spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Hizmetlerimiz

Duyurular

Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN

ava şirin özgünÖzel Nirvana Psikiyatri Polikliniğinde Görev Yapan Uzman Psikiyatrist Dr.Ava Şirin ÖZGÜN'ün Resmi Web Sitesi Yayına Başlamıştır.

www.avasirinozgun.com

DEPRESİFLER ALZHEIMERE YATKIN OLUYOR

depresif hastalar alzaymıra daha yakın oluyorMelankolik ve depresif hastaların,daha sık demans hastalıklarına yakalandığı tespit edildi.Uzun süre depresyondan yakınan ve psikolojik sorunlarla baş etmek zorunda kalan insanlar,psikolojik olarak stabil olanlara göre iki kat daha fazla Alzheimer’e yakalanıyorlar.

Yazının Devamı

NEOFOBİ (YENİLİK KORKUSU) ÖMRÜ KISALTIYOR

neofobi nirvana psikiyatriYeni bir şeye karşı duyulan belirgin korkular,yaşamı kısaltıyor.Neofobi insanlarda bir buçuk yaşlarından itibaren başlayabiliyor.Alışılmışın dışında olan bir tek olayla bile ,bu bozukluk ortaya çıkabiliyor.

Yazının Devamı

ANOREKSİYA ANFİZEME SEBEP OLABİLİYOR

anoreksiya nirvana psikiyatri polikliniğiŞikago'da yapılan Radiological Society of North America'nın (RSNA) yıllık toplantısında,anoreksiya nervosa'daki beslenme yetersizliğinin akciğer anfizemine neden olabileceği iddaa edildi.

Yazının Devamı

MİGRENE DE PSİKOTERAPİ

migren nirvana psikiyatriPsikoterapinin alt etme stratejileri ile kronik başağrılarına karşı da savaş verebiliyor.Düsseldorf’da yapılan bir sempozyumda,Heidelberg Üniversitesi’nden uzman psikolog Gideon Franck hastanın kendi bedeniyle ilişkisini değiştirmesi ana prensibine dayanan bu yöntemi,ilk kez baş ağrısı nedeniyle davranış bozuklukları gösteren çocukların tedavisinde denediğini açıkladı.

Yazının Devamı

DEPRESYONDAYSANIZ,YÜRÜYÜŞ YAPIN

depresyon nirvana psikiyatri polikliniğiDüzenli spor depresiflere iyi gelir;bu konuda uzmanların hepsi hemfikir.Bu sporların içinde en etkili olanı ise yürüyüş.Prof.Dr.Ulrich Bartmann,Würzburg Yüksek okulu'nun sağlık dergisinde yazdığı bir makalede,yürümenin jimnastik,voleybol vb tüm sporlardan daha yararlı olduğunu belirtti.

Yazının Devamı

Islak Yatak Hastalık Belirtisi Olabilir

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) tarafından yapılan araştırma, her 8 çocuktan 1 inin gece altını ıslattığın ı ortaya koydu. Şeker hastalığı ve kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisinin "gece altına ıslatma" olduğu belirtildi.

Yazının Devamı

Ergenlikteki Aşırı Stres Öğrenmeyi Etkiliyor

Ergenlikte maruz kalınan aşırı stresin, beynin hafıza ve öğrenme ile ilgili bölümünde önemli ölçüde değişikliklere yol açabileceği bildirildi.

Yazının Devamı

Stres, Doğacak Bebeğin Zekasını Etkiliyor

Doğacak Bebeğin ZekasıLondra’daki Imperial College uzmanlarınca yapılan ve sonuçları Clinical Endocrinology dergisinde yayımlanan araştırma, ham ilenin yaşadığı stresin, gebeliğin 17. haftasından itibaren bebeği olumsuz etkilediğini gösterdi.

Yazının Devamı

Tv Seyretmeye Sınır Gelmeli

Tv Seyretmeye Sınır GelmeliTelevizyon insanın psikolojisini bozuyor Hacettepe Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, aşırı televizyon izleme alışkanlığı çocuklarda uyku bozukluğuna yol açıyor.

Yazının Devamı

Stres İyileşmeyi Yavaşlatıyor

ABD’nin Chicago kentinde bulunan İllinois Üniversitesi’ndeki (UIC) araştırmacılar, hayvanlar üzerinde yaptıkları testlerde, hayvanlar stres altındayken yaralarının iyileşmesinin yavaşladığını, ancak ekstra oksijen alımının bu yavaşlamayı tersine döndürdüğü sonucuna ulaştılar.

Yazının Devamı

Strese Bağlı Hastalıklar Artıyor

Avrupa Parlamentosu’na sunulan bir araştırmada, modern hayatın kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığı uyansı yapıldı.

Yazının Devamı

Suça Karışan Çocuk Akranından Etkileniyor

Suça karışan çocuklar üzerinde akranlarının etkisinin büyük olduğu ortaya çıktı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Çocuk İhmali ve İstismarı Araştırma Biriminde görevli çocuk gelişim uzmanı Gülümser Gültekin Akduman’ın yaptığı araştırma, suça karışan çocuklarla ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.

Yazının Devamı

Uykusuzluk çekenlere müzik

Artık koyun saymak gereksiz.Çünkü güzel bir uykunun sırrı, uyumadan önce 45 dakika kadar rahatlatıcı müzik dinlemek. Journ al of Advanced Nursing adlı sağlık dergisinin haberine göre

Yazının Devamı

Dikkat: Aile içi gerginlik çocuğun iştahını etkiler

Aile içindeki gerginlikler çocuğun iştahını olumsuz yönde etkiliyor. Ailedeki iletişim bozuklukları ve huzursuzlukların çocuğun ruhsal yaşamını doğrudan etkilediğini

Yazının Devamı

Depresyon riskinin en yüksek olduğu yaş 40’lar

Bilim adamlarının 80 ülkede 2 milyon kişi üzerinde yaptığı veri analizine göre, insanların depresyona en açık oldukları yaş 44. ABD’deki Warwick Üniversitesi ile

Yazının Devamı

Uyku, ruh sağlığının aynası

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelikkol, “Uykularımız düzenliyse genellikle ruh sağlığımız da yerinde demektir.

Yazının Devamı

Strese bağlı hastalıklar artıyor

Günlük yaşamın stresi yüksek tansiyona yol açıyor. Dünyada her yıl 17 milyon kişi kalp ve damar hastalıklarından ölüyor. Türkiye, yüksek tansiyon sorununun en hızlı arttığı ülkeler arasında...

Yazının Devamı

Beyindeki bozuk elektrik dalgaları depresyona, neden oluyor

Beynin işleyişini düzenleyin elektrik dalgalarındaki bozukluğun depresyona yol açabileceği ortaya çıktı. ABD’nin Stanford Üniversitesi’nden bilim adamlarının, fareler üzerinde yeni bir görüntüleme yöntemini

Yazının Devamı

Modern yaşam stres yapıyor

İngiltere’de yapılan iki araştırma daha, modern yaşamın büyük strese yol açtığı ve bir eyleri uykusuz bıraktığı görüşünü destekledi. Bir sigorta şirketi tarafından yapılan, 1001 kişinin katıldığı araştırmanın sonuçları,

Yazının Devamı

Elektronik posta strese sokuyor

İskoçya’da yapılan bir araştırmaya göre; işyerinde elektronik postaların çok sık kontrol edilmesi, çalış anların sinirlerini bozuyor.

Yazının Devamı

Aşırı Şişmanlık Psikolojiye Zarar

Bir ulusal sağlık araştırmasındaki 40 bin ABD’linin verilerinin değerlendirildiği çalışmada, obez erişkinlerin normal ağırlıktaki erişkinlere göre depresyon,

Yazının Devamı

Yatmadan Önce Ekran Karşına Geçmeyin

Japonya’da yapılan bir araştırmaya göre; yatmadan önce bilgisayar ve televizyon karşısında fazla vakit geçirenler, bunu yapmayanlarla aynı uzunlukta uyusalar bile kendilerini daha yorgun ve daha az uyumuş hissediyor.

Yazının Devamı

Tek Seansta Sigaraya Son...!

Tek Seansta Sigaraya Son...!
Uzman Psikiyatrist ve Psikologlar Denetiminde Nirvana Sigara Bırakma Paketi Terapilerine Başlamıştır..

www.sigarabirakmaantalya.com

Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Tehdit Ediyor

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Uzman Dr. Halis Ulaş, ekonomik krizin, hem işverenlerde hem çalışanlarda hem de işsizlerde ruhsal problemlere yol açabileceğini söyledi.

Yazının Devamı

Şizofreninin Anahtarı Okulda

Dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan şizofreninin ilk fark edildiği yer okul. Çocuklarının öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuran aileler, çocuğun hastalığa yakalandığını çok çabuk anlayabiliyor.

Yazının Devamı

İntiharlar Önlenebilir

10 Eylül Dünya İntihar Önleme Günü dolayısıyla açıklama yapan Ankara Üniversitesi (AÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Duyan, ''intiharın, pek çok ülkede ve özellikle genç nüfus arasında tırmanma eğiliminde olduğunu'' belirterek, bunun günümüzde global bir sorun olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yazının Devamı

Cinselliği Tabu Olmaktan Çıkarmak İçin

Konya'da, Ulusal Gençlik Parlamentosu çatısı altında bir araya gelen üniversiteli gençler, ''Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı'' konulu kampanya başlattı. Kampanyayı çoğunluğunu Selçuk Üniversite Kamu Yönetimi Bölümü öğrencilerin oluşturduğu ''Yerel Gündem 21'' topluluğu başlattı.

Yazının Devamı

Otistik Çocuklar Sesleri Daha Geç Algılıyor

Otistik çocukların, sesleri normal çocuklardan daha geç algıladığı belirtildi. Söz konusu gecikmenin otizm hastalarını teşhis etmek için bir işaret olduğu düşünülüyor...


Yazının Devamı

Antidepresan Kullanımı 4 Yılda Yüzde 85 Arttı

Türkiye Psikiyatri Derneği Dış İlişkiler Sekreteri Dr. Halis Ulaş, sinir sistemi ilaçlarının kullanım sıklığının sürekli arttığını belirterek,

Yazının Devamı

Evlilik Öncesi Danışanlar Arttı

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Dr. Cem Keçe, evlilik öncesi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin, Türkiye'de yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğunu söyledi.

Yazının Devamı

Biz Uyurken Sinir Hücrelerimiz de Uyuyor

ABD’nin Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden bilim insanları, alışılandan daha az uyunan bir gecenin ertesi gününde dikkat ve konsantrasyon azalıp öfke artarken beyinde neler olup bittiğini araştırdı.

Yazının Devamı

Hem Kaygı Yaratıyor Hem de Kaygıyı Yok Ediyor

Standford Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırma, beyindeki bir bölgenin hem kaygıya neden olduğunu hem de kaygıyı yok edebildiğini ortaya çıkardı.

Yazının Devamı

Otizm Erkeklerde Neden Daha Fazla?

İki binden fazla otizm hastasının gen haritasını inceleyen ve sonuçlan otizm hastası olmayan kişilerinkiyle karşılaştıran Kanadalı bilim adamları, otizm hastası erkek çocuklarının yüzde 1 inde bu genin mutasyona uğradığını gördü.

Yazının Devamı

Bilgisayar Bağımlılığıyla İle İlgili Ailelere Öneriler

1- Bilgisayar evde en çok kullanılan ve herkesin döneminden sonra böyle gruplara katılıyor değildir. görebileceği bir merkezde tutulmalıdır, Böylece çocuğunuzun hangi sitelere girdiğini rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

2-Bilgisayar kullanımı konusunda evde kurallar oluşturunuz.Ders haricinde,hafta içi bilgisayar kullanımına (özel durumlar hariç) izin vermeyiniz.Hafta sonu kullanımına da saat kısıtlamaları getiriniz.

3-Çocuğunuzun oynadığı oyunları mutlaka kontrol ediniz.İçeriğinde şiddet,vahşet ve pornografi olan oyunlara asla izin vermeyiniz.

4-Çocuğunuzun bilgisayar ve internet kullanımı konusunda sizin otoritenizi kabul etmesini mutlaka sağlayınız.

5-Çocuğunuzun “sohbet gruplarına” katılmasına izin vermeyiniz.Ergenlik döneminden sonra böyle gruplara katılıyor ise kiminle görüştüğünü ve neler paylaştığını mutlaka kontrol ediniz.

6-Çocuğunuzu bilgisayar ve internet kullanımından doğacak tehlikeler konusunda uyarınız ve takipçisi olduğunuzu bildiriniz.Çocuğunuzun mahrem ve kişisel bilgilerin paylaşılmaması,resim ve görüntü iletmemesi internet üzerinden kişilerle kavga ve tartışmaya katılmaması konusunda uyarınız.

7-Çocuğunuzun güvenmediğiniz ve kontrol edemediğiniz ortamlarda(internet cafe vb.)bulunmasına izin vermeyiniz.

8-Öncelikle internet ve bilgisayar kullanımı konusunda ona iyi örnek olmalısınız. Saatlerce bilgisayarın başından kalkmayan anne babalar, çocuklarına aynı konuda nasıl sınır koyacaklar?Bunu tahmin etmek zor değildir.

9-Çocuğunuzun uygun olmayan sitelere girmesini engellemek için site filtrelerini kullanınız.

10-Kontrolün sizden çıktığını, çocuğunuzun bilgisayar ve internet bağımlısı olduğunu düşündüğünüzde acilen profesyonel yardım alınız.

11-Yukarıda söz ettiğimiz bazı psikopatolojilerde bilgisayar bağımlısı olma riski daha yüksektir.Böyle bir çocuğa sahip olan ebeveynin daha dikkatli olması gerekir.Ayrıca temelde yatan psikopatoloji tedavi edilmeyen bilgisayar bağımlılığı sorunu çözülemez.Örneğin depresif ya da dürtü kontrol sorunu olan bir çocuğun öncelikle bu sorunu çözmek gerekir ki bilgisayar bağımlılığından kurtulabilsin.

Dr. Ava Özgün

CETAD derneğinin vermiş olduğu eğitim programını tamamlayarak Cinsel Terapi Uzmanlığı ünvanını almaya hak kazandı.

Yazının Devamı

Cinsel Terapist

Cinsel Terapist- Antalya ile ilgili www.antalyacinselterapist.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı - Antalya ile ilgili www.sinavkaygisiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Aile Terapisi

Aile Terapisi - Antalya ile ilgili www.antalyaaileterapisi.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Sosyal Fobi

Sosyal Fobi - Antalya ile ilgili www.sosyalfobiantalya.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Çocuk Psikoloğu

Çocuk Psikoloğu - Antalya ile ilgili www.antalyacocukpsikologu.com web sayfamız yayına başlamıştır.

Panik Bozukluk

Ülkemizde son yıllarda panik bozukluğunda görülen “panik nöbeti” karşılığında “panik atak” denmesi halk arasında da yaygınlaştı. Köylü, kentli hastalardan “bende panik atak hastalığı var” dendiğini sık işitiyorum. İki tıbbi sözcüğün bu denli kısa sürede bu denli yaygınlaştığını hiç görmemiştim. Sanırım hem panik hem atak gibi iki keskin sözcük sıkıntılarını anlatmaya çalışan hastalara çekici geliyor.”Atak” sözcüğünü de asıl anlamını bilmeden benimsemişler. Bunu başlangıçta kimi hekimler İngilizce ‘ den çeviri yaparken İngilizce ve Türkçe kurallarını fazla düşünmeden “panik bozukluk, panik atak” diye yazdılar, böyle kullandılar. Bu yanlışı sürdürenlerin sayısı az değil.

Eski yayınlarda panik nöbetleri özel durumlarda görülen bir sendrom olarak ele alına gelmiştir. Örneğin paranoid psikozda, akut organik beyin sendromlarında (delirium tremens gibi), eşcinsellik paniği durumunda olduğu gibi. Son yıllarda panik nöbetlerinin sanıldığından sık görülen ayrı bir rahatsızlık türü olduğuna ilişkin görüşler oldukça yaygın bir kabul görmüştür. Özellikle son otuz yılda yapılan ilaç denemeleri ve nörobiyolojik araştırmalar ile eskiden tümden ruhsal kökenli olduğu sanılan bunaltının etiyolojisinde biyolojik bir bozukluk bulunduğu izlenimi edinilmiş ve bu alanda araştırmalar hazırlanmıştır.

Panik bozukluğunun öbür bunaltı bozukluklarından ayrı, bağımsız bir tanı başlığı ile sınıflandırılması tartışılabilir olmakla birlikte, panik bozukluğu tanı ölçütlerine uyan çok sayıda hasta görüldüğü kuşku götürmez. Bu hastaların büyük çoğunluğunun sağaltımdan yararlanmaları gerçeği de başka bunaltı bozukluklarından ayrı tutulmasını gerektirir. Ancak, panik bozukluğu olan hastalarda fobik bozukluk, çökkünlük, iki-uçlu duygu durum bozukluğu, saplantı zorlantı bozukluğu sıklıkla birlikte bulunabilir.

BELİRTİLER VE BULGULAR

I-Genel görünüm ve dışa vuran davranış: Panik nöbetleri olmayınca hastanın genel görünümünde belirgin bir bozukluk yoktur. Ancak panik nöbeti olduğu sırada hasta ileri derecede endişeli ve telaşlı görünür.

II-Konuşma ve ilişki kurma: Panik nöbetleri olmadığı zamanlarda hastanın konuşmasında, kişilerle ilişki kurmasında belirgin bozukluk görülmez. Ama panik nöbeti sırasında hasta ağır korku ve panik durumu içerisinde rahat konuşamaz, sesi titrer. Klinik belirtilerin ağırlığı altında hasta ile ilişki kurmak güç olabilir. Hasta yaşadığı panik belirtilerinin ya da panik nöbetini yeniden yaşamak korkusunun üzerinde konuşmak isteyebilir.

III-Duygulanım: Panik nöbetleri sırasında hastada ileri derecede korku ve uyarılış durumu vardır. Ne zaman geleceği önceden kestirilemeyen, akut ve ağır bir korku nöbeti bütün duygulanıma egemendir. Panik nöbeti yatıştıktan sonra hastanın en önemli yakınması panik nöbetini yeniden yaşama korkusudur. Panik nöbet sırasında, aşağıda açıklanacak olan fizyolojik belirtilerin yanı sıra, hastada şiddetli bir ölüm korkusu ya da delirme, özdenetimini yitirme korkusu belirgindir. Nöbet geçtikten sonra özdenetimi yitirme ya da ölüm korkuları daha hafif olmak üzere sürebilir. Genel olarak nöbetler ya kendiliğinden, yani ortada bir uyarıcı durumu yokken ya da psikososyal bir uyarandan bir süre sonra ortaya çıkar. Bu uyaran aslında ileri derecede sarsıcı, korkutucu bir uyaran olmayabilir. Fakat hastaların önemli bir kısmında panik nöbetinden birkaç hafta, birkaç ay önce yaşanmış önemli bir yaşam olayı (örneğin ölüm, hakaret gibi) öyküsü bulunabilir. Ancak bunların özgül stresör olduğu söylenemez.

IV-Bilişsel yetiler: Genel olarak panik nöbetleri dışında hastanın yönelimi, algılaması ve bütün başka bilişsel yetileri yerindedir. Fakat panik nöbeti sırasında hastada zaman zaman sanki çevresini tanımıyormuş, algı bozukluğu varmış gibi bir durum ortaya çıkabilir. Hasta zihinsel karışıklık, şaşkınlık içinde olabilir. Ayrıca depersonalizasyon derealizasyon, yani kişinin kendini ve çevresini değişmiş olarak algılaması görülebilir.

V-Düşünce süreci ve içeriği: Panik nöbeti dışında hastanın düşünce sürecinde ve içeriğinde bozukluk yoktur. Fakat çoğu hastada nöbet ya tekrar geri gelirse, geldiğinde kendisine ne olur, ne yapar türünden kaygılar sık görülür. Buna beklenti bunaltısı denir.

VI-Fizik ve fizyolojik belirtiler: Panik nöbeti sırasında şiddetli ölüm ya da delirme korkusu yanı sıra görülen fizyolojik belirtiler otonom sinir dizgesinin kamçılanışına bağlıdır: Çarpıntı, yüz kızarması ya da solması, terleme, üşüme, kılların diken diken olması, göğüste sıkışma, soluğunu alamıyormuş, boğuluyormuş gibi duygu, solunumun sıklaşması, baş dönmesi, bulantı, ellerde ayaklarda uyuşma, sık idrara çıkma, kan basıncının yükselmesi, sıcak-soğuk basmaları, baygınlık duygusu.

Bu nöbetler genellikle 10-15 dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Fakat bütün süre boyunca hep aynı şiddette değildir. Başlangıçta hasta neye uğradığını şaşırır. Bazen ölüm korkusu ya da deli olma korkusu yüzünden hasta çevresinden yardım bekler. Hemen yakınlarından doktora götürülmesini ister. En çok bir kalp krizinden korkularak acil servise yetiştirilen hastanın nöbeti hekimle biraz konuştuktan sonra yatışmaya başlar.

Çoğu zaman kişi bu panik sırasında öleceğinden ya da özdenetimini (self control) yitirerek çılgınca bir şey yapacağından, örneğin deli olmaktan korkar. Aslında hastaya deli olmak ne demektir diye sorduğunda bunun tanımlamasını da yapamaz. Bu, gerçekte özdenetimi tümden yitirme, ya düşüp olduğu yerde bayılma ya da çılgınca bağırma, çılgınca bir şey yapma korkusudur. Çoğu zaman yanında güvendiği birileri olursa ölmek, kendini kaybetmek, özdenetim dışı bir şey yapmak, düşüp bayılmak korkusu yatışır. Fakat hiç beklenmedik bir anda panik nöbetleri yineledikçe artık hastada korku nöbeti geçirme korkusu yerleşir(beklenti bunaltısı).

Panik nöbetlerinin ne zaman, nerede geleceği belli olmaz. Örneğin kapalı, açık, yüksek yerlerde, kalabalık içinde, yalnız kalınca oluyorsa o zaman panik nöbetlerinin fobik nitelik kazanmış olduğu anlaşılır. En çok agorafobili panik nöbetleri görülür. Kalabalık içinde, açık yerlerde, sokakta, pasajda, otobüste, hastanın tıkanıp kalmış, yalnız, yardımcısız, çaresiz hissettiği herhangi bir yerde ortaya çıktığı zaman bu duruma yeni tanımlamaya göre agorafobili panik nöbeti denmektedir.

AYIRICI TANI

Organik hastalıklar:

Kalp atımı düzensizlikleri bazen panik nöbetlerindeki bedensel yakınmalarla birlikte bunaltıya da yol açabilir. En çok mitral kapak prolapsus’u (MVP), paroksismal atrial taşikardi (PAT) olan hastalarda panik nöbetlerine benzer sıkıntılı durumlar görülebilir. Hatta bir ara MPV ile panik bozukluğu arasında bağ olabileceğine ilişkin yayınlar çıkmışsa da böyle bir ilişki olmadığı anlaşılmıştır. Fakat her iki hastalık birlikte bulunabilir. İyi bir kardiyolojik inceleme ile ayırıcı tanı konur. Ani kan basıncının artmaları ve taşikardi nöbetleri gösteren feokromositoma ve hipertiroidli hastalar ayırt edilmelidir. Ayrıca tanıda aşırı kahve ve çay alımı (kafeinizm), steroid tedavisi, amfetamin zehirlenmesi, bazı alışkanlık yapan maddelerin (alkol, barbituratlar, benzodiazepinler) bırakılması durumlarında yoksunluk belirtileriyle birlikte panik ve ajitasyon sendromları göz önünde tutulmalıdır. Toksik ya da başka organik nedenlere bağlı deliriyum durumlarında panik benzeri bunaltı olabilir. Deliriyum durumlarında hastanın bilinci zaman zaman sislenir, yönelim ve algı bozukluğu görülür.

Ruhsal bozukluklar:

Paranoid psikozlarda izlenme ve kötülük görme sanrıları şiddetli olursa hasta birden büyük bir korku içine girebilir. Bu durumda panik nöbetindeki belirtiler görülebilir. Buradaki panik durumu asıl izlenme ve kötülük görme sanrılarına bağlı olduğu için asıl tanı paranoid hastalık tanısıdır.

Şizofreninin başlangıç dönemlerinde bazen kendini ve dünyayı değişiyor, parçalanıyormuş gibi algılayan genç hastalarda; bazen de korkutucu, dehşet verici işitme ve görme varsanıları olanlarda zaman zaman panik nöbetlerine benzer korkular ortaya çıkabilir.

En çok yaygın bunaltıdan ve fobik bozukluktan ayırt etmek gerekir. Yaygın bunaltı bozukluğu uzun sürelidir; korkunun derecesi panik nöbetindeki kadar şiddetli değildir. Fobilerde ise panik nöbetine benzer korkular ancak özel fobi nesnesi ya da durumu ile karşılaşınca görülür. Yeni ölçütlere göre, eğer beklenmedik biçimde nöbetler geliyorsa, hastada fobi olsa bile tanı panik bozukluğu tanısıdır. Örneğin, Panik nöbetleri geçirdiği için yalnız başına sokağa çıkma fobisi olan bir hastada tanı agorafobili panik bozukluğu tanısıdır.

Eşcinsellik korkusuna bağlı panik: Seyrek de olsa, eşcinsel dürtülerinin farkına vararak birdenbire kendisinin eşcinsel olabileceği ya da eşcinsel tanınacağı korkusu ağır ağır bir panik nöbeti derecesinde yaşanabilir. Hasta her zaman eşcinsel eğilimlerinin bilincinde değildir. Yâdsıma (denial) düzeneğinin işlemesi ile bu dürtüler bilinçdışı tutulur. Yansıtma (projection) düzeneği ile de dıştan kendisine eşcinsellik ithamları ya da eşcinsel yaklaşmalar yapılacağı korkusu ile hasta panik durumuna girebilir. Dışarıdan gelen tehlike algısı ile üstüne alınma düşünceleri (referans fikirleri) ve giderek paranoid sanrılar oluşur.

Panik bozukluğu olan hastalarda sıklıkla çökkünlük, iki-uçlu duygudurum bozukluğu, saplantı zorlantı bozukluğu birlikte bulunabilir. Bu bozuklukların birlikte bulunup bulunmadığının incelenmesi tanı ve sağaltımda son derecede önemlidir.

SIKLIK VE YAYGINLIK

Panik nöbetlerinin fobiler ile ayırımı yapabildikçe sanıldığından çok daha sık görüldüğü anlaşılmaktadır. Fobi gibi bilinen birçok bozukluğun altında panik nöbeti ya da panik nöbeti korkusu olduğu anlaşıldıkça bu bozukluk epidemiyolojik açıdan da giderek artan önem kazanmaktadır. Panik bozukluğunun genel nüfusta genel nüfusta yaşam boyu yaygınlık oranı % 1-2 olarak bildirilmiştir. Türkiye Ruh Sağlığı Profili araştırmasına göre sağlık ocaklarına başvuran hastalarda panik bozukluğu kadınlarda % 0,5, erkeklerde % 0,2 ‘ dir. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat fazla görülmektedir; bunun nedeni henüz yeterince açıklanamamıştır. Genel olarak bunaltı bozuklukları ve çökkünlükleri kadınlarda daha çok görülmesi kadının hem ruhsal, hem de biyolojik strese daha çok uğraması ile ilgili olabilir.


makale spotlar 5 spotlar govdealt 1spotlar govdealt 2spotlar govdealt 3spotlar govdealt 4
makale spotlar 6