spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Yemek Bağımlılığı

-‘’Kendimi bildim bileli diyete başlıyorum… Yemek yemek için hep bir bahanem var … ‘’Bu sefer de yiyeceğim, sonra yemeyeceğim’’ diyerek yemeye başlıyorum… Aklımda hep ‘’ yemek yiyen de ölüyor, yemeyen de’’ düşüncesi var… Yedikçe kilo alıyorum kendime güvenimi kaybediyorum. Yerimden kalkmak istemiyorum. Çünkü kilolarımla göze batıyorum. Daha da içime kapanıyorum…’’
-‘’Yersem mutlu olurum.’’
-‘’Yersem rahatlarım.’’
-‘’Eşimle problemlerim var ; ona her kızdığımda kendimi buzdolabının önünde buluyorum.
-‘’Çocuğum yaşıtlarından farklı.. Dikkat eksikliği var..Dersleri konusunda sürekli onu azarlıyorum ve bundan utanıyorum. Kendimi yemek yerken buluyorum..’’
-‘’10 yıl önce eşimden ayrıldım… Halen ondan nefret ediyorum.. Onun evlenip, mutlu olduğunu hatırladıkça yiyorum.. Her yıl daha fazla şiştim. İki yıldır kilolarımdan dolayı insan içine çıkamaz oldum…’’
-‘’Öğle yemeğine çıktık arkadaşlarla… Hırsımı alamadım, ofise dönüp biraz da orada yedim.’’
-Sürekli ‘‘Ben bunu hak edecek ne yaptım? Diye soruyorum kendime. Herkes hayatından memnun, bense değilim…İşte bunu aşamıyorum ve sadece yemek beni rahatlatıyor…’’

Yemek bağımlılığı tanımı nasıl ortaya çıkmıştır? Diğer bağımlılıklarla yemek bağımlılığın ilişkisi nedir ?
Bağımlılık, çoğumuzun bildiği gibi biyo-psiko-sosyal kökenli kronik bir hastalıktır.Alkol,madde, internet, seks, insan gibi yemek bağımlılığı da bağımlılığın bir çeşididir.Madde bağımlısının eroin, alkol bağımlısının alkol düşünmesi gibi yemek bağımlısı da sürekli yemeği düşünür ve yemeği, duygularını düzeltmek için suçluluk- pişmanlık-utanç duyar. Bu durumun yarattığı duyguları bastırmak için tekrardan yemek yer. Böylece bir kısır döngü içine girer.Yemek, vücut ölçülerini, sağlığını, mutluluğunu, ilişkilerini veya günlük faaliyetlerini etkileyecek ölçüde zihnini meşgul etmeye başlar.

Yemek bağımlısı olan kişi, duygusal ihtiyacına göre, aç olmadığı halde yemek yemeyi tercih eder. Kişinin duygusal durumuna bağlı olarak kişi yemek tercihini yapar. Mesela ; kişi o an rahatlamaya ya da sakinleşmeye ihtiyacı varsa hamur işi tarzı gıdaları ya da harekete geçmek istiyorsa şekerli gıdaları tercih eder.
Yemek bağımlılığı ile yeme bozukluğu arasında nasıl bir ilişki vardır ?

Her yeme bozukluğuna sahip kişi kesinlikle yeme bağımlısıdır fakat her yemek bağımlısı yeme bozukluğuna sahip değildir. Yani aşırı yemek yeme, yemek yedikten sonra ilaç kullanarak ya da kusarak bağırsakları boşaltma, gizli yemek yeme, kompulsif bir şekilde yemek yeme gibi alışkanlıklarınız varsa yeme bozukluğu olan birisiyle benzer davranışlar sergiliyosunuzdur. Yeme bağımlılığı semptomları olan bu davranışlar, belirli bir safhadan sonra yeme bozukluğuna dönüşebilir.( Bunlar obezite, blumia ve anoreksia)

Yemek bağımlısının ruhsal dünyası nasıldır ?
Yemek yeme, yeme bağımlıları için hayatla mücadele etme yöntemidir. Çoğunlukla yemek yeme kişinin özlediği eğlenceyi, neşeyi, rahatlığı ve aşkı sağlar.Diğer taraftan yemek yeme kişinin stresle baş edebilmesine, yüzleşmesi zor olan korkularının ve diğer acılarının üstesinden gelebilmesine yardım eder. Kişinin yemek yeme için sürekli bahanesi vardır. Yani her zaman ‘’üzüldüm yedim, sevindim yedim’’ modundadır.Kısacası, yemek bağımlısı olan kişi içinde ki duygusal boşluğu yeme eylemi ile doldurur, böylece ruhsal dünyasının ihtiyaçlarını gidermek yerine sadece duygularını bastırır.

Duygusal boşluktan kastedilen nedir ?
Bir danışmanımın kendi ifadesiyle, ‘’yemek bağımlılığı kavramını ilk duydugumda , yemek bağımlılığın nedeni olarak gösterilen ‘’içinde ki duygusal boşluğu yemek yiyerek doldurma eylemi ‘’ benim için hiçbir anlam taşımayan bir ifade olmaktan öteye gidemedi….Şimdi ise ne zaman duygusal boşlukta olduğumu biliyorum;

  • Özlediğimde
  • İstediğim gerçekleşmediğinde
  • Kimse benimle ilgilenmediğinde
  • Başarısız olduğumda
  • Her şey tamam gibi görünürken yaşadığım duygusal açlığı hissettiğim zamanlarda
  • Duygusal bir paylaşım yaşamak istediğimde
  • Sevgilim olmasını istediğimde
  • Kimseye kendimi ifade edemediğimi düşündüğümde
  • Susmam gerektiğinde
  • Yalnız kaldığımda
  • Kalabalıklar içinde yalnız olduğumu hissettiğimde…vs

Eğer bu durumlarda yemek yemezsem, özellikle tercih maddem karbonhidrat olduğu için, sakinleştiriciye duyduğum ihtiyacı karşılayamazsam, inanılmaz sinirli gergin, mutsuz, olumsuz, suratsız, memnuniyetsiz bir insan haline dönüşüyordum ‘’

Yemek bağımlılığında yeme davranışı nasıldır ?
Bazı kişiler, aç olmadığı halde takıntılı şekilde, aşırı derecede yemek yer. Bu kişiler genelde içlerinde ki boşluğu doldurmak için yerler. Uğraştıkları problemler, baş ettikleri stres ve gizledikleri duygular konusunda yemek yeme onlara yardım eder. Yemek bağımlılığına sahip olan kişiler çoğunlukla, kendilerine sürekli gerçekçi olmayan hedefler koyarla ve bu hedefe ulaşamadıklarında strese girip tekrar yemek yerler. Bazı yemek bağımlıları ise, yemek yemeleri gerektiği için yemeğe başlarlar fakat daha sonra kendilerini durduramazlar. Kısa bir zamanda aşırı gıdayı tükettikten sonra kendilerini iğrenç hissederler ve depresif duygulara kapılırlar. Bu yeme davranışının temelinde de ‘’içinde ki duygusal boşlukla’’ yemek yiyerek baş etmeye çalışma vardır. Çünkü bu kişiler , stresle yalnızlıkla ve diğer duygularla baş edemeyeceklerini düşünürler.Gerçekte de bu kişilerin stresle baş etme kapasiteleri düşük olabilir. Bu kişiler her acı karşısında yemek yiyerek duygularını ve yetersizliklerini bastırdıkları için, yemek yemedikleri zamanlarda daha önceden bu duygular ortaya çıktığında nasıl baş edeceklerini öğrenemediklerinden ne yapacaklarını bilemezler.Bu yüzden bağımlılık danışmanı ya da terapistten yardım almaları çok önemlidir.

Yemek bağımlılığına sahip diğer bir grup ise, aşırı yemek yiyenlerden oluşur ve bunlar daha sonrasında ne yediklerini hatırlamazlar.Bu kişiler bir oturuşta anormal ölçüde yemek tüketirler.Doygun olma noktasını geçip, fiziksel rahatsızlığa neden olacak şekilde yerler. Bu durumu kontrol edemezler. Fiziksel rahatsızlığa ek olarak ,aşırı yedikten sonra acı çekerler. Suçluluk ve utanç duyusu bu kişilerin yemek ile ilgili problemlerini aile ve arkadaşlarından saklamalarına yol açar ve bu yüzden tek başlarına yediklerinde yemeği abartırlar. Bazı yemek bağımlıları kendileri hakkında düşünceleri ve vücütları hakkında hissettikleri yüzünden sosyal faaliyetlere katılmamayı tercih ederler.Bu da onların toplumdan izole olmalarına yol açar. Bu kişiler genellikle depresyon anksiyete ve güvensizlik gösterirler.

Kadın-erkek arasında dağılım
Geçmişte alkolizm sadece erkeklere ait bir hastalık olarak düşünüldüğü gibi yeme bağımlılığı da genelde kadınlara ait bir hastalık olarak düşünülür. Peki , erkeklerin de yemek yeme problemleri olduğu bu kadar açıkken neden sadece kadınların sesi duyulur?

Büyüme döneminde aileler tarafından erkek çocuklara, duygularını göstermenin güçsüzlük ifade ettiği, bu yüzden duygularını ifade etmemeleri gerektiği öğretilir.Çoğunlukla fiziksel ya da duygusal anlamda ‘’kız gibi ağlamamaları adam gibi olmaları’’ söylenir. Böylece erkekler güçlü olmaktan ziyade güçlü görünmeye ve kendi problemleriyle kendileri uğraşmaya çalışırlar.Fakat erkekler de aynı kızlar gibi ergenlik dönemlerinde ve hayatlarının diğer aşamalarında zor zaman geçirirler ve doğal olarak yardıma ihtiyaç duyarlar. Hissettikleri yetersizlik ve çaresizliği bastırmaya çalışan ergen ve erişkin erkekler aynı kadınlar gibi yemeyi hayatla mücadele etmek için kullanmayı öğrenirler. Bu kişiler yeme bağımlılığının temelinde yatan ve öz güven eksikliğine neden olan duygusal, fiziksel ya da cinsel istismara dayalı problemler veya depresyonlar yaşayabilirler. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı erkeklerin bu bağımlılıkla kadınlar gibi açık bir şekilde baş etmeleri zordur. Eskiden erkekler üzerinde kadınlar gibi zayıf formda olmaları konusunda toplumsal bir baskı yoktu. Bu yüzden obsesyonlar erkekler arasında güçlü birer fenomen değildi. Zaman değişti, gerek medya gerek içinde bulunduğumuz sosyal yaşantı; erkeklerin de sağlıklarını zindeliklerini ve görüşlerini düşünmelerini gerektiriyor. Bu da kilo konusunda aslında erkeklerin de sıkıntı yaşadığı ve toplumsal baskı yüzünden seslerinin çıkmadığını gösteriyor.

YEMEK BAĞIMLISI KİŞİLERE ÖRNEKLER

  • Yemek bağımlılarının belirli bir profili yoktur. Yeme bağımlısı ;
  • Sürekli diyet yapan, fakat bu diyeti uygulamayan aşırı kilolu kadın,
  • Zihni sürekli yemekle meşgul olduğu halde, şişmanlamaktan korktuğu için hiçbir zaman yeterince beslenemeyen zayıf kadın,
  • İçinde ki stresle baş edebilmek için tüm gün boyunca azar azar yedikten sonra, aksam yemeğinde çift porsiyon yiyen, çalışan bir kişi
  • Tüm gün istediği yemeği hayal edip, iş yerinde hiçbir şey yemeyip, eve geldiğinde tabak dolusu yiyen kişi,
  • Tüm hafta TV izlemek dışında yapacak bir şeyi olmayan ve paket paket cips tüketen yalnız bir genç,
  • Sevmediği bir işte çalışan ve sürekli atıştıran bir kişi,
  • Çocuklarına gürültü yaptıkları için ya da ders çalışamadıkları için bağıran ve bu sebepten suçluluk ve pişmanlık duyan bir anne,
  • Boşandığı halde eski kocasına kızgınlığı hala geçmeyen ve bu yüzden aşırı yemek yiyen bir kadın
  • Kompulsif bir şekilde yemek yedikten sonra düzenli kusarak ya da müshil kullanarak yediklerini çıkartan bir blumia hastası,
  • Bazı araştırmacıların gizli anorektik dediği klinik olarak teşhis edilemeyecek derecede aç kalan bir genç,
  • Kendini tatlı ile arası iyi olan biri olarak gören ya da yemekten hoşlanan bir kişi,
  • Gün boyunca sık sık yemeği düşünen, belirli tip gıdalara karşı ara ara fiziksel açlık hisseden bir kişi,
  • Zamanın yarısını sağlıksız şeyleri aşırı yiyerek geçiren bir ergen olabilir.
  • Örnekler daha da çoğaltılabilir.

YEMEKLE ‘’SAĞLIKLI’’ BİR İLİŞKİ

  • Acıktığında yemek yeme
  • Doyduğunda durabilme
  • Utanmadan yiyebilme
  • Yaşamak için yemek yeme ( yemek için yaşamama )
  • Yemek konusunda takıntılı olmama
  • Yemek yerken şuçlu hissetmeme
  • Gizleyerek yemek yememe

YEMEKLE ’’SAĞLIKSIZ’’ BİR İLİŞKİ

  • Takıntılı yemek yeme(dürtüsel )
  • Aşırı yemek yeme (doymama )
  • Yemek konusunda takıntılı olma
  • Gizli yemek yeme
  • Yemek yerken kontrolden çıktığı hissine kapılma
  • Duyguları dondurmak için yemek yeme
  • Aç olmadan da yemek yeme
  • Doyduğunu hissettikten sonra da yemek yemeye devam etme

Psikolog Hilal İNAN

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6