spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Alzheımer Hastalığı

alzaymır antalya psikiyatriToplumda yaşlılara ve yaşlanmaya yönelik ayrımcı yaklaşım ve düşünceler gittikçe artıyor. 'Elden ayaktan düşmek' deyimi, giderek daha korkutucuolmaya başlayan çağımızın 'yaşam Kavgası'nda bütün silahlarından mahrum olmak anlamına geliyor. Yaşlandığı halde başarıyla iş yaşamını sürdürenler olduğu...>

Toplumda yaşlılara ve yaşlanmaya yönelik ayrımcı yaklaşım ve düşünceler gittikçe artıyor. 'Elden ayaktan düşmek' deyimi, giderek daha korkutucuolmaya başlayan çağımızın 'yaşam Kavgası'nda bütün silahlarından mahrum olmak anlamına geliyor. Yaşlandığı halde başarıyla iş yaşamını sürdürenler olduğu gibi yaşlılığın kimi duraklatıcı kimi yıkıcı etkilerinden olumsuz etkilenenler de var. En çok korkulan ise bunama. Bu sayımızda son yıllarda rastlanma sıklığı giderek artan Alzheimer'i tanıyalım dedik.

25 yaşını geçmiş olanların pek azı yaşlanacakları yıllara umutla bakar.20 yaşındakiler, otuzlu yaşlardan ürküntü duyar, otuzlu yaşlarda bulun anlar ise kırkıncı yaşı orta yaşlılığın başlangıcı sayarlar. Sağlıklı etkin bir tenis oyuncusu da yarı şaka yarı ciddi "50, yaşlılığın başlangıcı" demişti, '65 ise sonun başlangıcı. 65 yaşımızı geçince artık önemli olan daha ne kadar dayanabileceğimiz, ne zamana kadar telefon numaramızı ve adresimizi anımsayan ileceğimiz, çişimizi tutabileceğimizdir." Birçok kişi 75 yaşındakilerin mesleklerini ve işlerini yürütebilecekleri, çeşitli meraklarını sürdürebilecekleri düşüncesini yadırgar. Kuşkusuz yaşlanma birçok bakımdan bozulma ve kayıp getirir.

19. yüzyılda insanlar 40-50 yaşlarını göremeden hayatlarının sonuna gelirken çağımızda 80-90 yaşlarına kadar yaşayabilmektedir. Tıbbın gelişmesi insanların hastalıkları ile birlikte uzun yıllar yaşamalarına olanak vermektedir. İleri yaşlar a ulaşan insanların en çok korktukları kelime sanırım bunamadır. Fransa'da 35 yaşlarındaki kadınlarda yapılan bir ankete göre ileri yaşlarda en çok korktukları rahatsızlığın Alzheimer hastalığı olduğu saptanmış. Peki, bu kadar korkulan Alzheimer hastalığı nasıl bir durum? Kısaca inceleyelim. Alzheimer hastalığı, bunama deyince akla ilk gelen hastalıktır. Son 10 yılda tıp alanında adı sık sık geçmeye başlayan Alzheimer, gelecekte daha da yoğun olarak karşımıza çıkacak gibi gözükmektedir.

DÖRDÜNCÜ ÖLÜM NEDENİ

Alzheimer hastalığı ilk olarak 1907 yılında Dr. Alzheimer adlı bir psikiyatr tarafından tanımlanmıştır. Bu yeni hastalığın belirtileri üzerinde durduğu ilk hastası 51 yaşlarında bir kadındı. Hastalık ilerledikçe nesnelerin adını okuyamama, yazamama, anımsayamam a gibi olumsuz belirtileri içeren yaygın bir düşünsel hastalık haline geldi. Dört buçuk yıl süren zihinsel ve fiziksel bir çöküş sonucunda hasta öldü. Tüm bunama olaylarının %50-60 kadarı Alzheimer hastalığına bağlıdır. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri'nde 65 yaşın üstündeki 32 milyonu aşkın nüfusun %5'lik kısmı Alzheimer hastasıdır. 75 yaşın üzerindeki grupta ise bu oran %10-15'e çıkmaktadır. Bu hastalık bakımından yaşlanma en büyük risk etkenidir. Nitekim 65-70 arası yaş grubunun sadece %l'i Alzheimer hastası iken, bu oran 85 yaş üzerindeki grupta %25'e ve belki de daha yukarılara çıkmaktadır. Ölüm nedeni ölüm belgelerine doğru olarak yazılsaydı, Alzheimer hastalığı yaşlı erişkinlerin ölüm nedenleri arasında dördüncü sırayı alırdı.

KLİNİK SEYİR

Alzheimer hastalığının sayısız klinik özelliği vardır. Hastalıkta başlangıç belirtileri, demansın (bunama) ilerleme hızı, hastalığın başlangıç yaşı, süresi, davranışsal ve motor komplikasyonlar ile aile öyküsü gibi eşlik eden nitelikler, hastalar arasında büyük farklılıklar gösterebilir. Ancak çekirdek belirtiler tüm hastalarda izlenir ve genellikle AH tanısı için yeterli olmaktadır. Bu çekirdek özellikler demansın sinsi başlaması, ilerleyici kognitif (bilişsel) yıkım, bellek bozukluğu ve işlevsel yetilerde azalmadır.

Hastalıkta başlangıç semptomları genellikle sinsi biçimde başlar ve sıklıkla hastalığın başlangıç zamanı kesin bir biçimde söylenmez. Hekime başvurmadan önce belirsiz bir kognitif bozukluk yıllarca ilerler. Erken evrede en önemli özellik bellek bozukluğudur. Unutkanlık, kendisine sorulan soruların ve konuşulanların tekrarlanması, eşyaların bulunamaması ya da yanlış yerlere konulması (buzdolabına konulan terlik gibi) ve konuşmaların hatırlanmaması şeklinde kendini gösterir. Yeni öğrenilen bilgilerin kaydedilmesi ve geri çağrılması güçleşmiştir.

Dolayısıyla kişi yeni tanıştığı kişilerin ismini kaydedemez. Buna karşılık geçmişteki edinilmiş bilgiler kolaylıkla hatırlanabilir. Unutkanlık arttıkça diğer kognitif etkinliklerde bozulma belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Hafif mekan ve zam an yönelimi kusuru genellikle vardır ve hasta iyi bildiği yerleri bulmak için bile güçlük çekmekte, tarihi söyleyebilmek için hatırlatmalara ihtiyaç duymaktadır. Muhakeme etme ve problem çözme yeteneği de bozulmuştur. Hasta motorlu taşıt kullanma, banka hesaplarını düzenleme, alet kullanma gibi günlük etkinliklerde giderek zorlanmaya başlar. Uygunsuz kararlar alabilir. Dil bozuklukları, kelime bulma güçlüğü, duraklayarak konuşma, yazılı ifadenin azalmasını içerir. Girişkenliğin azalması ve ilgisizlik gibi kişilik değişiklikleri sıklıkla görülür ve bazen bunlar hastalığın ilk habercilerindendir.

Kişi daha sakin ya da durgun olmuştur. Hastalığın başlangıcından tipik olarak 4 - 7 yıl sonra hasta orta evreye ilerler ve gider ek artan bir şekilde başkalarına bağımlı hale gelir. Yeni öğrenilen bilgi hızla unutulmaktadır. Eski olayları hatırlasa da sıklıkla kusurlar saptanır. Yıllar önce ölmüş birisinden hala yaşıyormuş ve onunla görüşüyormuş şeklinde bahsedebilir. Yakınlarını tanımayabilir. İyi bildiği çevrelerde hile kaybolabilir. Muhakeme etme ve problem çözme belirgin biçimde bozulmuştur. Araba kullanma ve diğer karmaşık etkinlikler terk edilmiştir. Kendine bakımları azalmıştır. Yönlendirilmeksizin temiz şekilde bulaşık yıkamak, kıyafet değiştirmek gibi basit işler dahi başarılamaz. Tamamlanamayan ve boşluklar içeren cümlelerle konuşur. Yazılı ve sözel dilin anlaşılması zorlanır. Her hatada olmasa da yıkıcı davranışlar ortaya çıkabilir. Ajitasyon, huzursuzluk (yerinde duramama), uyku bozuklukları, sözel ve fiziki saldırganlıklar, aşırı şüphecilik, hezeyan ve halüsinasyonlar gibi davranışlar nedeniyle hastayı bir kuruma yatırmak gerekebilir.

DEMANS FİZİKSEL SAĞLIĞI DA BOZUYOR

Geç dönemde ise hasta, neredeyse en temel işlevlerde bile tamamen bakıcısına bağımlı hale gelir. Eşi ve çocuklarını dahi tanımayabilir, bellek bozuklukları en üst safhadadır. Konuşma kısa cümlelerle olmaktadır, anlama da basit sözcüklerle sınırlı kalır. Bu evrede sorun yaratan davranışlar görülse de hastanın kişiliğinin tüm özellikleri gibi er geç kaybolur. Bu dönemde ayrıca nörolojik bozukluklar ortaya çıkar, yürüme bozuklukları, epileptik nöbetler, düşmeler gibi motor komplikasyonların yanı sıra üriner ve fevat invantırans mevcuttur.

Son evrede hasta tamamen yatağa bağımlı ve hiçbir şeyi anlamaz durumdadır. Yemek yeme güçlüğü ve kilo kaybı sıktır. Ölüm sıklıkla pulmaner emboli, pnomoni, urasepsis, aspırayan veya beslenememe gibi uzun süre yatağa bağımlı olmaktan ötürü ortaya çıkan komplikasyonlar nedeniyle olur. Seyir oldukça farklılık göstermesine rağmen Alzheimer hastalığında, hastalığın başlangıcından ölüme kadar geçen süre 9-10 yıl arasındadır. İleri yaş ve demansın ağırlığı sağlık halini olumsuz etkiler.

Yaşlılık döneminde sıklıkla ortaya çıkan Alzheimer hastalığı 8-10 yıl gibi sürmekte, hasta ve ailesi için yıkıcı sonuçlara yol açmaktadır. Tedavide hasta ve ailesinin yaşadığı güçlükler hafifletilmeye çalışılmaktadır. Tedavi girişimleri son yıllarda gelişilmiş ülkelerde üzerinde en çok araştırma yapılan konulardan biridir. Tedavi konusunu ayrı bir sayıda ele almak dileğiyle, sağlıkla kalır

Popüler Psikiyatri Mart – Nisan 2003 Sayı : 12 / Uzm. Dr. Emre Kızıltan

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6