spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sebepsiz Can Sıkıntıları ve İçsel İşitsellik

Hep sorarız: "Neden psikoloji astronomiden çok daha sonraları gelişti?" diye. Sonra şöyle yanıtlarız sorumuzu: "Çünkü insan en son kendini tanımak istedi. Belki de kendinden çok uzaktakileri bilme çabası kendinde öğrenmek istemediği birçok şeyden de uzaklaşmanın yoluydu." Aslına bakılırsa insan kendine dair bildiklerinin artmasına paralel olarak önceye nazaran daha da uzaklaşıyor kendinden.

Her paradigma, insanı kendi öğretileri doğrultusunda tanımlar. Örneğin homosapiens (düşünen), homofaber (üreten), homoludens (oynayan), homoeconomicus (iktisadi) canlı tanımlamaları insanın bir yönünden yola çıkılarak yapılan tanımlamalardır. Bununla birlikte sonsuz ölçüde çok yönlü olan insanı anlamak ve tanımlamak adına ne kadar geniş bir perspektiften bakılırsa bakılsın muhakkak gölgede, karanlıkta kalan birçok yer olmaya devam edecektir. Bu eksikliği gidermek adına son yıllarda "insan; psikolojik, biyolojik, sosyal ve kültürel bir canlıdır" tanımına başvurulmaktadır.

İnsanı konu edinen ya da merkezinde insan olan bilim dallarından insan ile en çok içiçe geçmiş olanı şüphesiz ki psikolojidir. İnsanın davranışları, ilgileri, becerileri, değerleri, tutumları, ilişkileri, ruhsal durumları, çalışmaları, motivasyonu, dikkati, algısı, belleği, kişiliği, duygulan, düşünceleri ve daha nicelerini sayabileceğim birçok değişkeni, psikolojinin farklı uzmanlık dalları arasında varlığını sürdürmektedir. İnsanı anlayan ve onu yine kendisine anlatan psikolojinin insana dair b öylesine geniş bir uzmanlık yelpazesine yayılması da psikoloji ve insan arasındaki köklü ve mutualist ilişkinin yansımasıdır. (Mutualizm: Ortak yaşayan her iki canlının birbirinden faydalandığı ortak yaşama şekli.) insanın sonsuz ölçüde çok yönlü bir canlı olduğundan daha önce bahsetmiştim. Bu durum psikolojide var olan akımların ortaya çıkmasında da kendisini göstermiştir, insanı ve ona ait olanları anlamaya ve tanımaya yönelik geliştirilen kuramlar da farklı çıkış noktalarından hareket ederek insana dair çeşidi savlarda bulunmuşlardır. Psikopatolojiden ziyade insanın iç dünyasıyla, potansiyelleriyle, fenomenolojisiyle ve iyi bir canlı olduğuyla ilgilenen hümanist psikoloji bu akımlardan yalnızca biridir. (Fenomenoloji: Algılanan görüngeler - duyularla algılanabilen her şey, fenomen- öğretisi, olay bilimi.)

İnsanın iyi bir canlı olarak dünyaya geldiği, yaşamındaki amacının kendisini gerçekleştirme olduğu ve ruhsal anlamda yaşadığı olumsuzlukların da kendini gerçekleştirme sürecinde yaşadığı engellemeler sonucunda meydana geldiğini bizlere anlatan hümanist psikolojinin tanıdık simalarından Abraham Maslow, insanı daha iyi anlamamıza yardımcı olan ihtiyaçlar hiyerarşisini bizlere sunmuştur. Bir piramit yardımıyla resmedilen ihtiyaçlardan piramidin alt basamağından üste doğru olmak üzere; fizyolojik gereksinimler, güvenlik (barınma), ait olma, sevgi gereksinimi, saygınlık, bilişsel gereksinimler, estetik gereksinimler ve son olarak da kendini gerçekleştirmeden söz edebiliriz. Geçenlerde Yard. Doç. Dr. Ömer Faruk Tutkun hocamızla yaptığımız bir sohbette insan ile hayvan olma arasındaki ince çizginin Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde anlatıldığından bahsetti. Nasıl olduğunu sorduğumda ise konuşurken elinden hiç düşürmediği kalemiyle önündeki not defterine bir piramit çizerek piramidi ikiye böldü:

"işte böyle! Bu çizginin yukarısında var olabildiğimiz ölçüde insan olabiliyoruz. Oysa bu çizginin aşağısında hayvanlarla ortak gereksinimlere sahibiz, yani onlarla aynıyız" dedi.

Piramidin en alt basamağında yer alan ve kabaca yeme, içme, cinsellik olarak tanımladığımız fizyolojik gereksinimlerimiz temelde hayvanlarınkiyle aynı ereğe sahiptir. Bu aşamada hayvanlar da yer, içer ve cinsel eylemlerde bulunurlar, insanlardaki cinselliğin, hayvanların cinselliğinden farklı anlamlar taşıdığı bu aşamada düşünülmemelidir; çünkü bu aşamada söz edilen cinsellik fizyolojik gereksinimden öte bir mahiyet taşımaz. Bir üst basamakta yer alan güvenlik (barınma) gereksinimlerimiz de hayvanlarla ortak bir gereksinimdir. Bizim gibi onlar da emniyette olmak adına bir yerlere sığınırlar. Piramidin bir üst basamağında yer alan ait olma gereksiniminin de hayvanlarla ortak olduğunu anlayabilmek adına bir belgeselden birkaç kareye tanık olmak yeterlidir sanıyorum. Onlar da bizim gibi toplumsal varoluş çabasına emniyet duygusunun eşlik ettiği bir yönelimle bir gruba, bir oluşuma dahil olurlar. Sürü halinde uçarlar, dolaşırlar, avlanırlar ve bir gruba dahildirler. İnsana yaklaşır gibi olduğumuz basamak olan sevgi gereksinimi de aslında hayvanlarla ortak yanımızdır. Özellikle maymunlar üzerinde yapılan araştırmalar, hayvanlardaki sevgi gereksinimini (özellikle anne-yavru) açıklamaktadır. Yani hala daha insan olamadık. Öyle sanıyorum ki insan olmaya başladığımız ve hocamın da işaret ettiği nokta, saygınlık gereksinimi basamağında yer alıyor. Aslına bakılırsa ormanların kralı olarak tanımlanan aslanların bu namları da bir saygınlık işareti olarak görülebilir ama artık farkındalığı devreye sokma zamanının geldiğini düşünüyorum. Piramidin bu basamağında Maslow, bizlerin toplumda bir prestije sahip olmaya ihtiyaç duyduğumuzu ve bu doğrultuda eylemler gerekleş örmemizin gerekliliğini anlatıyor, insan olabilmenin ölçütü kabul ettiğimiz enlemin, piramidi bu noktada kestiğini varsayıyoruz. Bir sonraki basamak olarak bilişsel gereksinimlerimiz karşılıyor bizi. Artık insan olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Düşünürüz, düşündüklerimizi ifade ederiz. Okuruz ve okuduklarımızdan yeni şeyler üretiriz. Yazarız. Bunun gibi temelinde daha nice anlak gerektiren faaliyetler insan olarak kimi bilişsel gereksinimlerimiz olduğunu anlatır bize. Gittikçe insanlığın doruğuna varıyoruz. Son basamaktan önce " tanımlanan estetik gereksinimlerimiz; heykel, müzik, edebiyat, şiir, dans, tiyatro ve spora dair çabalarımızı ve ürünlerimizi tanımlamaktadır, insan olmanın ve psikolojik danışmanın son amacı olan kendini gerçekleştirme eğilimi ise sınırlan ve tanımlaması net olmamakla birlikte insanın potansiyellerini maksimum düzeyde kullanarak kendisiyle ve toplumla tanışık ve banşık bir yaşam sürmesi anlamına gelmektedir. Kendini gerçekleştirme, ulaşılmaktan ziyade ulaşılma yolunda çabalanan bir konuma sahiptir. Maslow'un gereksinimler hiyerarşisinin yer aldığı piramidin anlaşılmasının ardından bu gereksinimler piramidinin günümüz olanakları ekseninde değerlendirilmesi gerektiği kanısındayım, insan olma mertebesinin saygınlık gereksiniminden yukarıya doğru başladığını kabul edebiliriz. Bu Çizginin çok yukarıda olduğunu . düşünenler de olabilir. Öyle düşünenler için çizginin çok daha aşağılarına da bir göz atabiliriz. (Örneğin fizyolojik gereksinimlere.) Geçenlerde hamallık yaparak geçinen bir vatandaşın gün içerisinde hiç para kazanamadığı için akşam eve ekmek gotüremediğine, evdekilerin ramazan ayında olduklarından iftar yapabilecekleri hiçbir şeyleri olmadıklarına ve bu vatandaşın bu yüzden intihar ettiğine hep birlikte tanık olmadık mı

Kısa bir süre önce bir tanıdığımla bu konularda sohbet ediyordum. Kaliteli bir yaşam sürüp süremediğini, gelirinin insanca bir yaşam için ideal olup olmadığı konularında sorular soruyordum. Yanlış hatırlamıyorsam 700 TL civarın da bir gelire ve bir eş ile iki çocuğa sahipti. Sorularıma karşılık olarak "Bir sıkıntı yok, geçinip gidiyoruz işte" demişti. Hayatından memnun gibi görünüyordu ya da öyle olduğuna dair kandırmıştı benliğini. Bunun bir akıl oyunu olduğunu nereden bilebilirdi. En azından geçen sayıdaki "Akıl Kârı Olmayan işler" üzerine yaptığım röportajı okumadığından eminim. "Peki, birkaç soru sormama izin verir misin«?-" dedim. "Sor" dedi fakat gözleri "Beni Benimle Bırak" diyordu adeta. "Ayda kaç filme gidebiliyorsun, takip ettiğin aylık dergiler var mı, bu ay hangi kitapları aldın, tiyatro ya da konsere gittiğin oluyor mu, hangi sporları yapıyorsun, ailenle dışarıda vakit geçirebiliyor musunuz" gibi sorularımı peş peşe sıraladım. Ben sorarken sıkılmış gibi görünüyordu. Sorularım biter bitmez verdi cevabını: "Ama bunlar lüks". Bu cevabı alacağımı biliyordum zaten; çünkü böyle öğretilmişti. Bunları sadece ekonomik durumu çok iyi olan bazı kimseler yaşayabilirler. Diğerleri ise nasıl yaşadıklarına aldırmadan, yalnızca yaşamalılar. Bu da yetmezmiş gibi bu yoksunluktan duyulan memnuniyet de övülesi bir şey olarak görülmektedir. Bir insanın yaşamdan doyum sağlaması için gerekli olanlar, bir diğer insan için neden lüks sayılsın. Bu size de anlamsız bir kurmaca, köreltmece gibi gelmiyor mu«?- Aslında söylenecek çok şey vardı ama çıkmalıydım. Dışarıda beni bekliyorlardı. Verdiği cevabın üzerine kapıdan çıkana kadar sessizliğimi korudum. Kapıdan çıkarken "insan olmanın lüks olduğunu söylüyorsun, söylüyoruz, söyletiyorlar. Bu, çok acı" diyerek oradan uzaklaştım.

Aykut BORA / Psikolojik Danışman /

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6