spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Modernlik Ve Hoşnutsuzlukları

Toplumsal değişim ve dönüşümler, insan teki üzerinde de tezahürlerini gösterirler. Modernliğe geçişle birlikte ruh sağlığını yakından ilgilendiren bazı değişimler gerçekleşmiştir. Ailenin çözülmesi, bireyciliğin öne çıkması, iş ortamında kimliklerin aşınması ve tüketim çılgınlığı bu duruma örnek olarak verilebilir. Bu yazıda ruh sağlığı ekseninde modernizenin uyandırdığı bazı hoşnutsuzlukları tartışmak istiyorum.Modernleşmeye sökün eden hızlı sosyal değişim, anne babadan çocuklara değer aktarımını zorlaştırmaktadır.

Üstelik aile giderek daha istikrarsız hale gelmekte, rehberlik ve bağlanma için güvenilir bir zemin olmaktan gitgide uzaklaşmaktadır. Çözülmüş ve anomik toplumlar radikal biçimde bireycidirler ve bu yüzden gençlerine bir anlam duygusu ve aidiyet sağlamakta kusurludurlar.

AİLENİN ÇÖZÜLMESİ
Genel manada modernitenin kimi insanlar için psikolojik gelişimi zorlaştırdığı, kimileri (yüksek özerklik seviyesi yakalayabilen insanlar) için de kolaylaştırdığı söylenebilir. Daha incinebilir ve modern toplumun beklentilerini karşılamaktan uzak bir azınlık için modem toplum bir kâbus olabilir. Modern toplum pek çok biçimlerde narsisistik özellikleri ödüllendirmektedir. Başarı, bağlanmaktan daha değerlidir. Bireyciliğin başat görüş olduğu bir toplumda bağımlı özellikler kolayca uyumu bozucu olarak görülebilir. Öte yanda yakın ilişkilerde istikrarsızlık ve düşük yoğunluklu bir impülsiviteyle seyretse bile iş hayatına olumsuz yansımadığı sürece narsis istik özelliklere tahammül edil ir. Toplumsal ve tarihi geçiş dönemleri kişilik bozukluğu gelişimi için özel risk dönemleridir.

Sosyal yapıların psikopatoloji riskini etkilediği temel yollardan birisi, aile işlevselliği üzerindeki etkileriyledir. Toplumsal işlev bozukluğu aileyi işlev bozukluğuna zem in hazırlar. Aile işlevi aile üyeleri için söz konusu olan desteklerin elde edilebilirliğini de içerir. Bu desteklerin yokluğu değişik psikopatoloji biçimlerinde tezahür eder. İşsizlik gibi sosyal çevrede yıkım yaratan olaylar ya da toplumsal ağ sistemindeki kırılmalar, ruhsal bozuklukların yaygınlığını artırır. Lasch çağdaş toplumda çekirdek aileyi ‘kuşatma altında’ ve ‘kalpsiz bir dünyada bir sığınak olarak tanımlar.

Modern toplumlarda aile daha istikrarsız ve çözülmeye yatkındır. Güney Kore’yi dışta tutarsak Doğu Asya toplumlarında antisosyal kişilik bozukluğu (ASKB) yaygınlığı düşüktür ve bunun aile yapısının koruyuculuğuyla ilgili olduğu düşünülmektedir. Saldırgan veya namevcut babalar çok az kural koyar, çocukların beklentileri düşük ve aileye sadakat azdır. Öte yanda geleneksel bir uzak doğu ailesinde babalar güçlü ve otoriterdir, çocukların aileden yüksek beklentileri vardır ve aileye sadakat’ ödüllendirilir. Birbirine bağlı ailelerde ASKB riskinin düşük olduğu genel bir kabul görmektedir.

KARAKTER AŞINMASI

Richard Sennett yeni kapitalizmin en çarpıcı simgesi olan ‘uzun vade yok’ sloganının aile ilişkilerine aktarıldığında, ‘bırak git’, kendini adama’ ve ‘fedakârlıkta bulunma’ anlamlarına geldiğini yazmaktadır. ‘Uzun vade yok’ anlayışı uzun vadede kişin in davranışını yolundan saptırmakta, güven ve sadakat bağlarını zayıflatmakta; iradeyle davranışı birbirinden koparmaktadır. Sennett yeni düzenin bütün kutsal kitaplarının bağımlı olmayı utanç verici bir durum olarak nitelediğini yazar, oysa birçok eski toplumda, zayıfın güçlünün yardımını istediği kamusal bağlılık ilişkileri utanç verici görülmüyordu.

Bu durumun sonunda bir ‘karakter aşınması’ na yol açacağını söyleyen Sennett şöyle yazar: “Karakterimizi ilgilendir en ‘bana kim ihtiyaç duyar?’ sorusu, modem kapitalizmle yoğun saldırı altında. Sistem, insanlara kayıtsızlık aşılıyor. Bunu, örn eğin ‘kazanan hepsini alır’ piyasalarında, risk ve ödül arasındaki ilişkiyi koparıp, insan çabasını nafile hale getirerek yapıyor... Günümüz kapitalizminde karşılaştığımız karakter sorunu budur işte. Ortada bir tarih var, ama insanlarca paylaşılan bir mücadele anlatısı ve dolayısıyla ortak bir kader yok. Bu koşullar altında karakter aşınır; ‘Bana ihtiyaç duyan kim var?’ sorusu yanıtsız kalır”.

TÜKETİM TARİKATI

Reklam stratejileri, bugün bizi almak istediğimiz her şeyi alabileceğimiz şeklinde yönlendirmektedir. Satın aldığımız markalar bilinçdışı cinsel arzularımızın; huzur, rahat, emniyet, aidiyet ve iktidar arayışlarımızın bir ilacı olarak sunulmaktadır. Sahip olduğum uz ürünlerle kim olacağımızı seçtiğimiz bir zaman diliminde yaşıyoruz. Kimliğin diğer kaynaklarının aşınmasıyla kimlik ve zevkin temel kaynakları olarak insanlar alışverişe ve tüketiciliğe yönelmektedirler. Geleneksel toplum yapısı insanlara bir aidiyet hissi, bil inme ve tanınma imtiyazı, zor zamanlarda destek, dayanışma ve anlam sağlıyordu. Daha durağan ve kararlı eski toplumların yerin i günümüzün hıza ayarlı risk toplumunun alması insanları bir ‘karakter aşınması’ sorunuyla karşı karşıya bırakmaktadır. Richard Sennett’in deyişiyle bu durum samimi, derin ve sadakate dayalı insan ilişkilerinin kaybol arak günübirlik çıkarların öne çıktığı bir sığlaşmayı temsil eder.

Dayanışma duygusu, ortalıktan çekilmiştir ve içsel tatminsizlik günbegün büyümektedir. İnsanlar maddi zenginliğin ortasında yoğun bir boşluk duygusundan yakınmaktadırlar. Phillip Cushm an 2. Dünya Savaşı sonrasında ABD de toplum, gelenek ve paylaşılan anlamın uzağına düşen, bunların yokluğunu yaşayan benliği boş benlik’ olarak tanımlamaktadır. Bu toplumsal yoklukları yaşayan benlik bunları ‘içsel hayatında kişisel anlam ve değ er yokluğuna tercüme etmekte ve süreğen bir duygusal açlığı tecessüm etmektedir. Bu benlik boşluğunu tüketerek ve sahip olarak doldurmayı amaçlamaktadır.

Tüketim sözcüğünün psikanalitik kuramda ilk tedisi* bebeğin bedensel ve ruhsal varlığını devam ettirmek için anneyi tüketmesi durumudur. Anne sütünde mündemiç olan gıdayla birlikte bebek haz verici ilkel bir kimlik duygusu da alır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren arzu pazarlanmış ve reklamcılık bize eksikliklerimizi dış dünyadan alacağımız eşyalarla telifi edebileceğimizi telkin etmiştir. Böylece bir araba markası, bir içecek ya da giyim eşyası bizim cinsel arzularımızın iktidar, makam, emniyet, huzur veya aidiyet arayışlarımızı temsil eden simgesel vasıtalar haline gelmiştir. Pazarlama tekniklerinin baş ansı, artan çeşitlilikte eşyanın giderek daha fazla tüketilmesi ve sürekli değişen moda akımları benliklerimizin anlamlarını yeniden farklı biçimlerde icat etmenin imkanlarını sermiştir önümüze.

KİMLİKLERİN AŞINMASI

Psikanalitik bakış açısı, tüketimden alın an hazzı ve sadece daha fazlasına sahip olmak için sevilmeyen işlerde uzun saatler çalışılmasını, önceden kültürün içinde hazır bulunan bazı kimlik kaynaklarının aşınmasına bağlamaktadır. Modern toplumun mümeyyiz vasıfları olan parçalanma, yurtsuzlaşma ve insani irtibat kaybının temel bazı sosyal değişimlerle ortaya çıktığı tartışılmaktadır.

Eski ve istikrarlı topluluklar üyelerine güvenilir bir üs, oradan bir kimlik duygusu geliştirebilecekleri sağlam bir aidiyet, zor zamanlarda dayanışma, paylaşma ve yardımlaşma vasıtasıyla ‘içeriden biri’ olma duygusu sağlıyorlardı. Bu toplulukların ve daha önce de tartıştığımız gibi ailenin parçalanması (Britanya da her üç aileden biri parçalanmıştır) kimlik ve anlam krizini tırmandırmaktadır. Dahası geç kapitalizmin ve küresel ekonominin, kalkınmanın sosyal dok usunu tamamen ihmal ederek bir risk toplumu yaratmaları iş ortamında da güvensizliğe, endişe, çaresizlik ve özsaygı azalmasına yol açmaktadır.

Bauman şöyle yazar: ‘Artık dostların oluşturduğu birliktelik duygusu da tehlike ve tehditleri gideremiyor, onların verdiği acıyı azaltmıyor. Günümüzün felaketleri kurbanların adlandırabileceği, parmaklarıyla işaret edebileceği, karşısında birleşik bir cephe oluşturup onunla savaşabileceği bir düşmanın yaptığı kötülükler değil. Kaderin silleleri, sabit bir adresleri olmayan, mali piyasalar, küresel ticaret koşulları, rekabet gücü, arz-talep gibi tuhaf ve kafa karıştırıcı isimler ardında saklanan gizemli güçler tarafından indiriliyor”. Alışveriş böylesi bir kültürel iklimde insanlara, hayatlarının diğer alanlarında sahip olmadıkları etkin bir güç sağlar, kültürel ve ruhsal süreçlerin yol açtığı boşluk ve anlamsızlık duygularına karşı bir savunma işlevi görebilir. Modern hayatın tüm bu aktardığımız özelliklerinin kişilik bozukluklarının gelişimi için uygun bir fidelik oluşturduğu açıktır.

YİTİRİLEN: iNSAN RUHU

Smith geç modernliğin bir hastalığı olar ak ümit yetersizliğine işaret etmektedir. Cennet ve cehennem, kurtuluş ve cezalandırılma gibi dini ilgiler hayata anlam sağlamaz olduğunda, dini ümit yerini ilerlemeye duyulan inanca bırakmıştı. Bu inanç her şeyin ileride mutlaka daha iyi olacağını, cennette olmasa bile bu dünyada ileri bir gelecekte daha iyi bir ömür süreceğinizi telkin ediyordu. Savaşlar, çevre kirlenmesi, dünya kaynaklarının eşitsiz dağılımı gibi bir dizi nedenle ümit karamsarlığa dönüşmüştür. Ünlü Rus romancı Alexander Soljenitsin de ilerleme mitiyle beraber insan ruhunun yitirdiklerine dikkat çeker: “Hepimizin unuttuğu şey insan ruhudur’ diye yazar, “İsteklerimizin denetimsiz biçimde büyümesine izin verdik ve şimdi onları nasıl yönlendireceğimizi şaşırmış durumdayız... Ve hiçbir şey şu anda ruhlarımızdaki çaresizliği, zihinsel karışıklığımızı, ölüm karşısındaki açık ve sakin tutumun kaybı kadar iyi anlatamaz. Modem insanın refah seviyesi ne kadar yüksekse, tüyler ürpertici ölüm korkusu ruhunu o kadar derinden yaralıyor”.

HÜLSA-İ KELAM

Özetlemek gerekirse, benlik ve kişilik bir kültürel matriste biçimlenir. Kişilik bozuklukları için sosyal risk etkenleri herk esi etkileyebilir, ancak en büyük etkilerini zaten psikolojik ve biyolojik olarak risk altında bulunan bireylerde icra edeceklerdir. Çekirdek ailelerde dağılma sıklığının artması ve hızlı sosyal değişimler, hem etkin bir ebeveynliği engelleyerek hem de sosyal ağ ve yapıların istikrarını bozarak kişilik bozukluğuna zemin hazırlayabilirler. Kapitalizmin modern topluma sunduğu tüketim eksenli yaşama biçimi ve ‘uzun vade yok’ sloganı etrafında şekillenen, insani ilişkilerde bağlılık ve itimadı yok sayan anlatısının da modem bireyi bir anlam ve boşluk sorunuyla yüz yüze bıraktığı anlaşılmaktadır. Anlam insan hayatına geri dönmeden, ‘yitirdiğimiz insan ruhunu yeniden ele geçirmeden, hasıl-ı kelim içimizdeki boşluk iyileşmeden: aşınan kimliklerimize, dağılan kişiliklerimize bir çare bulabilecek gibi görünmüyoruz.

Popüler Psikiyatri Mayıs – Haziran 2003 Sayı: 13 / Doç. Dr. Kemal SAYAR / Psikiyatri Uzmanı

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6