği, sürekli ya da yineleyici toplumsal ya da kişilerarası sorunlara karşın sürekli madde kullanımı (öm. entoksikasyonun sonuçlan hakkında eşle olan tartışmalar,

fiziksel kavgalar)

Bu belirtiler, bu grup madde için Madde Bağımlılığı ölçütlerini hiçbir zaman karşılamamıştır.

Madde Bağımlılığı ve Madde Kötüye Kullanımı İçin Ayırıcı Tanı Kılavuzu

Maddeyle ilişkili davranışlarda Madde Bağımlılığı, Madde Kötüye Kullanımı ve yaratıcı ya da patolojik olmayan kullanım arasındaki ayrım büyük önem taşır. Alkol ya da madde sorunlarının hastalık mı yoksa ahlaki bir sorun mu oldukları konusunda pek çok karşıt görüş vardır ve bağımlılık ile kötüye kullanımının arasındaki sınırların en iyi nasıl tanımlanabileceği konusunda da tartışmalar yaşanmaktadır. Pek çok uzman için Madde Kullanımıyla ilişkili davranışlar süreklilik gösteren bir yelpazeye benzediği için, bu ayrımı yapmak kolay değildir. Bu yelpazenin bir ucunda yaratıcı kullanım, diğer ucunda Madde Bağımlılığı vardır; sorunlu kullanım ve Madde Kötüye kullanımı bu yelpazenin ara noktalarında yer alır.

DSM-III'teki Madde Bağımlılığı tanımında, alkole uygulanmaları daha kolay olduğu için fizyolojik belirtiler (tolerans ve yoksunluk) üzerinde daha çok durulmuştur. Ancak bu bölümdeki diğer ilaçlar için (örn. kannabis) sorunlar tolerans ya da yoksunluktan çok, psikolojik bağımlılıkla ilgilidir. Bu nedenle DSM-III-R'de, tanımlamaları tüm madde türlerine uygun hale getirmek için, zorlantılı kullanımı yansıtan maddeler eklenmiştir. DSM-III-R'de, Madde Kötüye Kullanımı birincil olarak, rezidüel bir kategoridir. DSM- IV'teki Madde Bağımlılığı ve Kötüye Kullanımı ölçütlerini geliştiren uzmanlar, Madde Kötüye Kullammı'm daha açık biçimde tanımlayarak, bağımlılık ve kötüye kullanım arasındaki sınırlan netleştirmeyi hedeflemişlerdir. DSM- IV'teki Madde Bağımlılığı ölçütlerinde tolerans, yoksunluk ya da zorlantılı kullanım şartlan aransa da, Madde Bağımlılığı bunlara ek olarak, hemen her zaman olumsuz sonuçlarla ilişkilidir. Öte yandan, Madde Kötüye Kullanımı tanımına uyan kişilerde de olumsuz sonuçlar görülmesine karşın, tolerans, yoksunluk ya da zorlantılı kullanıma ilişkin davranış kalıpları, Madde Bağımlılığı ölçütlerine asla uymaz.

Madde Bağımlılığı ve Kötüye Kullanımı'm mental bozukluklar olarak değerlendirirken ve bunlan yaratıcı ve patolojik olmayan Madde Kullanımından ayırt ederken bazı etmenlerin dikkate alınması gerekir: Madde Bağımlılığı ve Kötüye Kullanımıyla ilişkili ciddi morbidité ve mortalité; Madde Bağımlılığı ile ilişkili olarak tolerans ve yoksunluk belirtilerinin gelişmesi; ve hem Madde Bağımlılığı hem de Kötüye Kullanımı ile ilişkili olarak ortaya çıkan ve kişinin önemli sosyal, mesleki ve yasal zorunluluklarını yerine getirmesine müdahale eden değişik psikososyal sorunlar.

Madde Bağımlılığı ve Kötüye Kullanımı'mn DSM-IV-TR'deki mental bozuklukların çoğuyla birlikte bulunduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, her psikiyatrik değerlendirmede, şimdiki ya da geçmişteki madde sorunları hakkında bilgi almak gerekir.

Madde Bağımlılığı'nı değerlendirmek Madde Kötüye Kullanımı'm değerlendirmekten biraz daha kolaydır, çünkü bağımlılığa ilişkin değerlendirmeler kullanılan madde miktarına, tolerans gelişimine ve objektif yoksunluk bulgularına dayandırılabilir. Madde Bağımlılığı olgusunda dikkate alınması gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır: Bayan W.'nin ailesinde pek çok alkolik vardır ve genetik ve ailesel etkenler, Alkol ve Diğer Madde Kötüye Kullanımlarının ve Bağımlılıklarının gelişimini etkilediği için öyküdeki bu özellik önemlidir. Bayan W.'ye baktığımızda erken dönemde alkole karşı yüksek tolerans geliştiğini ve alkolle ilişkili sorunların zamanla arttığını görüyoruz. Daha öykünün başlangıcında hastanın alkol nedeniyle belleğini yitirdiği anlar var; bu, çok fazla içki içen kişilerde görülen bir durumdur. Başlangıçta hem eşi hem de Bayan W.'nin alkol tüketmekten çok hoşlanıyorlar. Ancak küçük kızının artan sorumluluklarından ve iş yaşantısından kaynaklanan zorluklarla birlikte, yoğun içki tüketiminin neden olduğu olumsuz sonuçlar (araba kazaları, evlilikte gerginliğin artması ve sağlık sorunları) Bayan W.'yi yaşadığı sorunun ciddiyetiyle yüzleşmek zorunda bırakmış.

Bu olgunun ayırıcı tanısında, başka tıbbi ya da psikiyatrik sorunların semptomatolojinin bir bölümünden sorumlu olup olmadığını değerlendirmek önem taşır. Bayan W. İlk başvurduğunda kendisinde yüksek ateş, nabızda hızlanma, titrek sesle konuşma ve içkisiz geçen 12 saatlik süreden sonra beliren taktil sanrılar dahil, algı bozuklukları saptanıyor. Bu klinik tablo büyük ölçüde Alkol Yoksunluğu ile uyumlu olmasına karşın, klinisyen diğer olası nedenleri de (örn. bir infeksiyöz hastalık, endokrin hastalık, tümör gibi yapısal beyin lezyonlan, barbitürat ya da benzodİyazepin yoksunluğu, birincil Anksiyete ya da Depressif Bozukluk gibi diğer psikiyatrik sorunlar) dikkate almalı ve dışlamalıdır.

DSM-IV-TR tanı algoritmasına göre belirli bir madde için Madde Bağımlılığı ölçütleri karşılanıyorsa, aynı madde için Madde Kötüye Kullanımı tanısının asla konulamayacağı da unutulmamalıdır. Başka bir deyişle, bir remisyon döneminden sonra Bayan W. tekrar içmeye başlayıp Madde Bağımlılığı ölçütlerinin tamamını karşılamaya yetmeyecek yoğunlukta alkol sorunu yaşarsa, uygun tanı Erken Kısmi Remisyonda ya da Kalıcı Kısmi Remisyonda (bağımlılık ölçütlerinin tamamına uyduğu tarihten bu yana bir yıldan fazla süre geçtiyse) Madde Bağımlılığı olacaktır.

Madde Kullanımının psikososyal güçlüklere yol açan (ör. kişinin sosyal, mesleki ya da yasal zorunluluklarını yerine getirmesine müdahale edecek düzeyde) erken/belli belirsiz bulgularını saptamak daha güç olabilir. Bozukluğun derecesi kısmen Madde Kullanım şeklinin kültür ve/veya aile tarafından ne kadar tolere edildiğine bağlı olduğu için, bu değerlendirmede güçlük yaşanabilir. Kişinin patolojik olmayan kullanımdan kötüye kullanıma geçtiğini belirten birincil gösterge genellikle uygunsuz davranışsal değişikliklerdir. Pek çok kültür kontrol kaybını, fizyolojik bozuklukları, bilişsel değişiklikleri ve direngen belirtileri kabul etmekte güçlük çeker.

Yaş ve cinsiyete ilişkin etmenler de kötüye kullanımla ilgili değerlendirmeleri etkileyebilirler. Örneğin yaşlılıkta aynı miktarda alkol sinir sistemi üzerinde daha fazla etkide bulunur ve yaşlılarda sıklıkla görüldüğü gibi tolerans kaybına yol açabilir. Erkeklerin alkol toleransının daha yüksek olması belki de kadınlar açısından koruyucu bir etkendir ve erkeklerde alkolle ilişkili sorunların daha sık görülmesine katkıda bulunabilir. Kadınlarda daha düşük dozlarda alkol daha ciddi sorunlara yol açabilir.

Bay B.'nin sorunları Madde Bağımlılığı ölçütlerine uyacak denli yoğun olmasa da, Madde Kullanımı, Madde Kötüye Kullanımı tanısını gerektiren önemli klinik sorunlara yol açmıştır. Kannabis kullanımına bağlı olarak hasta okuldaki sorumluluklarım ihmal etmeye başlamış ve notlarında düşme olmuştur. Kannabis etkisi altında taşıt kullanırken birkaç kez kaza yapmış, anababa ailenin arabasını kullanma İznini geri almış ve ehliyetine geçici süre el konulmuştur. Son olarak hastanın Kannabis Kullanımı daha önce ailesiyle arasında varolan olumlu iletişimi de ciddi düzeyde bozmuştur. Ayrıca Bay B. ile anababası arasında da bazı ilişki sorunları bulunmaktadır ve Bay B.'nin maddeyle ilişkili sorunlarına katkıda bulunabilecekleri için, tedavide bu sorunlar üzerinde durulması gerekebilir. Bu nedenle Eksen I'e Anababa Çocuk İlişki Sorunu tanısı yer almaktadır.

Ülser, karaciğer hastalığı, pankreatit ya da kafa travması gibi bazı genel tıbbi sorunlar, Alkol ya da Diğer Madde Kullanımı'nın kişi açısından yaratacağı tehlikeyi artırabilirler. Fiziksel sağlığı bozuk olan kişiler maddelerden ve Maddeyle İlişkili Bozukluklardan, sağlıklı kişilere göre daha fazla etkilenebilirler. Bu durum patolojik olmayan kullanım ile kötüye kullanım arasındaki sınırı etkileyebilir. Örneğin sağlıklı bir kişide kötüye kullanım olarak değerlendirilemeyecek düzeydeki Alkol Kullanımı, ülseri olan ve fiziksel durumu üzerinde olumsuz etkide bulunacağını bile bile içki içmeyi sürdüren bir kişide kötüye kullanım olarak kabul edilebilir. Araba kazası sırasında kafa travmasına uğrayan kişi alkollü ise, travmanın daha olumsuz sonuçlan olabilir. Alkol kullanımı pankreatit belirtilerini alevlendirebilir ve bazı hepatit olgularında ölümcül olabilir.

Farklı maddelerin etkilerine ilişkin ilginç paradokslar vardır. Örneğin Amerikalıların çoğunluğu az-orta düzeyde alkol tüketir ve alkoliklerin oranı küçüktür. Buna karşın nikotin kullananlarda bağımlılık oranı çok daha yüksektir; nikotin kullanan çok az kişi, Nikotin Kötüye Kullanımı ya da Bağımlılığı ölçütlerine uymaz. Bir başka paradoks da, alkol alerjisi bulunan ve az miktarda alkol tüketse bile kendisini kötü hisseden ve bu nedenle toleransı düşük olan kişilerin ve alkol aldıklarında yüzlerinde kızarma olan (flushing) Asya kökenlilerin, Alkol Bağımlılığı5na karşı bir ölçüde korunmuş olmalarıdır. Buna karşın, yüksek miktarda alkolü pek fazla olumsuz etki yaşamaksızın tolere edebilen kişilerde, alkolle ilişkili sorunlarla karşılaşma ve alkolizme karşı genetik yatkınlık olasılığı çok daha yüksektir. Alkol kullanımıyla ilişkili bir başka paradoks da, alkolizm riski yüksek olan ailelerde hiç alkol içmeyen aile bireyi oranının, alkolle ilişkili sorun yaşama korkusundan ötürü, genel popülasyona göre daha yüksek olmasıdır.

Ailesinde yoğun alkolizm öyküsü bulunan kişileri tedavi eden hekimler, alkolden uzak durmaya dayanan önleme stratejileri üzerinde durmalıdırlar. Bizim toplumlunuzda az ya da orta düzeyde içki içmek, hiç içki içmemekten daha normal kabul edilmektedir. Bu nedenle ailede alkolizm öyküsü bulunduğu için hiç içki içmeyen kişiler çevreleri tarafından garip karşılanmakta ve içki içmeye teşvik edilmektedir. Son zamanlarda Madde Kötüye Kullanımı öyküsü olan kişilerde kontrollü madde kullanımı (Özellikle de kontrollü alkol kullanımı) üzerinde durulmakta ve bazı uzmanlar bu görüşü savunmaktadır. Ancak bu stratejinin kullanılması sırasında çok dikkatli olmak gerekir. Alkol ya da Diğer Madde Kötüye Kullanımı öyküsü olan kişilere alkolden ve maddelerden tamamen uzak durmalarını önermek muhtemelen daha iyi bir yaklaşımdır.

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6