spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Hizmetlerimiz

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğu tanımıyla 16 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Körfez depreminin ardından tanıştık. Toplumun büyük kesiminde travma sonrası stres bozukluğunun belirtileri ortaya çıkmıştı. İlkbahardan itibaren artan terör olayları ile birlikte, yeniden şiddetin burcuna girdik.

Travma Sonrası Stres bozukluğu trafik ve uçak kazaları, deprem, sel gibi doğal afetler, ağır dayak, işkence altında kalmak, zorla ırzına geçilmek, terörist elinde rehin tutulmak, savaşta uzun süre siperde ya da bombardıman altında kalmak gibi herkes için ağır stres sayılacak durumlarda ortaya çıkan bir bozukluktur. Çoğu kez travmatik olaydan birkaç saat, birkaç gün, daha seyrek olarak da birkaç ay sonra ortaya çıkar.
Aidiyet duygusuyla içinde yaşadığımız toplum ve ortama, beklenmedik, yok etme ya da zarar verme amaçlı yapıldığı açık olan her tür saldırı sonrasında, Travma Sonrası Stres bozukluğu tetiklenebilir.
Arka arkaya gerçekleşen patlamalar, ölümler, yaralanmalar, acılar bizi derinden sarsar.

Evimizden dışarı çıkmaya korkabiliriz. Rahatlıkla yürüdüğümüz yollarda artık tetikte ve stres içinde yürür, eve dönüp dönemeyeceğimizi, döndüğümüzde sevdiklerimizi bulup bulamayacağımızı düşünürüz. Hiç aklımıza gelmeyecek birçok sıkıntılı ya da trajik olasılığın gündelik yaşamımızı ele geçirdiği bu dönemde, iç dünyamız yerinden oynar. Tatil alışverişi yapmak ya da yeni ürünleri görmek için iş merkezlerine gitmekten korkarız, trafikteki tıkanmalarda aklımıza gelen birçok kötü olasılık nedeniyle kan basıncımız artar, sıkıntı yaşantısından bir türlü kurtulamayız. Bazı toplumlarda terör karşısında bilinçli bir yaklaşım ön plana çıkmaktadır.

Örneğin medyanın yaklaşımı çok önemlidir. Terörün hedeflediği korkunun yanı sıra ayrılıkçı bir takım duyguların hortlamasını da önlemek gerekir. Medya, böyle dönemlerde, toplumun soğukkanlılığını yitirmemesi ve olaylarla baş edebilme stratejilerinin geliştirilebilmesi için üzerine düşeni yapmalıdır. Diğer yandan korkunun ve sinmenin önüne de geçilmelidir. Bu amaçla da toplumun ortak değerlerine ve kimi zaman bin yıllık bir kültürün kodlarında gizli birlikte yaşama ve üretme, paylaşma davranışlarına vurguların artırılması gerekir. Varoluşunu sadece bir saldırı ile yaşadığı korku ve sinme anına endeksli olarak algılamayan bir toplumda terör hiçbir hedefine ulaşamaz.

Şiddetin kanıksanmaması
Şiddet davranışının söylem düzeyinde kanıksandığı toplumlarda, gerçek şiddet ile söylemde içselleşen şiddet arasında bir uçurum açılıyor. Bu uçurum sonunda, gerçek bir şiddet olayına tanık olan ya da bu şiddete uğrayan insanların yaşadıkları travma, toplumun genel kanıksayıcı tavrını sürdürmesi nedeniyle de katmerleşe biliyor.

Bir travma mağdurunun, ayrıksı konumuyla diğer insanlar arasında yaşayacağı sıkıntılar, salt bir ruhsal bozukluk ve tedavisi olarak tanımlanamayacak toplumsal bir probleme de işaret ediyor. Travma Sonrası Stres bozukluğu, bir yandan bireysel bazda tanılanıp tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmakla birlikte, diğer boyutuyla toplumsal sağlık bilinci geliştirilmesi bağlamında ele alınması gereken bir gündem maddesi de oluşturuyor.
Sağlıklı toplum aynı zamanda sağlıklı tartışan, sağlıklı algılayan, empati kurabilen, sağlıklı tartışma süreçlerinin sonunda aldığı kararları toplum sorumluluğunu hissederek uygulayabilen bireylerden oluşur.

Terör konusunda kamuoyuna yönelik bilgilendirme materyali
Türkiye Psikiyatri Derneği, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Psikologlar derneği, 23 Mayıs’ta bir bildiri yayınlayarak Ankar a’da yaşanan terör eylemi sonrası ruh sağlığı odaklı bir açıklama yaptılar. Açıklamayı Türkiye Psikiyatri Derneği MYK Adına Başkan Dr. Şahika Yüksel, Türk Tabipleri Birliği MK Adına Başkan Dr. Gencay Gürsoy, Türk Psikologlar Derneği GYK Adına Başkan Psk. Dr. Gonca Soygü imzaladılar. Bu bildiriyi dikkatinize sunuyoruz:
“Türkiye, çok ciddi bir şiddet ortamı ve savaşlar ile sarıldığı bu dönemde, Ankara’da vatandaşlarımıza doğrudan yöneltil en bir şiddet eylemi ile bir kez daha derinden sarsılmıştır. Çok sayıda insanın ölümü ve yaralanması ile sonuçlanan ve büyük bir üzüntü ile karşıladığımız bu saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, yaralılara ve yakınlarına acil şifalar diliyoruz.
Toplumu sindirmeye, insanı ve insani değ erleri yok etmeye yönelik şiddetin sorumlularının kısa sürede saptanıp yargıya intikali kamu vicdanını rahatlatacak, insanlarımızın ruh sağlığının korunmasına katkıda bulunacaktır. Bu üzücü süreçte kamuoyunun bilgi alma hakkı özenle korunmalı, ancak ruh sağlığını olumsuz etkilediğinden dehşet verici görüntülerin tekrar tekrar yayımlanmasından kaçınılmalıdır.
Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Psikiyatri Derneği ve Türk Psikologlar Derneği olar ak bu saldırıyı kınadığımızı bildirir, saldırıdan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen tüm Ankaralıların bu saldırının etkileriyle baş edebilmesini sağlamak için hazırladığımız bilgilendirme materyalini basınımıza ve kamuoyuna sunarız.

Saldırı sonrası için uyarılar
Dün Ankara’da gerçekleştirilen terör eyleminden sonra, gerek saldırıya doğrudan maruz kalanlar ve yakınları, gerekse saldırıya doğrudan tanık olanlar, ruhsal olar ak doğrudan ve şiddetle etkileneceklerdir. Öte yandan, bu tür saldırıların ruhsal etkileri, konuyla ilgili haberler, görüntüler ve yorumları TV, radyo ya da gazetelerden izleyenler üzerinde de ortaya çıkabilir. Ruh sağlığı ile ilgili alanlarda bu tür etkilere ruhsal travma adı verilir. Aşağıda, böyle bir olay yaşandığında ya da olay a tanık olunduğunda ruhsal travmanın oluşup oluşmadığına ve yapılması gerekenlere ilişkin kısa bilgi sunulmaktadır; Travmanın getirdiği her türlü zedeleyici etmeni yaşadınız. Şimdi bir yandan yaşam normale dönmeye başlarken, sizin de ruhsal açıdan bunlardan az ya da çok etkilenmeniz doğaldır. Bunları yalnızca siz değil olay bölgesindeki herkes yaşadı. Herkes korktu. Yaşanan, sıradan bir korkudan çok bir dehşet duygusuydu. Çoğu insan sizin gibi çaresizdi.
Travmanın hemen ardından şunları yaşamış olabilirsiniz:
Kendini aşırı korkmuş, ne yaptığım bilmez halde hissetme, duygularını hissedememe, tepki ver ememe, bulunduğu ortamı ya da durumu tam algılayamama, otomatik hareket etme.

Yakınlarınızı yitirdiğinizi gördüğünüzde ya da öğrendiğinizde şunları yaşamış olabilirsiniz:
Yakınlarınızın kaybına ani ve şiddetli tepki gösterme, hiç tepki göstermeden donakalma, ağlayamama, üzüntüsünü hissedememe ya da ifade edememe. Yakınlarının öldüğünü kabul etmeme, inkar etme.
Travmanın üstünden bir haftadan çok zaman geçmiş olduğu halde hala aşağıdaki yakınmalarınız olabilir:
• Aşırı korku, çaresizlik ve dehşete düşme
• Şok, duygularınızı hissedememe, tepkisizlik, ağlayamama
• Travma olayını sürekli yaşamak: Travma anlarını tekrar tekrar hatırlayabilir, yaşananlarla ilgili rüyalar görebilir, olay sanki yeniden oluyormuş gibi hissedebilirsiniz.
• Travma olayını hatırlatan yerlerden ya da durumlardan kaçınmak: Olayı hatırlayamayabilir, travmanın olduğu eve giremeyebilir, insanlardan uzaklaşabil ir, olayla ilgili konuşmayı istemeyebilirsiniz.
• Aşırı gerginlik belirtileri (uykusuzluk, sinirlilik, çabuk irkilme, çarpıntı, titreme, nefes almakta zorluk) ortaya çıkabilir.
• Geleceğinizin kalmadığı duygusuna kapılabilirsiniz.
•Yakınlarınızın ölmesi ile ilgili olarak kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.

Travma Sonrası Stres bozukluğu yaşayan hastaların tedavisinde öncelikle hastanın bunaltısını yatıştırmak ve uykusunu düzene sokmak gerekir. Kısa süreli olmak koşulu ile bunaltı giderici ilaçlar kullanılabilir. Hastayı rahatlatacak, gevşetecek, korku ve endişelerini azaltacak psikoterapötik yaklaşım zorunludur. Hastada organik bir engel yoksa en kısa zamanda işine veya başka uğraşlara yönelmesinin yararları büyüktür ve bu, hastaya açıkça belirtilmelidir. Kronikleşme eğilimi gösteren dirençli hastalarda uzun süre psikoterapi gerekli olabilir.

• Yakınlarınızın ölmesi ile ilgili olarak kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.

Kendinize yardımcı olmak için neler yapabilirsiniz?
• Erişkin veya çocuk, haber alma gereksin imini karşılayacak olandan daha uzun süreler boyunca TV’deki dehşet görüntülerini izlemekten kaçının.
• Kötü olasılıklar üzerine düşünmekten ya da abartılı senaryolar kurmaktan kaçının.
• Gerçeklere dayanan, gerçekçi önlemler almak aynı zamanda ruh sağlığınız da koruyacaktır.
• Yaşadığınız olayı konuşmaktan kaçınmayın.
• Duygularınızı, üzüntünüzü bastırmaya çalışmayın.
• Bu olayla ilgili duygu ve düşüncelerinizi çevrenizdekiler ile paylaşın.
• Yaşamın anlamını düşünün ve geleceğe yönelik planlar yapmaya çalışın.
Yaşadıklarınız karşısında kendinizi çaresiz, hiçbir şey yapamayacak durumda hissedebilirsiniz. Travma yaşamış kişilerde tüm bu belirtilerin görülmesi normaldir, doğaldır.
Ancak bu yakınmalar şiddetliyse, azalmıyorsa, yaşamınızı güçleştiriyorsa, baş etmede zorlanıyorsanız, bir haftadan uzun zaman sürüyorsa bölgenizde size yardımcı olmaya hazır ruh sağlığı uzmanlarına ya da ruh sağlığı uzmanı bulunan sağlık merkezlerine başvurmalısınız.
Travma sonrası çocuklarımız neler yaşayabilir?
• Aşırı korku, çaresizlik hissedebilir.
• Çevresinde olup bitenleri algılayamayabilir.
• Konuşmama ya da duygusal tepkilerinde azalma, donukluk, dalgınlık gözlenebilir. Bunun tam tersine, olaya ilgisiz davranma, oyun oynama, şarkı söyleme gibi davranışlar görülebilir. Çocuklar için her iki tür tepki de olası ve doğaldır.
• Travma sırasında ve sonrasında olanları hatırlamayabilir.
• Travma anını sanki yeniden yaşıyor gibi olabilir (korkma, bağırma, titreme, çarpıntı).

• Yalnız kalmaktan, kapalı yerlerden, karanlıktan korkabilir.
• Uykusuzluk, korkulu rüyalar görme, ani seslerden irkilme olabilir.
• Yaşından küçük bir çocukmuş gibi davranabilir (anne babadan ayrılamama, altını ıslatma, ısrarcılık ve inatçılık.)
• Bulantı, karın ve baş ağrısı, sık tuvalet e gitme, iştahsızlık görülebilir.
Çocuğunuza yardımcı olmak için neler yapabilirsiniz?
• Çocuklarınıza yardımcı olabilmenizin ilk koşulu sizin, duruma hakim, sakin, güven verici, tutarlı bir tutum içinde olmanızdır.
• Çocuklarınızı yanınızdan uzaklaştırmayın, beslenme, barınma, ilgi gereksinimlerini doğrudan siz karşılayın.
• Çocuklarınızın sizin yakınlığınıza her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu unutmayın (bedensel yakınlığı, elini tutmayı, sarılmayı ihmal etmeyin).
• Öte yandan bu yakınlığınızı aşırı bir kor uyuculuğa dönüştürmeden sürdürmelisiniz. Çocuklarınıza yaşlarına uygun ve yapabilecekleri işler, sorumluluklar vermenizin onların yararına olduğunu akılda tutun.
• Travma sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlatması yönünde ona destek verin anlatmaya yüreklendirin.
• Korku, kızgınlık gibi duygularını ifade etmelerine izin verin hatta yüreklendirin, ağlamalarını önlemeyin, tekrarlayan sorularına yanıt verin.
•Yaşadıklarının son derece doğal olduğun u, bir hastalık olmadığını anlatın.
• Çocuklarınızı rahatlatmak için “geçti” ya da “bir şey olmaz” demek yerine olası travmalarda yapması gerekenler konusunda bilgi verin.
• Çocuklarınızın yanında travma ile ilgili konuları konuşmaktan kaçınmayın. Çocukları travma dan ya da sıkıntıdan korumak için olanları gizlemek doğru değildir. Çocukların da neler olduğunu bilme ve anlamaya gereksinimleri vardır. Anlatırken onların anlama düzeylerine uygun bir ifade kullanmanızda yarar vardır.
• Çok fazla etkilenen, davranış değişiklikleri azalmayıp süren ya da gittikçe artan çocuklarınızı en yakın ruh sağlığı uzmanına, mümkünse çocuk ruh sağlığı uzmanına götürün.

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6