spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Psiko-Aşk

İnsan insan olduğundan, Âdem ile I-Havva’dan beri bilir bu meseleyi. Beklemedikleri bir anda bir şeyler olur ve o andan sonra ne kendileri aynı kalır ne de hayat. Bambaşka bir renk alır evren. Siyah desen siyah değil, beyaz desen beyaz... Çiçekler farklı kokar, gökyüzü daha mavi, yaprakların yeşili farklı gelir artık. Bazen bahara dönüşür dünya, bazen çekilmez soğuk bir kış ayazı. Gelip çatmıştır artık o esrarengiz zaman dilimi ve yaşamaktan başka çaresi bulunmamıştır yeryüzünde. Eğer çareyse yaşamak!

İnsanlar düşünüp taşındılar, gönüle değdiğinde ruhu sarıp sarmalayan, sardığı kişiyi kör eden, değiştiren, mantığına hükmeden, bu kolay anlatılmayan, karşı konulamaz duyguya ne diyelim diye. Tohumu toprağa düştüğünde hızlı bir şekilde tüm bahçeyi saran, tutunduğu ağacı içten içe kurutup bitiren, kendinden başka hiçbir şeyi görmesine izin vermeyen bir bitki vardı yeryüzünde, adı: Sarmaşık. İşte dediler; her neyse yaşadığımız şey şu bitkiye çok benziyor ve sarmaşık diyorsak bitkiye, bu duygunun da adı aşk olsun.

Güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit doğduğunda tüm tanrılar şölen gecesinde toplandılar ve kutladılar bu güzel günü. İşte o gün yokluk tanrısı, şaraptan sarhoş olmuş varlık tanrısını baştan çıkardı. Birleşmeler inden Eros doğdu. Bu yüzden Platon’a göre aşk ne varlıktır ne de yokluk. Belki de her ikisi. Belki de yolduğun varlığınla bütünleşme, kendini tamamlama isteğidir. Kutsal kitaplarda Ahzen-ul Kissa olarak geçen Yusuf ile Züleyha’nın hikâyesine ‘en güzel hikâye’ denmesinin sebebi de aşkı anlatmasıdır. İnsanları etkilediği kadar tanrılar katında da değerlidir.

‘Aşk herkesi eşit kılar’ der Miguel de Cervantes. İnsanlığın doğuşundan beri, ister dilenci ister kral olsun, ister hizmetçi isterse sultan her insan geçmiştir bir kez aşkın çemberinden. İnsanların hayatına yön ver en, yazdıran, çizdiren, delirten, ağlatan ve güldüren, intihara sürükleyen, öldürten, binlerce insanın ölümüne sebep olan savaşlar yaratan, tarihin akışını değiştiren imparatorluklar yıkan; o gücü anlatılmaz duyguya aşk dediler.

Başladılar yaşamaya, yaşadıkça anlatmaya, anlattıkça düşünmeye... Şarkılar şiirler, romanlar yazmaya; resimler heykeller ve filmler yapmaya ve hal en anlatılmaya devam ediyor aşk. Konfüçyüs’e göre söz dinlemeyen, dizginden anlam ayan, dörtnala giden bir at gibiydi aşk. Ruhumuzda fay hatları oluşturan ve depremler yaşatan bu duygu nasıl oluşuyor? Nedir? Ne değildir? Yüzyıllardır insanlar aşkı tanımlamaya çalışmışlar, kimine göre muhteşem bir heyecan, kimine göre delilik, kimine göre mantıksızlık. Kimine göre cins ellik. İnsanlarda benzer etkiler yaratan, tüm kültürlerde görülen bu evrensel fenomen bir hastalık olabilir mi?

Evrimsel açıdan bakacak olursak aşka, türümüzü devam ettirmemiz, yeni nesillerin ortaya çıkması için bağlılık yaratan, karşı cinse doğru harekete geçiren ve yeni nesli korumak, büyütmek için bir gereklilik gibi görünüyor; bazı filozoflara göre ise cinsel haz için uydurulmuş bir kılıftır.

Psikanaliz e göre çocukluk döneminde sevdiğimiz, bağlı olduğumuz objelere yeniden kavuşma istediğidir. Yaşadığımız bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak için karşı tarafla bir bütünlük kurma, ruhumuzdaki eksiklikleri tamamlamaya çalıştığımız bilinçdışı bir süreçtir aşk. Başlangıçta enerji veren, mutluluk ve heyecan hissettiren aşk sonra tüm benliğimizi sarıp bambaşka bir kılığa sokabilir.

Ruhumuzda bölünmüşlükler yarata ak, kendimizi tanıyamaz hale getirebilir. Ahmet Altan bir yazısında şu cümleyle özetler bu değişimi “Aşk bir orospuyu azizeye, bir azizeyi orospuya dönüştürebilir”. Son dönemlerde bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar aşkın nörobiyolojik ve kimyasal temellerini açıklayarak aşkın üzerimizde yarattığı etkilerin nedenlerini, biraz daha iyi anlamamıza yardımcı olmuştur.

Aşkı bilimsel yöntemlerle açıklamak romantizminden daha az keyifli ve hatta bazen sıkıcı olsa da yine de merak uyandıran bir konu haline gelmiştir. Aşk oldukça karışık psiko-nörobiyolojik bir olaydır. Yapılan çalışmalarda âşık olduğum uzda vücudumuzdaki hormon seviyeler inde değişiklikler olduğu ve beynimizin bazı bölgelerinde aktivasyon bazı bölgeler inde ise deaktivasyon gözlendiği belirtilmiştir.

Aşkın doğası gereği âşık olduğumuz kişiyi görmek ve birlikte olmak isteriz; salgılanan oksitosin hormonunun yarattığı duygusallık bizi âşık olmaya yatkın hale getirir ve sevgilinin kötü yanlarını görmem izi sağlayan beyin yapılarını devre dışı bırakarak, hayranlık uyandırmasına ve güzellikleri sevdiğimiz kişiyle özdeşleştirmemize neden olur. Oksitosin ayrıca sevdiğimiz kişiye bağlanmada da önemli rol oynamaktadır. Erkek farelerde yapılan bir çalışmada, oksitosin seviyesi yüksek olan farelerin eşlerini aldatmadığı saptanmıştır. Diğer yandan artan dopamin düzeyleri kendimizi ödüllendirilmiş gibi hissetmemizi sağlayarak mutluluk ve mutluluk sağlayan kişiye ulaşma isteği doğurur. Dopamin aynı zamanda şizofrenide de miktarı artan bir maddedir.

Psikotik hastalıklarda içgörünün azaldığı, gerçeği değerlendirme yetisinin bozulduğu göz önünde bulundurulursa; aşkta gözlenen, içinde bulunduğu durumun farkında olmama gibi mantıklı olmayan davranışlar, hafif düzeyde de olsa psikotik tabloyla benzerlikler göstermektedir. Bu bulgular aşkın gözünün neden kör olduğunu ve neden aşkta mantık olmadığını büyük ölçüde açıklayarak “aşk deliliktir” diyen Shakespeare’i destekler.

Aynı zamanda “aşk karşımızdaki insanı bulunmaz hint kumaşı zannetmekle, kendi salaklığımızın farkına yarma arasında geç en zamandır” sözü, bu hormonların başımıza ne işler açtığını ve hormon seviyelerim iz normale döndükten sonraki aşk sürecin e bakışımızı özletlemektedir. Öte yandan azalan serotonin miktarı sevgiliyi saplantılı bir şekilde düşünmemize, kaygılanmamıza, bu kaygıyı ortadan kaldırmak için harekete geçmemize neden olarak bu yönüyle obsesif kompulsif (takıntı-zorlantı) rahatsızlığını hatırlatmaktadır. Artan noradrenalin seviyeleri, bir korkagi sevdiği uğruna ölümlere giden bir şövalyeye dönüştürebilir. Yalnızca, âşık olduğumuzda bu kadar sık ve yoğun hissederiz; heyecanı, cesareti, coşkuyu ve göğsümüze sığmayan kalbimizin kanatlarının sesini; yani bulutlarla dans etmeyi.

Yapılan görüntüleme çalışmalarında beynin görsel uyaranlara özelleşmiş bölgesi olan ‘fusiform girus’ta, değişik duygusal fonksiyonlarla ilişkili olan ‘insula’da ve mutluluk durumuyla ilişkili olan ön ‘singulate korteks’te aktivite artışı saptanmıştır. Bu faaliyet artışı davramşlan da etkilediği için izol e bir bölgeyle sınırlı kalmayarak beynin değişik bölgelerini de etkilemektedir. Tüm bu söylenenler bazen aşkı bir çeşit hastalık olarak düşünmemize yol açabilmektedir; eğer bir hastalıksa, sanırım yeryüzündeki en güzel hastalıktır aşk.

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6