spotlar 1 spotlar 2 spotlar 3

Asperger Sendromu

Asperger sendromu (AS) toplumsal ilişkilerde bozukluk ve empati yokluğu ile karakterize gelişimsel bir bozukluktur. 1944 yılında Avustralyalı bir çocuk doktoru olan Hans Asperger tarafından otistik psikopatoloji içinde tanımlanmıştır.

Asperger Sendromu: Klinik Özellikler
* Empatinin olmaması,
* Göz teması kuramama,
* Zayıf sözel olmayan iletişim,
* Monoton konuşma,
* Normal dil gelişim
* Normal zeka (bazen üstün zekalılık),
* Genelde sözel /0 düzeyleri yüksek, performans /0 düzeyleri düşüktür,
* Beceriksizlik, sakarlık,
* Bilgiçce ders veriyormuş gibi konuşma tarzı,
* Görülme sıklığı: 1000'de 1,
* Erkeklerde 2-4 kez fazla,
* Genellikle tanı 5 yaş civarında konabilir,
* Komorbitide: Dikkat eksikliği-hiperaktivite sendromu, depresyon sıktır,
* Anti sosyal-şiddet içeren davranış,
* Aileyi geçiş; özellikle dede ve baba/arda görülür,
* Ben merkezci uygunsuz sosyal etkileşim, arkadaşlık kurma yetisinde güçlük ve sonuçta sosyal yalnızlık,
* Sınırlı konularda yoğun uğraşma (yılanlar, aslanlar, hava durumu, tv istasyonları, demir yolu haritalan vs). Bunlar ezbere şekilde öğrenilir, az anlaşıldığı görülür, olağandışı izlenimi uyandırılır.

Hastalığın seyri
Asperger sendromu tanısı alan hastaların gelecekte nasıl olacaklan hakkında değişken sonuçlar elde edilmiştir. Normal 10 ve sosyal yetilerdeki düzeyin yüksekliği hastalığın gidişini iyi yönde etkiler. Okul döneminde motor gelişiminde gecikme ya da motor beceriksizlik olabilir. Okul sıralarında toplumsal etkileşimindeki zorluklar belirgin hale gelebilir. Bu dönemde kendine özgü ve acayip ilgi ve etkinlikler olabilir. Erişkinlikte empati yapmada ve toplumsal etkileşimde sorunlar olabilir. Bozukluk kronik gidişlidir, olguların çoğunda bozukluğun süresi yaşam boyudur.

Hans Asperger'e göre normal zekâya sah ip bu çocukların toplumsal etkileşimler inde niteliksel yetersizlik, sınırlandırılmış ilgi ve davranışlar ile bu davranışlar- da tuhaflık söz konusu iken, dil yetilerin in gelişiminde gerilik yoktur. Son zam anlar bu tanıyı alan çocuklarda artış görülmektedir. Bazı bilim adamlarına göre Asperger sendromuna her yüz çocuktan birinde rastlanmaktadır. İlk zamanlar sadece erkek çocuklarda görüldüğü düşünülmekteydi. Daha sonra kızlarda da görüldüğü bildirilmiştir. Bununla birlikte erkeklerde görülme olasılığı daha fazladır. Asperger sendromu çocuğun tüm gelişim alanlarını etkileyen bir gelişme bozukluğu (Yaygın Gelişimsel Bozukluk) olarak sınıflandırılmıştır. Bu da hastalığın hayatın her alanını etkilediği anlamına gelir. Asperger sendromu olan kişiler başta evde olmak üzere, okulda ve sosyal yaşamda değişik problemler yaşarlar.

Asperger sendromu ve otizm tanımlamaları bazen yanlışlıkla birbirinin yerine kullanılırlar. Hastalığın otizm ile birçok benzerliği vardır. Her iki durumda da çocuklarda sosyal iletişim kurma, oyun oynamakta zorluk, hayal gücünde eksiklik görülür. Duruma uygun el-kol hareketleri, vücut konumu, yüz ifadesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranış- ta bozulmanın olması, belirgindir. Yaşıtlarıyla uygun ilişkiler geliştirememe, duygusal karşılıklar verememe her iki durumda da temel özelliktir.


Bunun dışında Asperger sendromlu çocuklar otistik çocuklardan birçok yönden belirgin biçimde farklılık gösterirler. Otizmde içe çekilmiş ve dünyaya ilgisizmiş gibi görünürler. Asperger sendromunda ise kişiler genellikle sosyal olabilmek için çaba harcarlar. İnsanlarla temasa geçmekten hoşnut olurlar. Asperger sendromlu kişiler erken bebeklik döneminden beri sevgilerini gösterebilirken, otistikler birçok alanda duyarsızdırlar. Dil gelişimlerinde fazla gecikmenin olmaması da Asperger sendromlu çocukları otistiklerden ayıran bir başka özellikleridir. Otistik çocuklar kendi dünyalarında yaş arlar ve insanlar yokmuş gibi davranırlar.

Asperger sendromlu çocuklar ise kendi tarzlarında bizim dünyamızda yaşarlar, diğer insanların farkındadırlar ancak insanlarla ilişki kurmaktan kaçınırlar. Zihinsel beceri düzeyleri, öz bakım kaliteleri, çevreyi araştırma ve tanıma gibi kon ularda yaşıtlarından belirgin bir farklılıkları yoktur. Asperger sendromlu bir çocuk normal ve normalüstü bir zekâya (özellikle sözel açıdan) sahip olduğu için çoğunlukla normal okula giderler. Ama yüksek düzeyde düşünme ve anlama yeten eğinden yoksun olmaları, soyutlama becerilerinin olmaması, okuduklarını anlam a ve muhakeme becerilerinin zayıf olması, problem çözme yeteneklerinin yet erli olmaması akademik başarılarını düşürmektedir. Tarih, coğrafya gibi sosyal bilimlerde başarı düzeyleri genellikle yüksektir.

Soyut düşünmeleri zayıf olduğundan okulda soyut konuları içeren derslerde zorluk çekerler. Çevrelerindeki çocukların oynadığı hayali oyunları anlayamayabilirler. Başkalarının düşündüğü ama söyleyemediği bir şeyi kendileri söylediği için arkadaşları tarafından genelde kaba bulunurlar. Okulda en çok karşılaşıl an sorunlardan biri de arkadaş edinemem ektir. Farklı ilgi alanları, farklı davranış kalıpları ve empati kurma zorlukları nedeniyle diğer çocuklarla kaynaşmaları zor olabilir. Asperger sendromlu çocuklar sıklıkla sosyal ilişkileri denerler, fakat her seferinde başarısız olurlar. Bu da depresyona girmelerine sebep olabilir. Asperger sendromu olan çocukların belli başlı karakteristik özellikleri şunlardır:

Duyarsız olma

Çevrelerinde olup biten olaylara ya da durumlara karşı ilgisizdirler ya da beklenen ilgiyi gösteremezler.

Empati Yokluğu
Kendilerini çevrelerindeki insanların yerine koyma, onların duygularını anlayabilme, hissettiklerini hissedebilmede zorluk çekerler. Sözel olmayan iletişimi anlayamazlar.

Dilde ve iletişimde zorluk
Konuşmalarına uygun tonlama yapma yet eneğinden yoksundurlar. Cümlelere, kelimelere gereken tonlamayı yapamazlar. Tek düze, monoton konuşurlar. Gereksiz sözcük kullanımı, çevresel konuşmaları belirgindir. Jest, mimik ve vücut dilini kullanmada güçlük çekerler.
Karşılarındaki insanları dinleme, sorularına cevap verebilme becerileri zayıftır. Genelde kendilerinden bahsederler ve insanları merak etme, onların hayatı ile ilgili soru sormalarına az rastlanır. Hep aynı kalıpta konuşurlar. Başkalarının anlattıklarıyla ilgilenmezler. Tek yönlü iletişimde bulunurlar. Çok konuşmalarına rağmen genellikle bir yere varamazlar. Konuşma tarzları çoğu zaman fazlaca yetişkinvaridir.

Bir konuya aşırı ilgi
Belli bir konuya abartılı bir şekilde ilgi duyarlar. Ve ilgilendikleri konuda çok fazla bilgi sahibi olurlar. Hayvanlar alemi, uzay, gezegenler, futbol, otomobiller, gibi birçok farklı konularda her ayrıntıyı bilirler. Dar bir ilgi alanları vardır. İlgi alanları konusunda konferans verme eğil imindedirler. Bazen kendi ilgi alanları dışında başka bir şeyi öğrenmeyi reddedebilirler.

Motor beceriksizlik ve sakarlık
Çoğu çocuklarda ince motor beceri gelişim i ve bazılarında kaba motor beceri geliş imi zayıftır. Bu nedenle sakarlık, motor beceriksizlikler çok sık görülür. Bisiklete binmek gibi koordinasyon gerektiren becerilerde zorluk çekebilirler. El becerilerinde özel sorunlar görülebilir. Yazıları bozuk olabilir. Topu yakalama, kapakları açma gibi motor beceri gerektir en yetenekleri zayıf olabilir. Kaskatı ve beceriksizce yürürler.

Yalnızlık
Aspergerler genelde yalnızdırlar. Çok az arkadaşları olur. İlgi alanı dar olan insanlarla daha yakın ilişki kurabilirler.

Organize olmada güçlük
Günlerini organize etmekte zorluk çekebilirler. Okula zamanında gidemeyebilir, randevularına yetişmede zamanlarını ayarlayamayabilirler. Örneğin saat 07:OO' de olmaları gereken bir yer için saat 03:OO'te hazırlık yapmaya başlarla. Tam tersi de olabilir.

Tuhaf ve garip olma
Konuşmaları ve davranışları duruma uygun olmayabilir. Arkadaşları tarafından "tuhaf" olarak yorumlanırlar ve çoğunlukla dışlanırlar. Bu da onlarda büyük sıkıntıya sebep olur. Aspergerler büyüdükçe soğuk ve mesafeli olarak bilinirler. Sosyal yeteneklerindeki beceriksizlik nedeniyle günah keçisi haline gelirler. Anlaşılması güç konularda çok fazla ilgileri olmasından dolayı 'acayip' olarak tanımlanırlar.

Sözcüklerin mecaz anlamlarını kavrayamama
Sözcüklerin mecaz anlamalarını anlam akta güçlük çekerler. Örneğin Asperger sendromlu olan bir insan 'kafamı kopardı veya ısırdı' gibi bir cümle karşısında korkabilir veya kafası karışabilir. Bu nedenle şakaları da anlayamayabilirler.

Rutinlere bağlılık
Rutinlerde yapılan beklenmedik herhangi bir değişiklik üzücü olabilir. Küçük çocuklar hep aynı yoldan yürümek, aynı otobüse binmek gibi rutinlerde dayatabilirler. Teneffüs zilinin geç çalınmasına üzülebilirler. Bunun yanında öz bakım sorunları yoktur. Olay ve sayıları mükemmel şekilde akıllarında tutabilirler. Şakaları, fıkraları hatırlarında tutma yetenekleri mükemmeldir. Bazıları yabancı dil öğrenmeye yet eneklidirler. Tek bir konuya ilgi duymaları ve onların peşinden gitmeler ileriki hay atlarında büyük başarılara neden olur.

Nedenleri
Sebebi bilinmemektedir. Çevresel faktörler, zor doğum veya bebekken geçirilen hastalık gibi birçok neden öne sürülmüştür. Beyin zedelenmesi, beyin gelişimini etkileyen değişik fiziksel etkenlerden kaynaklanabileceğini belirten güçlü kanıtlar bulunaktadır. Hastalığın genetik alt yapısı da vardır.

Eşlik eden özellikler ve bozukluklar
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, depresyon, öğrenme güçlüğü görülebil ir, motor gelişimi gecikmiş olabilir. Davranış problemleri gözlenebilir.

Asperger Sendromu için DSM-IV Tanı ölçütleri:

A. Aşağıdaki/erden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde nitel bozulma:

1. Toplumsal etkileşimi sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta bozulmanın olması.
2. Yaşıtlarıyla gelişim düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe.
3. Diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarıların kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örneğin ilgilendiği nesne/eri göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme).

4. Toplumsal ya da duygusal karşılıklar vermeme.

B. Aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici örüntülerin olması:
1. ilgilenme düzeyi ya da üzerinde odaklanma açısından olağan dışı, bir ya da birden fazla basmakalıp ve sınırlı ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma.
2. özgül, işlevsel olmayan, alışa geldiği yapılan gündelik işlere ya da törensel davranış biçimlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma.
3. Basmakalıp ve yineleyici motor mannerizmler(örneğin parmak şıklatma, el çırpma ya da burma ya da karmaşık tüm vücut hareketleri).
4. Eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma.
C. Bu bozukluk, toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak belirgin bir sıkıntıya neden olur.
D. Dil gelişiminde klinik olarak önemli bir gecikme yoktur (örneğin 2 yaşına geldiğinde tek tek sözcükler, 3 yaşına geldiğinde iletişim kurmaya yönelik cümleler kullanılmaktadır).
E. Bilişsel gelişmede ya da yaşına uygun kendi kendine yetme becerilerinin gelişiminde, uyumsal davranışta (toplumsal etkileşim dışında)ve çocuklukta çevreyle ilgilenme konusunda klinik açıdan belirgin bir gecikme yoktur.

Asperger Sendromuna Yaklaşım

Asperger sendromu erken dönemde belirti veren ve devamlılık gösteren bir rahatsızlıktır. Bu hastalık kişinin duygusal, sosyal, bilişsel, akademik yaşamını, kısacası yaşamının her alanını etkiler. Bu nedenle hastalığın tedavisine bütüncül yaklaşmak gerekir. Tedavi; tedavi ekibi, aile ve okul işbirliği çerçevesinde yürütülmelidir. Bazen aile içinde ya da okulda yaşanan bir problem, tedavinin gidişini olumsuz etkileyebilir.

Aspergerli çocuğun ya da gencin kendi Duygularını tanımasına yardımcı olmak gerekir. Bireysel görüşmede iyi yönleri ve yetenekleri üstünde yoğunlaşmalıdır. Muhakeme sorunları nedeniyle sosyal alanlarda davranışlarını düzenlemede zorluk yaşayabildikleri için rahatsız edici durumlarla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını, nasıl başa çıkacaklarını öğrenmeleri gerekir. Konuşma sırasında belli bir konuya odaklanmasını sağlamak amacı ile konu dışına kaçışlar engellenmelidir.

Aile yaklaşımı
Ailenin öncelikle bu hastalığı kabullenmesi gerekir. Ailelerin bunun psikiyatrik bir problem olduğunu, çocuğun bazı davranışlarını isteyerek yapmadığını, doğru bir yaklaşımla çocuğu daha iyi bir yere getirilebileceğini bilmeleri gerekir. Varsa kardeşler bilgilendirilmelidir. Kardeşlere "kardeşlerinin bazı problemleri olduğu, daha farklı geliştiği, bazen garip davranabileceği ve anlayışa ihtiyacı olduğu" anlatılmalıdır. Bunu anlatırken çocukların yaşları dikkate alınmalıdır. Ayrıca ailedeki bütün bireyler hastalık ile ilgili bilgilendirilmelidir. Çocuğun tipik özelliklerini, duygularını, yaşayabilecekleri sorunları ve çözüm yollarını açıkça anlatmak gerekir.

Aile bireylerini tedaviye dâhil etmek gerekir. Bazen ailedeki herhangi bir birey, istemeden dahi olsa çocuğa önemli zararlar verebilir. Çocuğun üstüne gitme, kapasitesini zorlam a, ona yaptığı davranışlar için kızma, hakaret etme, eleştirme onu incitecek ve çok ağır duygusal problemlerin yaşanmasına sebep olacaktır. Asperger sendromlu birey öncelikle evde kendini güvende hissetmelidir. Kendini güvende hissettiği zam an becerilerini daha iyi ortay a koyabilecek ve çevreyle daha iyi uyum sağlayacaktır. Ev içinde çocuğa sorumluluk vermek, ona güvenmek, evdeki kararlar için onun da fikrini almak gibi tutumlar çocuğun kendine olan güvenini arttırır. Tam aksine ona hasta muamelesi yapmak, onu görmezden gelmek, büyük güven sorunlarına neden olur.

Asperger sendromlu çocuklar küçük değişikliklere karşı aşırı tepki gösterebilirler. Kendilerini bekleyen şeyin ne olduğunu bilmedikleri zaman takıntı derecesinde endişe duyarlar. Bu durum çoğu zaman ev içinde problemlerin yaşanmasına neden olur. Çocuğu özel aktivitelere, değişen programlara veya her türlü rutin değişikliğine karşı, ne kadar küçük bir değişiklik olduğuna bakılmaksızın, önceden ve dikkatli bir şekilde hazırlamak gerekir.

Okulda yaklaşım
Asperger sendromlu bir çocuk zamanının büyük bir bölümünü okulda geçirir. Okul ortamı çocuğun eğitimi ve öğretimi dışında, yeteneklerini ortaya koyacağı, daha çok sosyalleşeceği, arkadaş edineceği, baş an duygusunu tadacağı bir yerdir. Çocuk ortaya çıkardığı davranışlarla diğer arkadaşları tarafından tanınmak isteyecektir. Bunlar gerçekleşirse başarısından gurur ve zevk alma duygusunu tadacaktır. Bun u başaramayan çocukta aşağılık ve yet ersizlik duyguları gelişir. Asperger sendromlu çocuklar genelde arkadaşları ve bazen de bu hastalıkla ilgili bilgisi olmayan öğretmenler tarafından sıkça eleştirilirler. Okuma-yazmada sıkıntı yaşadıklarından, değişik davranım ve uyum problemleri gösterdiklerinden sürekli uyarı ya da ceza alırlar. Bu da onların kendilerine olan güvenlerini zedeler. Sürekli olarak başarısız muamelesi gören çocuk kendini yetersiz, hiçbir işe yaramayan biri olarak görür. Bu durum da onların değişik davranış problemleri göstermesine zemin haz ırlar. Kendi öğrenim tarzlarına göre eğit im ve öğretim programlan olmadığından şimdiki eğitim sisteminde bocalarlar..


Diğer özür gruplarının çoğunda kendilerin e yönelik okullar ve destek programları vardır. Örneğin otistik çocuklara yönelik okullar, rehabilitasyon merkezleri vs bulunmaktadır. Bu merkezlerde eğitim gör en çocuklar çoğunlukla eğitsel yaklaşım olarak herhangi bir problem yaşamamaktadırlar. Asperger sendromlu çocuklar normal okula gidebilmektedirler. Çoğu zaman tuhaf davrandıkları, iletişim kuramadıkları, okuldaki aktivitelere diğer çocuklar kadar katılım gösteremediklerinden arkadaşları tarafından dışlanırlar. İşte bu durumda öğretmenler Asperger sendromlu çocukların okulda sosyalleşmeleri, kendilerine güven duymaları, başarı duygularını tadabilmeleri ve çevreyle işbirliği yapmayı öğrenmelerinde can alıcı rol oynarlar.

Çoğu zaman çocuk sınıfta yalnız kalma eğilimi içinde olabilir. Bu durumda öğretmen çocuğu diğer arkadaşlarının arasına katılması için teşvik etmelidir. Kendi iç düşüncelerinden ve fantezilerinden ayırıp gerçek dünyaya odaklamalıdır. Sosyalleşmesi için cesaretlendirmeli, çocuğun iyi olduğu yönleri ön plana çıkararak arkadaş grubuna kabul edilmesini sağlamalıdır. Bu çocukların çoğu başarısızlığa daha çok tepki gösterirler. Bu yüzden akademik becerileri desteklenmelidir. Akademik çalışmalar yıllar ilerledikçe daha soyut hale gelir. Ödevler gittikçe zorlaşır. Bu nedenle ödevler sıkıntı yaratabilir. Ödevler parçalara bölünmeli ve çocuk yönlendirilmelidir. Kendi ilgi alanı dışındaki konularda çabalamak için daha fazla zamana ihtiyaç duyabilirler. Öğretmen yalnızlığın artması, dikkatsizlik, dağınıklılık, hareketlilik, aşın yorgunluk, mutsuzluk, ağlama nöbetleri ve benzeri durumlarda çocuğu psikiyatriste yönlendirmelidir.

Sosyal çevre
Asperger sendromlu çocuklar sosyal ipuçlarını yanlış değerlendirme eğilimindedirler. Sosyal mesafeyi değerlendirmekte ve ayarlamakta zorluk çekerler. Ancak sosyal durumlarda nasıl davranacaklarını zaman içinde destekle öğrenebilirler. Yapacaklarını açık ve net şekilde konuşarak kolaylaştırmak ve bu süreçte destek olmak gerekir. Birçoğu arkadaşlık kurmak ister ama nasıl kuracağını bilemezler. Arkadaşlık kurmayı ve devam ettirmeyi öğrenmelidirler. Konuşma ve arkadaşlığı başlatmakta zorlanabilirler ama öğretildiği zaman kendi şartlarında ortamlara katılabilirler. Konuşma tarzları, ses tonları bazen biraz garip ve uygun olmadığı için arkadaşları arasında kaba bilinirler. Bundan dolayı tartışmalar olabilir. Bu konuda yardımcı olmak gerekir. Çocuk ortamlara hazırlanarak doğru davranmayı öğrenebilir. İlişkilerinde tutarlılık ve devamlılık sağlamak için öğrenme stratejilerine gerek vardır. Her türlü durumda nasıl davranacakları, duyarsız olmalarının neden doğru olamadığı açıklanmalı ve doğrusu ifade edilmelidir. Çift yönlü iletiş im için model olmak, yerine göre role - play yapmak gerekir. Özellikle ergenlik döneminde sosyal yet erliliğe daha fazla bir önem verilir. Bu dönemde Asperger sendromlu ergenler diğerlerinden farklı olduklarının ve normal ilişki kurmakta zorlandıklarının farkına varırlar. Bu durum onların depresyona girmelerine sebep olabilir. Okulda empati yoksunluğu problem olabil ir. Sosyal beceriksizlik sorun haline gel ince sınıf arkadaşlarının da eğitilmesi gerekebilir.

Akademik destek
Asperger sendromlu çocuklar okulda ders yükü arttıkça, dersler daha da karmaşık oldukça sıkıntı yaşarlar. Okulda başarılı olmak okula uyum sağlamak ve okulu sevmek açısından çok önemlidir. Çoğu zam an okuldaki derslerine ek çalışmalara ihtiyaç duyarlar. Akademik destek çocuğun seviyesine uygun olmalıdır. En çok hangi konuda zorluk çekiyorlarsa oradan başlanmalıdır. Öğrenmekte zorluk çektiklerinde sabırlı ve kararlı olmak çok önemlidir. Planlı ve verimli ders çalışmayı öğretmek gerekir. Yaşamlarında organize olma, zam anını daha iyi kullanabilme, becerilerin i geliştirmelerine yardımcı olunmalıdır.

İlaç Tedavisi
Asperger Sendromlu çocuk ve ergenlerin bazı durumlarda ilaç desteğine de ihtiyaçları olur. Özellikle depresyon ve kaygı bozukluğu, öfke nöbetleri, davranış sorunlar ı olan çocuk ve ergenlerde ilaçlardan da çok yarar sağlanır.

Hasan DEMİRCİ / Psikolog
Doç. Dr. Mücahit ÖZTÜRK / Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı

makale spotlar 5 spotlar govdealt 1 spotlar govdealt 2 spotlar govdealt 3 spotlar govdealt 4
makale spotlar 6