spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Çocuk Psikiyatrisi: Çocukluk Çağı Yas Reaksiyonu

Çocuğa Ölüm ve Yas Durumunda Nasıl Yaklaşılmalı?

Çocuğa ölüm sürecinde yapılan açıklamalarda çok dikkatli olunmalıdır. İyi niyetle kurulmuş bir cümleyi çocuğun yanlış algılaması kötü sonuçlar doğurabilmektedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken noktaları şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Çocuğa durumun açıklanması en önemli ve en zor andır. Bu haberi çocuğa en yakın kişinin vermesi önerilir. Haberi verirken çocuğun yaşı kaç olursa olsun ona sarılmak, ellerini tutmak gibi dokunuşlar çocuğun kriz anını daha kolay atlatmasına yardımcı olacaktır. Haberi alan çocuk ağlayabilir ya da hiç etkilenmemiş gibi tepki verebilir. Tepkisi her ne olursa olsun onu dinleyin ve ona dürüstçe güven verin. Anlayabileceği düzeyde yaşına uygun bir şekilde açıklamalar yapın.
  • Yetişkinler ölüm yerine bir çok mecazi anlam kullanabilmektedir ancak çocukların süreci anlayabilmesi için dilinizin olabildiğince yalın olması önemlidir. Çocuğa “melekler götürdü, Allah yanına aldı, cennete uçtu” gibi mecazi anlatımlar kullanılması dinsel kavramlardan korkmasına, öfke duymasına ya da diğer aile bireylerinin de her an yok olabileceği gibi kaygılara yol açabilmektedir. Çocuğa ölen kişinin uzun bir yolculuğa çıktığını söylemek ölen kişinin onu terk ettiği, diğerlerinin de onu terk edebileceği gibi kaygıların tetiklenmesine sebep olabilmektedir. Yine benzer bir şekilde uyuyor denmesi çocuğun kâbuslar görmesine, sevdikleri uyuduğunda onları kaybedeceği korkusuna kapılmasına, uyku problemlerine yol açabilmektedir.
  • Çocuğun yaşanılan yas sürecinden ayrı tutulmaması gerekmektedir. Çocuğun da ağlamasına, üzülmesine acısını yadsımadan yaşamasına izin verilmelidir. Ailelerin çocukların yanında duygularını bastırmaya çalışması çocuğa duygularını bastırmalı, göstermemelisin mesajı verir. Oysaki yaşanılan durum çocuğun tek başına içinden çıkamayacağı kadar zor bir durumdur. Bu noktada yakın aile bireylerinin çocukla üzüntülerini, özlemlerini, duygularını konuşarak çocuğu da duygularını ifade etme yönünde desteklemesi önerilir.
  • Bazen yas sürecinde çocuklar saldırganca tutumlar, hırçınlıklar sergileyebilmektedir. Bu davranışlar çocuğun baş etmekte güçlük yaşadığı bazı duyguları olduğunun habercisi olarak değerlendirilmelidir. Yaşayabileceği öfkenin ve suçluluk duygularının daha doğru ifade ediliş yolları hakkında çocuk cesaretlendirilmeli, kendine ya da diğer insanlara öfkesini konuşabilmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuğun duygularını bastırmasını istememeli, güçlü olmasını beklememelisiniz. Bu çocuğun yasını çok daha uzun bir süre içinde taşımasına sebep olacak günlük yaşamına dönüşünü zorlaştıracaktır. Sen artık bu evin erkeğisin, sen abisin gibi ifadeler önerilmemektedir.
  • Cenaze sürecinin bitmesiyle dağılan kalabalıktan sonra çocukta somatik ( boğaz, eklem ağrıları gibi)yakınmalar ortaya çıkabilmekte, tırnak yeme, alt ıslatma ve benzeri durumlar gözlemlenebilmektedir. Hemen telaşa kapılmak yerine sabırla ve şefkatle yaklaşmak uygun olacaktır.
  • Okula geri dönüşle ortaya çıkabilecek dikkat problemleri, sosyal geri çekilme, arkadaş ilişkilerinden kaçınma, bedensel yakınmalar gibi durumlara karşı sabırla yaklaşılmalıdır. Çocuğa yaşadığı durumu kabullenmesi için zaman tanınması en uygunu olacaktır.
  • Yas tutmak yanlış bir şey değildir. Yas tutmak sağlıklı bir insanın kaybedilen bir kişi karşısında geliştirdiği, ölüm acısının tedavisi için en sağlıklı tepkidir. Çocukların da bu süreçten soyutlanmaması önerilir. Bu noktada çocuğa ölen kişiye ait bir eşyanın seçtirilerek anı olarak verilmesi uygun olabilir.
  • Nasıl yetişkinlerin hepsi ölüm durumu karşısında aynı tepkileri vermiyorsa çocuklar için de durum benzerdir. Bazı çocuklar şok aşamasını sessizce geçirirken bir diğeri sürekli ağlayabilir, yaşından beklenmedik tepkiler verebilir. Sabırla ve anlayışla yaklaşmak en uygunudur.
  • Ailenin bütünlüğünün bozulmaması çok önemlidir. Ölüm bir aileyi bitirmez aksine kenetler. Çocuğun bu durumu daha kolay anlayabilmesi için çocuğun ailesi ile zaman geçirmesine izin verilmeli, önemli kararlar alınırken ( bundan sonra yaşamın nerede devam edeceği gibi…) çocuğa söz hakkı tanınmalıdır.
  • Çocuğa yaşadığı olayı kavraması için zaman verilmeli bu süre içinde istediğinde resimlere bakmasına, mezar ziyaretleri yapmasına, ölüm temalı oyunlar kuruyor ise oynayarak süreci içselleştirmesine izin verilmelidir. Ölen kişiye ait onu anımsatan eşyalar muhafaza hemen ortadan kaldırılmak yerine muhafaza edilmeli çocuk isterse bir tanesi çocuğa verilmelidir.
  • Cenaze törenine katılmak kaybın gerçekliğinin algılanmasına yardımcı olacaktır. Çocuğun dinsel törenlere katılmasına izin verilmelidir.
  • Çocuk süreçte aile bireylerinin ayrılığına karşı daha duyarlı hale gelebilir. Gereksiz ayrılıklardan kaçınmanız uygun olacaktır.
  • Ölmüş kişiye mektup yazmak, dua veya ibadet etmek çocuk için yararlı olabilir.

Çocuklarda Yas Süreci

Sevdiği bir yakınını kaybetmek, onu geri dönemeyeceği bir yolculuğa uğurlamak, yokluğu ile baş etmeyi öğrenmek yetişkinler için olduğu çocuklar için de zorlu bir yaşam olayıdır. Yetişkinler ölüm kavramını bildikleri ve daha önce de benzer durumları yaşadığı veya gözlemlediği için sürece nasıl yaklaşacaklarını bilebilirler. Çocuklar ise bir yandan sevdiklerinin yokluğuyla baş etmeye çalışırken bir yandan da ölüm kavramını anlamaya çalışırlar. Bu durum süreci çocuklar için daha zorlayıcı hale getirmektedir. Bununla birlikte yetişkinler için de çocuklar için de sağlıklı bir yas süreci 4 aşamada gelişir.

1. Reddetme

Bir yakınınızı kaybettiğinizi öğrendiğinizde vereceğiniz ilk tepki reddetmek olacaktır. Sanki hemen köşeyi dönüverecekmiş gibi, kapı çalıp da geliverecekmiş gibi, sanki hiçbir şey olmamış, yaşanılan bir rüya gibi hissedilmesi şeklinde tanımlanabilir. Yetişkinlerde çöküşe ya da duygusal olarak küntleşme olarak tabir edilen donuklaşmaya yol açarken çocuklarda sessiz geri çekilmeler, aşırı hareketlilik, abartılı neşe, canlılık gibi tepkilere yol açabilmektedir. Çok küçük çocuklar evde bir şeylerin yolunda gitmediğini sezebilir ama ne olduğunu tam olarak kavrayamaz. Bazen de çocuk kavrayamadığı bu matem havasını yadsımak için olmayacak şeyler ister ya da yerli yersiz güler. bu noktada çocuğun azarlanmasının yerine daha doğru şekilde duygularını ifade etmesi yolunda desteklenmesi uygun olacaktır.

Çocuğa bir açıklama yapmak yerine dikkatinin başka yöne çekilmeye çalışılması, çocuğun evden uzaklaştırılması her zaman işe yaramayacaktır. Çünkü bir süre sonra çocuk yeniden kaybı ile yüzleşecek ve duygularını yadsımak kabullenmeyi zorlaştıracaktır.

Kabullenme aşamasında aile bireylerinin duyguların sağlıklı biçimde yaşanması ve ifade edilmesinde örnek olması faydalı olacaktır. Ebeveynin üzüldüğünü görmesin diye çocuğu ebeveynden uzaklaştırmak yerine birbirlerine sarılmalarına, ağlamalarına üzülmelerine izin verilmelidir. Çocuğun yarasını yakınları ile sarmasının, kaybedilen kişi hakkında kafasındaki sorularının geçiştirilmeden cevaplanması bu süreçte çocuğun önemli ihtiyaçlarıdır.

Cenaze ile ortaya çıkan akrabalara haber verme, gelen gidenle ilgilenme, cenaze ve evrak işlemleri gibi süreçler yetişkinlerin normal yaşama dönüşünü kolaylaştırırken çocuklar bu dönemde yalnız kalabilmekte ve kendilerini güçsüz hissetmelerine sebep olabilmektedir. Çocuğa başarabileceği küçük işler vererek (gelen misafire bir şey dağıtmak gibi) yardımcı olabilirsiniz.

2. Acı ve Kederi Yaşamak

Misafirlerin gitmesi ile günlük yaşama dönem çocuk kaybettikleri şeyin hiçbir zaman dönmeyeceği gerçeği ile yaşamaya çalışan çocuk “Neden ?” sorusu ile karşı karşıya kalır. Yaş grubuna göre sebebi kendinde ya da başka birinde aramaya çalışır. Sebebi bularak diğer sevdiklerini bu acı sondan korumaya çalışır. Diğer aile bireylerine “ sen de ölecek misin?” gibi sorular sorarlar. Çevresindeki diğer sevdiklerini kaybetmekten korkmaya başlarlar. Kaybettikleri yakınlarını ellerinden alan tanrıya öfke duymaya başlarlar. Bu dönemde çocuklar huzursuz, aşırı uyarılmış, sabırsız davranabilir, uyku problemleri yaşayabilirler. Oyuncaklarına zarar verebilir, etrafa tekme savurabilirler.

3. Kabullenme

Kaybedilen kişinin artık geri gelmediğinin anlaşılması ile umutsuzluk, çökkünlük duygularının ortaya çıktığı dönemdir. Çocuk kaybetme korkusuyla başka insanların sevgisini reddetmeye çalışabilir. Okula gitmeyi reddedebilir, suçluluk ya da kaygı duyabilir. Geçmişe dönük pişmanlıklar ( keşke babama şöyle yapmasaydım, su istediğinde getirseydim, benim yüzümden oldu gibi…) yaşayabilir. Eğer çocuk bu duyguları ile baş etmekte güçlük yaşarsa uzamış yas depresyona sebep olabilir.

4. Günlük Yaşama Geri Dönüş

Yaşanılan duruma uyum sağlanarak günlük yaşam olaylarına geri dönüşün gerçekleştiği aşamadır. Bütün aşmaların tamamlandığı bu son aşamada çocuğun ya da yetişkinin yeniden sağlıklı ilişkiler kurabilmesi, bağlanabilmesi beklenir. Yeniden sosyal aktivitelere uyum sağlanması beklenir.

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1 spotlar govdealt 2 spotlar govdealt 3 spotlar govdealt 4
makale spotlar 6